Uşak’ta diyetisyenlik yapan Diyetisyen Sevgi Erdinç, sağlıklı yaşamın yalnızca tükettiğimiz besinlerle sınırlı olmadığını vurguluyor. Erdinç’e göre, nefes, enerji yönetimi ve stres düzeyi, beslenme davranışlarını şekillendiren kritik faktörler arasında yer alıyor.
Erdinç, insan bedeninin çok katmanlı bir sistem olduğunu ve yoga felsefesinde bu katmanlara “koşa” adı verildiğini belirtiyor. Bu katmanlardan biri olan Pranamaya Koşa, yaşam enerjisi katmanı olarak tanımlanıyor. Sanskritçede “Prana” yaşam enerjisi ya da nefes, “Maya” ise katman anlamına geliyor. Erdinç, “Pranamaya, bedenimizde dolaşan enerjiyi ve nefes yoluyla düzenlenmesini ifade eder. Modern tıp doğrudan aynı şekilde tanımlamasa da, nefesin sinir sistemi, metabolizma ve beslenme davranışları üzerindeki etkileri bilimsel çalışmalarla giderek daha fazla ortaya konuyor” diyor.
Diyetisyen, danışanlarında sıkça görülen sürekli tatlı isteği, iştah artışı ve yorgunluk gibi durumların yalnızca besinlerle açıklanamayacağını söylüyor. “Stres, uyku düzeni, fiziksel aktivite ve nefes alışkanlıkları, iştah mekanizmasını ve beslenme tercihlerini ciddi şekilde etkileyebilir. Hızlı ve yüzeysel nefes almak, vücudun stres tepkisini artırarak kortizol ve adrenalin salgısını yükseltir; bu da özellikle yüksek şekerli ve yağlı yiyeceklere yönelimi tetikler” şeklinde uyarıyor.
Erdinç, Pranamaya perspektifinden bakıldığında sağlıklı beslenmenin sadece gıdalarla ilgili olmadığını vurguluyor. Yavaş yemek, lokmaları iyi çiğnemek ve yemek sırasında birkaç kez derin nefes almak, sindirimi kolaylaştırıyor ve tokluk sinyallerinin beyne ulaşmasını destekliyor. Ayrıca açık havada yürüyüş, nefes egzersizleri, kaliteli uyku ve düzenli fiziksel aktivite, yaşam enerjisini artıran temel alışkanlıklar arasında sayılıyor.
“Belki de sağlıklı yaşamın en temel ama en ihmal edilen unsuru nefes almaktır” diyen Erdinç, “Her nefes yalnızca akciğerleri değil, bedenin enerji dengesini de etkiler. Bazen tabağımızdaki besinler kadar, aldığımız bir nefes de bizi besleyebilir” diyerek, modern beslenme bilimi ile kadim sağlık öğretilerinin ortak noktasına dikkat çekiyor.