TİS Hukuk Sekreteri İbrahim Halil Doğan tarafından yapılan basın açıklamasına Örgütlenme Sekreteri Ayhan Zengin, Haber Sen Uşak İl temsilcisi Şerif Arslan, Ankara 2 Nolu şube kadın sekreteri Gülkız Atmaca, Örgütlenme Sekreteri Tutku Sedir ve Eğitim Sen Uşak Şube Başkanı Deniz Ertunç katıldı.

KESK Haber Sen MYK üyeleri örgütlenme ve il gezileri kapsamındaUşak'ıziyaret etti.

TİS Hukuk Sekreteri İbrahim Halil Doğan tarafından yapılan basın açıklamasında tasarruf tedbirleri eleştirildi ve bu tedbirlerin PTT kurumuna uğramadığı belirtili.

Sivaslı'da pazar arabası kaç TL’ye doluyor? Sivaslı'da pazar arabası kaç TL’ye doluyor?

İşte Doğan’ın açıklamaları:

2018'den beridir personel alımı yapılmayan PTT A.Ş de, bunun yerine ucuz emek sömürüsü, güvencesiz çalışma demek olan taşeron personel istihdamı yapildi. Neredeyse kurumda güvenceli çalışan kalmadı. PTT'nin nasıl bir tasarruf yapacağını biz az çok tahmin edebiliyoruz. Deprem zamanında sokaklarda, arabalarında, spor salonunda günlerce yatan personele bir vefa ödemesi yapmayan kurumun, emekçilere yönelik faydalı bir tasarruf yapmayacağını tahmin etmek bizim için zor değil.

Tasarrufu servislerimizi kaldırarak mı yapmayı düşünüyorlar? Ve yahut emekçilerin yemekhanelerini kapatarak mı? Yoksa çağdışı bir şekilde tek kişilik şubelerde personel çalıştırarak mı? Soruyoruz! Nasıl tasarruf yapacaksınız? Emekçilerin kazanılmış sosyal haklarını tırpanlayarak mı?

Cumhurbaşkanı Yardımcısı “Tasarruf ve Verimlilik” adlı paketin açıklanmasından önce yaptığı sunumda, tüm kamuyu kapsayan bir çalışma yapıldığını, TBMM hariç bütün kamu kurum ve kuruluşlarının tasarruf paketine uymasının zorunlu kılınacağını açıkladı.

Yani açıklamaya göre, tasarruf paketi tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra KİT’leri, döner sermayeleri, fonları ve yerel yönetimleri de kapsıyor. Devletlerin sosyal sınıflar karşısında tarafsız olmadığı bir gerçektir.

Bu nedenle de devleti yönetenlerin hayata geçirdikleri bu tür tedbirler de tarafsız olamaz.Nitekim açıklanan paket sermayeyi, faiz lobilerini, yüksek kâra dayalı büyük alt yapı projelerini hayata geçiren yerli ve yabancı yatırımcıları koruyan, diğer yandan emekçileri zarara uğratan, işsiz ve yoksul bırakan bir pakettir.

Bu tasarruf tedbirlerinin ekonomiye ve emekçilere hiç bir şekilde olumlu yansıması olmayacak tam  

tersi, gençlerde büyük bir umutsuzluk ve göçe sebep olacaktır. PTT'de aşağıda belirtilen durumda önlemler alınıp sorumlular yargılansa idi. Buna benzer diğer bütün kamu kurumlarında cezasızlık politikaları işlemese idi, kamu kaynakları doğru ve halkçı kullansa idi, kamu kaynaklarını kötü kullanarak kamu zararı yaratanlardan hesap sorulsaydı, bugün buna gerek kalmayacaktı.

PTT 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredildi. TVF’ ye devredildiğinde 641 milyon lira kâr eden bir kuruluş. Ancak TVF’ ye devredildikten sonra, Her yıl sürekli zarar ediyor. 2018-2022 yılları arasındaki 5 yılda toplam zararı 2 buçuk milyar lira. Ve PTT’nin 2022 yılı raporunda beyan edilen zararı 259 milyon lira olsa da bu kayıp tutarla birlikte bu zararın 3 buçuk milyar liraya ulaşmış olduğu da görülüyor.

1- PTT'de geçmiş yıllarda yapılan Sayıştay raporları nasıl bir tasarruf yapılacağını açıkça yazıyor.

Ama bugüne kadar kamunun kaynaklarını kötü yöneten hiç kimse yargılanmadı ve hesap vermedi.

PTT'de servet garantili iş sözleşmesi:

- PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.' nin Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcıları kendi menfaatlerini gözeten sözleşme hazırlatıp, bu sözleşmeler gereği iş akitleri fesih edildiğinde de brüt maaşlarının 36 katı kadar tazminat alabiliyorlar.

- Sayıştay'ın raporunda örnek verecek; 'Şirket personelin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak hırsızlık yapması, görevi kötüye kullanması gibi durumlarda personel ile olan sözleşmesini fesih etse dahi bu ceza tutarı ödemek zorunda kalacak. Personelin sözleşmesi 3 yıl dolmasına 1 gün kala dahi feshi edilirse aynı durum ortaya çıkacak.

- Yani 3 yıl kalmasına 1 gün kala personel örneğin hırsızlık yaptığı için sözleşmesi feshi edilse dahi

giydirilmiş son brüt ücretin 36 katı cezai şart olarak alacak. Nitekim 2019 yılı içinde sözleşmesi feshi edilen bir genel müdür yardımcısına, 08.03.2018 tarihli sözleşmede yer alan aylık net 13 bin lira maaş ve 5 bin lira huzur hakkı ve diğer bazı ek hakları üzerinden hesaplanan 36 aylık brüt toplam 847 bin 532, 81 TL tazminat ödenmiştir.

2- Sayıştay’ın PTT’ye yönelik denetimleri ile açığa çıkan 2 milyon dolarlık kayıp altın dosyasında şikâyetin üzerinden yıllar geçmesine karşın halen hesap veren yok. PTT Teftiş Kurulu’nun yaptığı inceleme ile PTT’nin protokol imzaladığı şirketin Ziraat Katılım Bankası ortak hesabındaki paranın aynı bankada hesapları bulunan bazı şirket yöneticileri tarafından amacı dışında cari işlemlerde kullanıldığı belirlendi. Raporda, bu paranın 1,5 milyon dolarlık kısmının şirket kasasından nakit olarak çekildiği ve bir daha bu paranın izine rastlanmadığı ifade edildi. Raporda öte yandan, 500 bin doların Dubai’den altın alımı için teminat olarak verildiği ancak altın alımı yapılmadığı kaydedildi.

Raporun sonuç bölümünde, işbirliği protokolüne aykırı olarak şirkete aktarılan 2 milyon dolarlık, “Fonlama bedeli ve kâr payının” tahsil edilememesi halinde oluşabilecek her türlü idare zararının protokolde imzası bulunan Genel Müdür ile ilgili bürokratlardan tahsil edilmesi gerektiği vurgulandı.

3- Sayıştay denetim raporlarına yansıyan dijital arşiv yolsuzluğun da imzası bulunan ve PTT’deki görevlerinden alınan bürokratlara yeni kapılar açıldı. 2019 yılındaki rekor zarar ile öz kaynaklarının yarısını yitiren kurumda zararın sorumlusu olarak gösterilen dönemin Genel Müdür görevden alınmasına karşın müşavir kadrosunda PTT’de çalışmaya devam ettiği ve kurumdan maaş aldığı anlaşıldı. PTT, 2018 yılında dijital dönüşüm için iştirak şirketi ile sözleşme imzaladı ve beş yıl boyunca yıllık 300 milyon adet evrakın işleme alınacağını taahhüt etti. Şirket ise işi ikiye bölerek PTT  ile sözleşme imzaladıktan bir hafta sonra bir şirketle, bir ay sonra ise ikinci şirketle sözleşme yaparak

işi devretti. İki sözleşme kapsamında da şirketlere beş yıl boyunca asgari 400 milyon adet olmak üzere toplam 2 milyar adet evrakın işleme alınacağı sözü verildi. PTT’nin mali hesaplarında yapılan denetimler ile açığa çıkarılan usulsüzlüğün kamuya maliyeti 200 milyon TL olarak hesaplandı.

4-“PTT’nin 2022 Yılı Sayıştay Raporu’na göre, vatandaşın PTT’ye posta çeki ve havale için yatırdığı emanet paraların yüzde 39,58’inin kayıp olduğunu tespit ettik. 2022 yılında vatandaşlarımızın PTT’ye yatırdığı toplam tutar 8 milyar 133 milyon lira. Sayıştay raporuna göre, bu tutarın 3 milyar 219 milyon lirası kayıp. PTT’nin kasasında yok. Bankalarda yok. Hesaplarında yok. Ve buradan anlıyoruz ki vatandaşın PTT’ye emanet ettiği kamu kaynağı sayılan bu paraya PTT gerekli hassasiyeti göstermemiştir.

5- 2018 yılında PTT’nin yüzde 100 iştiraki olarak, “yerli ve milli” sloganı ile kurulan PTT Para Lojistik ve Özel Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi’nin dört yılda borca batık hale getirildiği öğrenildi. Şirketin vergi ve sigorta borçlarını dahi ödeyemez durumda olduğu bildirildi. PTT Para Lojistik ve Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş (PTT PAL A.Ş.) 2018 yılında kuruldu. Kuruluş amacı, “Firmalara maliyetleri düşürücü, profesyonel çözümler sunmak” olan şirketin mali dengesinin altüst olduğu tespit edildi.

PTT PAL A.Ş, 2021 yılında 2 milyon 360 bin TL olan öz kaynaklarının tamamını yitirdi. Şirketin öz kaynakları, 2022 sonu itibarıyla eksi 72 milyon 549 bin TL’ye kadar geriledi. Şirketin mali hesaplarında yapılan incelemeye göre, maliyetleri ciddi oranda yükselirken gelirleri maliyetleri karşılayacak oranda artmadı. Şirketin 2022 yılındaki faaliyet zararı 65 milyon 669 bin TL, net dönem zararı ise 74 milyon 910 bin TL oldu.

Bu yukarıda gösterdiğim Sayıştay ve Teftiş kurullarının raporlarında olan durumlar ile ilgili bedel ödeyen, ceza yiyen hiç kimse bulunmamaktadır. Bu yüzden herkes ne koparabilirsem anlayışı ile her geçen gün kamu kurumlarını batırıyor. Eğer gerçek anlamda bir tasarruf paketi açıklanacak ise vatandaşı ilgilendiren onlara ait olan kaynakları kamu kurumlarının zarar etmesine neden olanlardan , kamu zararlarının hesabı sorulmalıdır.

Muhabir: SALİH KILINÇ