Uşak, bugün saat 18.30’da Sigorta Pazaryeri’nde, ikinci kez kapılarını açan Kitap Fuarı kapsamında sinema ve televizyon dünyasının tanınan isimlerinden Cengiz Bozkurt’u ağırlayacak. “Leyla ile Mecnun” dizisinde hayat verdiği Erdal Bakkal karakteriyle geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Bozkurt, fuardaki söyleşi ve imza programı öncesinde Yeşil Sivaslı’nın konuğu oldu.

Uşak’a ilk kez gelen Cengiz Bozkurt, ilk röportajını da Yeşil Sivaslı Gazetesi Muhabiri Gülcan Aydoğdulu’ya verdi. Samimi tavırları ve esprileriyle röportaj boyunca sık sık güldüren Bozkurt, çocukluk yıllarından oyunculuğa uzanan yolculuğunu anlatırken zaman zaman duygusal anlar da yaşadı.

Fizik okumak isterken sahnenin tozunu yuttu

Nevşehir doğumlu, aslen Kastamonulu olan Cengiz Bozkurt, memur çocuğu olması nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarını Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçirdiğini söyledi.

Lise eğitimini Ankara’da tamamlayan Bozkurt, ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’ne girdi. Başlangıçta iyi bir fizikçi olmayı hedeflediğini anlatan Bozkurt’un hayatındaki kırılma noktası ise ODTÜ Tiyatro Topluluğu oldu.

Sahneye çıktıktan sonra oyunculuğa yöneldiğini belirten Bozkurt, tiyatronun kendisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Daha sonra Londra’ya giden Bozkurt, burada yaklaşık 15 yıl yaşadı ve Londra Üniversitesi’nde sinema, televizyon ve oyunculuk eğitimi aldı.

2005 yılında Türkiye’ye dönen Bozkurt, ilk iki yılını Kenter Tiyatrosu’nda geçirdi. Ardından televizyon ve sinema projeleriyle ekran karşısındaki kariyeri başladı.

Bozkurt, yaklaşık 40 yıllık oyunculuk geçmişinin ilk 20 yılının tiyatro sahnesinde geçtiğini belirterek, televizyonun kendisini Türkiye’nin farklı bölgelerinde tanınan bir oyuncuya dönüştürdüğünü söyledi.

“Türkiye’nin her köşesinde bizi tanıyorlar. En büyük zenginliğim, Anadolu’nun herhangi bir yerinde herhangi bir kapıyı çalıp içeri girebilecek durumda olmak” diyen Bozkurt, seyircileriyle kurduğu bağın kendisi için özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.

Kitabının hikayesi çocukluk yıllarına uzanıyor

Cengiz Bozkurt’un oyunculuğun yanı sıra yazarlık serüveni ise planlı bir kariyer adımı olarak başlamadı.

Yazarlık konusunda başlangıçta herhangi bir iddiasının olmadığını söyleyen Bozkurt, çevresinden gelen ısrarlar üzerine yazmaya başladığını anlattı. Yazılarının önemli bir bölümünü çocukluk ve gençlik yıllarına ayıran Bozkurt, özellikle Sakarya’nın Karasu ilçesinde geçirdiği yılların hayatında derin izler bıraktığını söyledi.

Bozkurt, 12 Eylül öncesindeki siyasi atmosferin çocukluk yıllarına denk geldiğini belirterek, henüz 13 yaşındayken dönemin sağ-sol çatışmalarının içinde kaldığını anlattı.

Bu dönemde çocukluk arkadaşı Kadir Aslan Köseoğlu’nu kaybetmesinin hayatında unutamadığı izler bıraktığını söyleyen Bozkurt, yazdığı ilk makaleyi de arkadaşının anısına ithaf etti.

Yıllar boyunca farklı konularda yaklaşık 40 makale kaleme alan Bozkurt’un yazıları daha sonra bir kitapta bir araya getirildi. Böylece oyunculuk kariyerine, kendi hayatından ve hatıralarından beslenen bir yazarlık deneyimi de eklendi.

'Kitapta insan kendini daha savunmasız bırakıyor'

Oyunculuk ile yazarlık arasındaki farkı da anlatan Bozkurt, özellikle otobiyografik yazıların insanı daha açık bir noktaya getirdiğini söyledi.

Oyunculukta bir karakterin arkasına saklanabildiğini belirten Bozkurt, kendi hayatını yazıya dökerken ise böyle bir kalkanın olmadığını ifade etti.

Bozkurt’a göre oyunculukta izleyici bir karakteri görürken, kitapta okur doğrudan yazarın geçmişiyle karşılaşıyor. Bu nedenle okur-yazar ilişkisinin kendisi için daha samimi ve farklı bir deneyim olduğunu dile getirdi.

Röportaj sırasında Erdal Bakkal karakteri üzerinden yapılan değerlendirmelerde ise Bozkurt, ekranda görülen karakter ile kendi kişiliği arasındaki farka dikkat çekti.

“Erdal Bakkal’ın kafasında tilkiler döner, paragözdür. Benim öyle bir şeyim yok” diyerek güldüren Bozkurt, karakterin bazı davranışlarında kendisinden parçalar bulunduğunu da kabul etti.

'En büyük motivasyonum ailem ve arkadaşlarım'

Kendisini hayatta motive eden şeyleri de anlatan Cengiz Bozkurt, ailesine ve arkadaşlarına verdiği önemin altını çizdi.

Vefanın ve dayanışmanın hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bozkurt, yalnızca kendisi için yaşayan insanlarla aynı yolda yürümeyi tercih etmediğini söyledi.

Deprem bölgesindeki çalışmalarına da değinen Bozkurt, Uşak’tan birçok arkadaşının da 6 Şubat depremi sonrasında bölgede yürütülen çalışmalara katıldığını anlattı. Bozkurt, başkanlığını yaptığı Dayanışma Gönüllüleri üzerinden farklı şehirlerden gönüllülerle birlikte çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

'Ömür boyu birini seçecek olsam yine oyunculuk'

Cengiz Bozkurt’a oyunculuk, yönetmenlik ve yazarlık arasında tek bir tercih yapması gerekse hangisini seçeceği de soruldu.

Yanıtı ise hiç düşünmeden geldi: Oyunculuk.

Bozkurt, oyunculuğu tercih etmesinin en önemli nedenlerinden birinin içindeki çocuksu tarafı koruyabilmek olduğunu söyledi.

62 yaşında olmasına rağmen oyun kurma duygusunu kaybetmediğini belirten Bozkurt, oyunculuğun kendisine farklı zamanlarda ve farklı karakterlerin içinde yolculuk yapma imkanı verdiğini ifade etti.

Maaşlı bir işte çalışmanın kendisine uygun olmadığını esprili bir dille anlatan Bozkurt, kariyerini proje bazlı işlerle sürdürdüğünü söyledi.

Erdal Bakkal karakteri için 'Çok eğlendim' dedi

Cengiz Bozkurt’un kariyerinde geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan karakterlerden biri kuşkusuz Erdal Bakkal oldu.

“Leyla ile Mecnun”daki Erdal Bakkal karakterini değerlendirirken Bozkurt, karakteri canlandırırken çok eğlendiğini söyledi. Özellikle karakterin doğrudan konuşması, yaptığı numaralar ve kimi davranışlarında kendi hayatından da küçük parçalar bulunduğunu ifade etti.

Bozkurt, karakter üzerinden dürüstlük vurgusu yaparak insanın önce kendisine karşı açık olması gerektiğini dile getirdi.

Yeni projelerini Uşak’ta anlattı

Yoğun çalışma temposunu sürdüren Cengiz Bozkurt, yeni projeleri hakkında da bilgi verdi.

Bozkurt’un yer aldığı “Tuzlu Kahve” dizisinin Star TV ekranlarında devam ettiğini belirten oyuncu, dizinin yeni bölümünün bu akşam yayınlanacağını söyledi.

Banaz Devlet Hastanesi’ne Hayırsever Desteği: Necati Özcan’a Plaket Takdim Edildi
Banaz Devlet Hastanesi’ne Hayırsever Desteği: Necati Özcan’a Plaket Takdim Edildi
İçeriği Görüntüle

Bozkurt ayrıca “Dondurmam Gaymak: Gapital 2” filminde rol aldığını açıkladı. Muğla’da çekimleri gerçekleştirilen filmde Ege ağzı konusunda da çalışma yaptığını belirten Bozkurt, filmin galasının 6 Ekim 2026 ve vizyon tarihinin 16 Ekim 2026 olduğunu söyledi.

Bunun yanı sıra cin komedisi türünde adı Ecunni olan yeni bir film projesinde de yer aldığını belirten Bozkurt, projenin önümüzdeki aylarda izleyiciyle buluşmasını beklediklerini ifade etti.

'Uşak’ı gerçekten çok seviyorum'

Röportajın sonunda Uşaklılara ve Yeşil Sivaslı okurlarına mesaj gönderen Cengiz Bozkurt, Uşak’ta çok sayıda sevdiği arkadaşının bulunduğunu söyledi.

Uzun süredir Uşak’a gelmek istediğini belirten Bozkurt, daha önce verdiği “geleceğim” sözünü sonunda tuttuğunu ifade etti.

Uşak’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bozkurt, Uşak’taki arkadaşlıklarının kendisi için ayrı bir yeri olduğunu belirterek sözlerini, “Uşak’ı acayip seviyorum” diyerek tamamladı.

Muhabir: Gülcan Aydoğdulu