Bu haftaki hutbenin ana teması "Akran İlişkileri" olarak belirlendi. Hutbede, son dönemde gençler arasında artış gösteren akran zorbalığı, nezaket ve sevgi dili üzerine önemli mesajlar verildi.
Akran Zorbalığına Karşı "Merhamet" Vurgusu
Hutbede, insanlar arasındaki iletişimin özünün sevgi ve saygıya dayandığı belirtilerek, bu değerlerin eksikliğinde toplumda huzursuzluk ve şiddetin baş gösterdiği ifade edildi. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan; kaba, sert ve aşağılayıcı tavırların "akran zorbalığı" olarak toplumun karşısına çıktığına dikkat çekildi.
Şiddeti Özendiren Yapımlara Eleştiri
Hutbenin dikkat çeken bölümlerinden biri de dijital mecralar ve medya üzerineydi. Şiddet içerikli sinema, dizi film ve oyunların, gençler arasında suça bulaşmayı veya şiddeti bir "marifet" gibi görmeyi yaygınlaştırdığına vurgu yapıldı.
"Mümin Cana Yakındır"
Gençlere yönelik hitapta şu önemli uyarılarda bulunuldu:
-
Nezaket ve Zarafet: Gençlere zorbalığın değil, nezaket ve zarafetin yakıştığı hatırlatıldı.
-
Cana Yakınlık: Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) "Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur" hadis-i şerifi hatırlatılarak, zorbalığın bir güç değil, acizlik olduğu belirtildi.
-
Kötülere Karşı Dikkat: Gençlerin, hayallerini karartmak ve umutlarını çalmak isteyen şer odaklarına karşı uyanık olmaları gerektiği ifade edildi.
Toplumsal Seferberlik Çağrısı
Diyanet, akran zorbalığı ve şiddetle mücadelede toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü belirtti. Aileler, okullar, camiler, medya ve kurumların el ele vererek; can ve mal güvenliğinin sağlandığı, merhametin hakim olduğu bir toplum inşası için sorumluluk alması gerektiği çağrısı yapıldı.