Gündem

Bayram tatilinde ziyaret edebileceğiniz Uşak’taki evliya türbeleri

Gerçi, Meteoroloji Uşak’ta yağmur süresince yağışlı bir hava tahmin ediyor. Ama yine de sizler için ziyaret edebileceğiniz yatır ve türbeleri derledik.

Abone Ol

HACIM SULTAN

Hacım Sultan 1305 yılında Uşak'a gelmiş ve Hacım Köyünün olduğu yere yerleşerek şeyhi Hacı Bektaş-i Veli'nin izinde tarikatı temsil etmiştir.

Hacım Sultan'ın türbesi de Uşak'ta Sivaslı İlçesine bağlı Hacım Köyü'ndedir. Uşak’a 27 kilometre uzaklıkta Uşak cezaevi giriş kapısı önünden güneye gitmek sureti ile kolayca ulaşılabilinir. Hacım Sultan Türbesi, Ege Bölgesi'nin en önemli kültür varlıklarından biridirUşak’taki tarihi bilinen en eski Bektaşi zaviyesi Hacım Sultan’dır. Zaviye Germiyanoğlu I. Yakub Bey tarafından H.721/ M.1321 tarihinde Hacım Sultan köyüne yaptırılmıştır. Bugün bu köy, Uşak iline bağlı Sivaslı ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. Germiyanoğulları Beyliği dönemine ait olan Hacım Sultan Zaviyesi, Osmanlıların bölgeyi ele geçirmesiyle birlikte hiçbir tahribata uğramamış, vakfın şartlarına uygun biçimde bölgedeki faaliyetlerine devam edebilmiştir. Hacım Sultan Zaviyesi, Uşak ilinden 35 kilometre uzaklıktaki, Sivaslı ilçesine bağlı, Hacım Köyü mezarlığı ortasında bulunmaktadır. Bu zaviyeden günümüze sadece türbe ulaşmıştır. Fakat köyde yaşayan ihtiyarların türbenin karşısında eskiden bir takım binaların bulunduğunu bir deprem sonunda yıkıldıklarını söylemesi, zaviye binası ve müştemilâtının yakın zamana kadar ayakta olduğunu göstermektedir.

Türbe bahçesinin girişindeki, sağ tarafta duvara bitişik durumda H. 1300 (M. 1882-1883) tarihli kitâbesi olan bir çeşme mevcuttur. Ayrıca türbe bahçesinin giriş kapısında da H. 1301 (M. 1883-1884) tarihli başka bir kitâbe vardır. Fakat bu tarihler türbenin yapılışını gösteren tarihler değildir. Bahçenin sonunda bulunan türbede, yapılış tarihini belli eden bir kitabe yoktur. Kitâbe taşının konulması gereken yer, çukur biçiminde olup, içi boş bırakılmış, onun üst tarafına H. 1229 (M. 1813-1814) tarihi boya ile geç devirde yazılmıştır. Türbenin esas yapılış tarihinin yazılı olduğu yer tamir sırasında kapatılarak şimdiki tarih üzerine tekrar yazılmış olmalıdır. Türbenin duvarlarında veya içerisinde yapılış tarihini gösteren başka bir ibare de bulunmamaktadır. Hacım Sultan Türbesi sekizgen ana mekân ve önünde bulunan dikdörtgen giriş yerinden meydana gelmiştir. Giriş yerinin cephesinde yerden bir bir buçuk metre yüksekliğindeki konsollar üzerine oturan bir sivri kemer vardır. Bu kısmın üstünü tek aynalı tonoz örtmektedir. İçi tamamen, dış kısımları kısmen sarımtırak mermerlerle kaplıdır. Buradan basık kemerli bir kapı ile sekizgen türbe odasına geçilmektedir. Türbenin duvarları düz ve badanalanmış, üstü sekizgen bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin oldukça sade yapılmış olduğunu, kubbe ortasında 19. yüzyıla ait renkli kolon işleri de bulunmaktadır. Yerinde yaptığımız incelemelerde, türbenin yakın bir tarihte çıkan ufak bir yangın sebebiyle, iç kısımdaki duvarların karamış olduğunu, ayrıca tavana asılı Hacım Sultan’a ait olduğu söylenen tahta asanın büyük zarar gördüğü tespit edildi. Türbede yine tavana asılı bulunan ve Hacı Bektaş tarafından Hacım Sultan’a verilen “bâtın kılıcı” nın yerine sembolik olarak asılmış bir demir kılıçda (aslı tahtadan) bulunmaktadır. Türbenin içinde Hacım Sultan’a ait sanduka da yer almaktadır. Türbede sandukanın altında asıl mezarın bulunduğu yerden Çile Tepesi diye bilinen yere ulaşan gizli bir tünel de bulunmaktadır. Bu tünelin diğer kollarının ise farklı yere çıktığı köy ahalisi tarafından anlatılmaktadır. Bugün bu tünelin giriş yeri betonla kapatır. Tüneller ise kullanılmamaktadır.

KABAKLARLI ŞEYH ALAADDİN UŞŞAKİ

Kabaklarlı Şeyh Alaaddin Uşşaki Hazretlerinin ne zaman doğup ne zaman öldüğüne dair kesin bir bilgi mevcut değildir. Halveti yolunun ileri gelen büyüklerindendir. Halvetiliğin 3’cü asıl şubesi olan Ahmediyye tarikatının kurucusu Yiğitbaşı namı ile tanınan Şeyh Ahmet Şemseddin Efendinin hocası ve mürşididir. Akhisar’a bağlı Göl Marmarası’nda doğan Şeyh Ahmet Efendi Uşak’a gelerek normal medrese eğitimini tamamlamıştır. Medreseden diplomasını aldıktan sonra Şeyh Alaaddin Uşşaki Hazretlerinin mensup olduğu tarikata katılarak O’ndan tarikat ve feyiz alarak seyr-ü sülukunu tamamlamıştır. Allaaddin Uşşaki’yi 1486 tarihinde Sultan II. Beyazıd’ın padişahlığı sırasında İstanbul Koca Mustafa Paşa’da Hazreti Cemalinin ilim dergâhındaki arifler arasında görmekteyiz. Hazreti Cemal Halveti, Halvetiliğin ikinci ana kolu olan Cemaliyye tarikatının kurucusudur.

Hazreti Şeyh Cemal Halveti bu dergâhta 9 yıl ümmetin irşadı ile çalışmış olduğuna Şeyh Alaaddin Uşşakinin ne zaman köye döndüğüne dair bir bilgimiz mevcut değildir. Bu durumda Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Efendinin Şeyh Alaaddin Uşşakiden hilafetini Şeyhin İstanbul’a gidişinden önce mi yoksa sonramı aldığı konusu açıklığa kavuşturulamamıştır. Bizim naçizane tahminimiz bu hilafetin Şeyhin İstanbul’a gitmesinden önce gerçekleştiği yönündedir. Köydeki türbesi kapısı üzerinde çok bozuk bir yazı ile yazılı kitabe de bizi fazla aydınlatmamaktadır. Kitabe şöyledir:

“Buldu bu cami, türbe, izzet, şeref ile

İlahi bâniye ecirver olmaya telef sayi”

Şeyh Alaadin Türbesi, Uşak merkeze bağlı Kabaklar Köyündedir. Ankara yolu üzerindeki Çarıkköy içinden rahatlıkla gidilebilinir.

BULDUK DEDE

Uşak ilinin ilk Türk yerleşimi olarak bilinen Doğala-Aybey hattı üzerinde Bulduk Dede namıyla meşhur bir ulu zat bulunmaktadır.(Muzaffer Mert Okul arkası) Bu türbenin kapısında kim tarafından yazıldığı bilinmeyen bir bilgilendirme tabelası bulunmaktadır. Ve şöyle yazar ; Ruknettin Doğan Baba-Bulduk Dede-Karabağlı-gelişi miladi 875...

UŞAK SİVASLI SAMATLAR KÖYÜNÜN KURUCUSU-SAMUT DEDE

1300'lü yıllarda Samit Dede diye gelen biri köyü kurmuştur. Halen mezarı köy çıkışında durmaktadır. Bektaşîlerde, ocak, baba postu, gayb erenleri postu gibi makamlar vardır. Birisi, bir başka yerde vefat ederse, memleketinde veya hatırasını taşıyan bir yerde, ruhuna Fatiha okunmak ve onu anmak üzere yapılan merkada "Makam" denir.

Tekke, Kangal ilçesine bağlı Tekke köyündedir. Samut Baba’nın türbesi altıgen planlı olup, piramit kubbelidir. Mimari yapı bakımından Selçuklu kümbetlerine benzer. Giriş kapısı üzerinde 981(1573) tarihi vardır. Buna göre Samut Baba 16.yüzyılda yaşamıştır. Sivas yöresindeki en eski tekke şairidir. Menkıbeler onu 1V. Murat’la çağdaş gösterip, onun kerametlerinden bahseder. Bağdat Seferi 1638 yılında yapılmış olduğuna göre, Samut Baba’nın 1V. Murat’la görüşüp, O’nu ve ordusunu ağırlaması imkansızdır.[3] Her yıl 21 Mart’ta Kangal’ın Karanlık, Çaltepe, Mamaş, Daylı, Topardıç, Kavak...köylülerince ziyaret edilmekte ve dini törenler yapılmaktadır.

DERUNI ALI EFENDI

18nci yüzyılda Topkapı Sarayı içindeki Enderun'dan yetişmiş, yüksek rütbeli bir devlet memuru olması beklenirken islediği bir suç yüzünden Uşak’a sürülmüştür. Büngüldek Camii avlusu içinde bir medrese açmıştır. Kendisi aslında hurafelere karsı çıkan bir alim olmasına rağmen ölümünden sonra hakkında birçok rivayet uydurulmuştur. En ünlüsü kisin ortasında bağından buğusu üstünde taze üzümler getirip ikram etmesidir. Cin taifesine mektuplar yazdığı söylenir. Kendisinin iyi bir divan sairi olduğu biliniyor.

YÖRU DEDE

Uşşakiye Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Hüsamettin’in Burma Cami yakınında bir manevi mekânı vardı (Asil türbesi İstanbul, Kasımpaşa’dadır). Burada bir mum yakma veya ufak bir akçe karşılığı dileklerde bulunulurdu. Ama bu dedenin esas "ihtisası" yürümesi gecikmiş çocukları yürütmesiydi. Böyle çocuklara cuma günleri türbenin etrafında üç kere tur attırılırdı.

HACI KEMAL TÜRBESI

Germiyanoglu Süleyman Şah’ın damadı, aynı zamanda Yıldırım Beyazıt’ın bacanağıydı. Türbesi bugün de mevcuttur. Sağlık, bilhassa sıtmadan kurtarma konusunda çok unluydu. Türbe parmaklıklarına çaput bağlanırdı. Ama aslında her derde deva idi. Bendeniz de ilkokula giderken eger dersime çalışmamışsam yolumu değiştirir Hacı Kemal Dede'ye öğretmenim beni tahtaya kaldırmasın diye dua ederdim.

HACIKADEM TURBESI

Hacıkadem Koyu'nun koruluğunu korurdu. Korudan yas ağaç kesenlerin buradaki dede tarafından çarpılacağına inanılırdı.

KARADEDE

Osmanlı arşivi 1676 yılı Kütahya Livası(ili) Uşak Kazası Avarız Defteri kayıtlarında "KARHAK DEDE" olarak kayıt edilen zatın Uşak'a hangi dönemde geldiği ile ilgili bir kayıt mevcut değildir. Mustafa Çetin Varlık, “XVI. Yüzyılda Kütahya Sancağı’nda Yerleşme ve Vergi Nüfusu”, Belleten, LII / 202, Nisan 1988 isimli akademik çalışmasında "Karhak Dede" Mahallesi ve yatırının 1520 yılı kayıtlarında da aynı isimle anıldığı görülmektedir. Muhtemelen daha sonra halk arasındaki deyimiyle “Karhak Dede” “Kara Dede” oldu. Yatırı Uşak Atatürk Lisesi arakasındaki eski Kara Dede Mezarlığı tabir edilen yerdedir. Uşak belediyesi tarafından yeniden restore edilmiştir.