<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Uşak Haber - Uşak Son Dakika - Uşak Yeşil Sivaslı Gazetesi</title>
    <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com</link>
    <description>Uşak Haber Uşak Olayları Uşak ve İlçelerinin  Son Dakika Haberleri, Yerel Gündem</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 04:48:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak geleneksel sanatları başarıyla temsil edildi]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-geleneksel-sanatlari-basariyla-temsil-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-geleneksel-sanatlari-basariyla-temsil-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşaklı 2 sanatçı Şenay Seyranlı ve Elvan Esrek tarafından Uşak geleneksel sanatları, "Isparta Yaşayan Miras Şöleni”ninde başarıyla temsil edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili Uşak Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Isparta Valiliği ve Isparta Belediyesi iş birliğinde düzenlenen "Isparta Yaşayan Miras Şöleni", geleneksel sanatlarımızın coşkusuyla sona erdi. Bu prestijli organizasyonda, Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak ilimizi temsil etmenin gururunu yaşadık.</p>

<p>​Şölen boyunca:</p>

<p>​Tezhip Sanatçısı: Senay Şeyranlı</p>

<p>​Çömlek/Seramik Sanatçısı: Elvan Besrek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​Sanatçılarımız, stantlarımızda hem nadide eserlerini sergiledi hem de geleneksel sanatlarımızın inceliklerini canlı performanslarla ziyaretçilere aktardı.</p>

<p>​Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin, protokol üyeleri ve sanatçı Oğuz Aksaç’ın da ziyaret ettiği standımızda; Türk süsleme sanatlarının ve seramik formlarının en güzel örnekleri sanatseverlerle buluştu. Kültürel belleğimizin yaşatılmasına katkı sunduğumuz bu anlamlı etkinlikte, şehrimizin sanat birikimini Isparta’ya taşımaktan mutluluk duyduk.</p>

<p>​Emeği geçen tüm kurumlara ve bizleri yalnız bırakmayan sanatseverlere teşekkür ederiz.” bilgisi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-geleneksel-sanatlari-basariyla-temsil-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/isparta-1.jpg" type="image/jpeg" length="46391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Yazmasam Ağlarım’ Diyen Yazarın Hikayesi]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/yazmasam-aglarim-diyen-yazarin-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/yazmasam-aglarim-diyen-yazarin-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşaklı yazar Mustafa Ağır, gerçek olaylardan esinlenen kitabında travma, yalnızlık ve insan ruhunun karanlık yönünü anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşaklı yazar Mustafa Ağır ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, yazarlık yolculuğundan eserlerinin derin temalarına kadar birçok konuyu konuştuk. Gerçek hayat hikayelerinden beslenen ve özellikle çocukluk travmaları, yalnızlık ve insan ruhunun kırılgan yönlerine odaklanan Ağır, “Yazmasam ağlarım” sözleriyle yazmanın kendisi için bir kaçış değil, adeta bir varoluş biçimi olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Yazar Ağır, Portakal Kokusu eserinin meydana geliş sürecini ve kendi yaşam hikayesini Yeşil Sivaslı Gazetesi İnternet Haber Sitesi Muhabiri Gülcan Aydoğdulu’ya anlattı.<br />
<br />
Yazarlık yolculuğunuz nasıl başladı?<br />
<br />
Çocukluk dönemlerimden itibaren özlü sözlere, hikmetli diyaloglara ve bu tarz yapılmış film ve dizilere meraklı biriydim. Buna bir nevi fıtrat diyebiliriz. Bu fıtratla her daim bir sinema veya dizi yapma niyeti taşıdım. Bu yolda ilerlemek için Erzurum Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nü bitirdim ve sinema alanında çalışmak için İstanbul’a gittim. Ancak girişimlerim olumsuz sonuçlanınca, lise yıllarında yazdığım şiirleri kitaplaştırma fikri oluştu. İlk şiir kitabımı çıkardıktan sonra devamı geldi.</p>

<p>Sizi en çok etkileyen yazarlar veya eserler hangileri?<br />
<br />
Cemal Safi, Ümit Yaşar Oğuzcan; daha yakın zamanda ise çağdaş şairlerden Gökhan İnesi ve Batuhan Dedde’nin kitaplarını son derece başarılı ve etkileyici bulurum.</p>

<p>Yazarken sizi motive eden şey nedir?<br />
<br />
“Yazacağım, yazmasam ağlarım” sözüyle ifade edebilirim. Yazmak benim için hayatta bulamadıklarımın sıkıntısından bir kaçış yöntemi ve biraz da mizaç meselesi. Böyle olunca da ortaya hoş eserler çıkıyor.</p>

<p>Günlük yazma rutininiz nasıl?<br />
<br />
Günlük yazma rutinim yok. Belirli bir düzen oluşturmadım; o anki ruh halim yazmamı belirliyor.</p>

<p>Yazarlık dışında sizi besleyen ilgi alanlarınız neler?<br />
<br />
Yazarlık dışında psikolojik, felsefi, tarihi ve dini konularda belgesel ve film izlemek vazgeçilmezimdir.</p>

<p>Bu kitabı yazma fikri nasıl ortaya çıktı?<br />
<br />
“Portakal Kokusu”nu yazmamı sağlayan etken, kardeşimin anlattığı gerçek bir olaydır. Kardeşim, psikolojik problemleri olan çocukların rehabilite edildiği bir vakıfta staj yapıyordu. O sırada yaşadığı bir olay bu kitabın ortaya çıkmasına vesile oldu.</p>

<p>Kitabın ana teması nedir?<br />
<br />
Hikayenin ana teması; ağır çocukluk travmalarının (cinsel istismar, aile içi şiddet ve ihmal) yarattığı kalıcı yıkım, derin yalnızlık ve insanı intihara sürükleyen umutsuzluk döngüsüdür. Barış’ın yaşadığı dehşet verici olaylar (babasının tacizi, annesinin öldürülmesi, kardeşinin açlıktan ölümü) onu ömür boyu takip eder. Tedavi, terapi ve kısa süreli umut kıvılcımlarına rağmen gerçek bağ kuramama, yalnızlık ve kayıplar travmayı iyileştiremez. Sonuçta Barış, hayali dostu “Mustafa Abi” ve peluş ayısıyla baş başa kalarak intihar eder. Travma ile damgalanmış bir ruhun yalnızlık içinde çöküşünü anlatan acıklı bir hikayedir.</p>

<p>Kaç kitabınız var? İsimleri neler?<br />
<br />
7 kitabım var: Yalnızlığa Konser Veren Maestro, Bana Bir Dost Lazım, Bir Geceye Dört Mevsim, Bırakın da Beş Dakika Kafa Dinleyelim, Kültablasından Taşanlar, Portakal Kokusu, Bir Avuç Toprak – Doğu Türkistan.</p>

<p>Okuyucular bu kitapta en çok neyi hissedecek ya da düşünecek?<br />
<br />
Okuyucu kitabı çok etkileyici ama ağır bulacaktır. Bazıları “Hayatımda okuduğum en karanlık kitaplardan biri” diyecek, bazıları ise “Travma ve yalnızlık üzerine çok gerçekçi bir portre” olarak değerlendirecek. Özellikle travma geçmişi olanlar için tetikleyici olabilir; ama aynı zamanda “yalnız değilim” hissi de verebilir.</p>

<p>Karakterleri oluştururken gerçek hayattan ilham aldınız mı?<br />
<br />
“Portakal Kokusu”ndaki karakterlerin hemen tamamı gerçek hayattan alınmıştır. En ilginç olanını söyleyeyim: Bizim “kardeşler meclisi” dediğimiz, derin sohbetler yaptığımız bir ortam var. Bu sohbetlerde bana “Mustafa Abi” diye hitap ederler, ben de onlara bilge tarzında cevaplar veririm. Kitapta da ana karakterin konuştuğu hayali bir kahraman var: Mustafa Abi. İşte o benim. Diğer karakterler de arkadaşlarımdan izler taşır.</p>

<p>Kitabın yazım süreci ne kadar sürdü?<br />
<br />
Yaklaşık on yıl sürdü.</p>

<p>Kitabınızda vermek istediğiniz temel mesaj nedir?<br />
<br />
Ağır çocukluk travmaları yeterince erken ve derinlemesine ele alınmazsa, ömür boyu süren bir yıkıma dönüşür ve çoğu zaman tedaviyle bile tam olarak iyileşemez. Bu durum, kişiyi derin yalnızlık içinde çöküşe ve hatta intihara sürükleyebilir.</p>

<p>Yazarken sizi en çok zorlayan kısım neydi?<br />
<br />
Kitapta terapi sahneleri var. O bölümlerdeki soru-cevap kısımları beni oldukça zorladı. Ayrıca şizofreni hastalığını anlatma süreci de oldukça yorucuydu.</p>

<p>Karakterlerinizden en çok hangisine kendinizi yakın hissediyorsunuz?<br />
<br />
Kitabın ana karakteri Barış’ın hayali kahramanı Mustafa Abi’ye kendimi en yakın hissediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okuyucular kitabı bitirdiğinde ne hissetsin istersiniz?<br />
<br />
Okuyucu, “Bazı yaralar o kadar derin ki tedaviyle bile tam kapanmıyor” gerçeğini içselleştirsin. Özellikle çocuklukta yaşanan istismar, şiddet ve ihmalin ömür boyu süren etkisini hissetsin. Travmanın nesiller arası aktarımını görsün ve yalnızlığın insanı nasıl yavaş yavaş yok ettiğini derinden fark etsin.</p>

<p>Kitabınızın toplumda nasıl bir etki yaratmasını umuyorsunuz?<br />
<br />
“Çocuk istismarı toplumun ortak yarasıdır, görmezden gelemeyiz” dedirtmek ve bu konuda daha duyarlı, daha bilinçli bir toplum oluşmasına katkı sağlamak istiyorum.</p>

<p>Okuyuculardan aldığınız en ilginç geri bildirim neydi?<br />
<br />
Uşak’ta bir kadın “Portakal Kokusu”nu alıp okumuş ve bir arkadaşına tavsiye etmiş. O kişi kitabı bulamayınca eşinden ısrarla istemiş. Eşi de uzun uğraşlar sonucunda beni bulup iş yerime geldi ve yaşadığı süreci anlattı. Şu ana kadar aldığım en ilginç geri bildirim buydu.</p>

<p>Yeni bir kitap üzerinde çalışıyor musunuz?<br />
<br />
Şu anda yeni bir kitap projem bulunmamaktadır.</p>

<p>İleride farklı türlerde yazmayı düşünüyor musunuz?<br />
<br />
Zaten 3 şiir, 1 öykü/deneme ve 3 roman çalışmam mevcut.</p>

<p>Yazarlık kariyerinizde ulaşmak istediğiniz hedefler nelerdir?<br />
<br />
Yazarlık kariyerimde en büyük hedefim; “Deli Yürek” dizisindeki Kuşçu ve “Ekmek Teknesi” dizisindeki Nusret Baba gibi bilge karakterlerden oluşan bir dizi ya da sinema projesi hayata geçirmek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gülcan AYDOĞDULU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/yazmasam-aglarim-diyen-yazarin-hikayesi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/untitled-design-3.jpeg" type="image/jpeg" length="88533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşaklı 2 sanatçı Uşak’ın kültürel miraslarını tanıtıyor]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-2-sanatci-usakin-kulturel-miraslarini-tanitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-2-sanatci-usakin-kulturel-miraslarini-tanitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak’ın Somut Olmayan Kültürel Mirası sayılan tezhip Elvan Besrek çömlekçilik, Şenay Seyranlı tezhip sanatında Uşak’ı başarıyla tanıtıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili Uşak Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; “Uşak’ın Somut Olmayan Kültürel Mirası Isparta’da Temsil Ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uşak ilinin somut olmayan kültürel miras taşıyıcıları arasında yer alan Elvan BESREK ve Şenay SEYRANLI, Isparta ilinde yürüttükleri çalışmalarla Uşak’a özgü kültürel değerlerin tanıtımına katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Geleneksel el sanatları, sözlü kültür ve yerel uygulamaların korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında, söz konusu temsilciler tarafından Isparta’da çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu etkinliklerde Uşak iline ait kültürel miras unsurları tanıtılmakta ve katılımcılara uygulamalı bilgiler sunulmaktadır. Yürüttükleri çalışmalar, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve yaygınlaştırılması açısından önem arz etmekte olup, iller arası kültürel etkileşimin güçlendirilmesine de katkı sağlamaktadır.” bilgisi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-2-sanatci-usakin-kulturel-miraslarini-tanitiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/miras.jpg" type="image/jpeg" length="13974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu kitap Uşak’ın marka şehir olması için yazıldı]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/bu-kitap-usakin-marka-sehir-olmasi-icin-yazildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/bu-kitap-usakin-marka-sehir-olmasi-icin-yazildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşaklı gazeteci ve iş güvenliği uzmanı İbrahim Ethem Karahan, ilk kitabı olan “Bir Markalaşma Teklifi” Aşıklar Şehri UŞŞAK” ı bastı ve yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada yayımladığı “Şehir Konuşmaları” adlı programdan derlediği ve uzun süredir yaptığı araştırmalarla Uşak hakkında topladığı bilgilere kitabında yer veren Karahan, kitabına Uşak’ın marka şehir olma yolunda görüşlerine ve eleştirilerini de ekledi.</p>

<p>Karahan Uşak’ın marka şehir olabileceği iddiasını da kitabında güçlü argümanlarla desteklemiş.</p>

<p><strong>“Bu bir iddia ve teklif kitabıdır”</strong></p>

<p>Karahan, 256 sayfalık kitabı hakkında; “Bu kitap şehre yönelik bir iddia ve bir teklif kitabıdır: Uşak’ın “Âşıklar Şehri Uşşak” alametifarikası, ana teması, ana değeri ile tanıtılabileceğini, fark oluşturup diğer iller arasından sıyrılabileceğini ve de “Marka Şehir” olabileceğini iddia, teklif etmektedir.” İfadesini kullandı.</p>

<p>Karahan, “Kitap beş ana bölümden oluşuyor:</p>

<p>I: Uzun yıllara dayanan şehre dair gözlem ve çıkarımlarım,</p>

<p>II: Şehre yönelik iddia ve teklifim,</p>

<p>III: Geçmişten bugüne Uşak’ın tanıtımı için ortaya atılan alternatif diğer ana değerlerin neden olamayacağı, karşılaşılacak sıkıntılar,</p>

<p>IV: İddiamı ve teklifimi destekleyen, güçlendiren ve de temellerindiren şehrin sahip olduğu değerler,</p>

<p>V: Kitap ile hedeflenenler ve teklif edilen eylem planı.” dedi.</p>

<p><strong>“İyi bir strateji ile “Marka Şehir” olabilir”</strong></p>

<p>Karahan, “Doğduğum, yaşadığım şehir Uşak’ta; yıllardır hazırlayıp sunduğum “Şehir Konuşmaları” isimli programda 100’ün üzerinde bölüm çektim ve onlarca farklı dünyalardan misafiri ağırladım.</p>

<p>Geçmişten bugüne yüzlerce köşe yazısı yayımladım; şehir tanıtımı ve markalaşması üzerine çok yazılar yazdım.</p>

<p>Şehir tanıtımı ve markalaşması ile ilgili bugüne kadar bir çok akademik programa katıldım, yayınlar takip ettim, birçok araştırma ve incelemede bulundum.</p>

<p>Yaşadığımız şehri öncelikle Uşaklılara ve sonrasında dış dünyaya tanıtabilme adına şehrin dört bir tarafından onlarca tanıtım videosu çektim.</p>

<p>Bu çalışmalar sonrası gözlem ve çıkarımlarımda gördüm ki; Uşak “Âşıklar Şehri Uşşak” alametifarikası, ana değeri, ana teması üzerinden kendisini fark edilebilir hâle getirebilir ve sonrasında da iyi bir strateji ile “Marka Şehir” olabilir.” Tezini ileri sürdü.</p>

<p><strong>“Uşak davetkar ve misafirperver bir şehirdir”</strong></p>

<p>Karahan, kitabının içeriği hakkında şu bilgilerle sözlerine devam etti: “Uşak “Marka Şehir” olmaya bir hayli yatkın, davetkar, misafirperver bir şehirdir. Kimseyi ötekileştirmeden kabullenmesini ve kardeş olmayı iyi bilir.</p>

<p>Uşak hem ilahi hem de beşeri aşklara ev sahipliği yapmış nadide bir şehirdir; “Uşşak” ismini de şehrin her tarafına sinen ve bünyesinde yetişen gönül insanı âşıklardan almıştır.</p>

<p>Uşak, bir çok tasavvufi ekolün kaynağı sayılabilecek “Uşşâkilik” ekolüne ev sahipliği yapmış, bir tasavvufi ekole ismini verebilmiş yegâne şehir olmuştur.</p>

<p>Uşak, Pir Hacı Bektâş-ı Veli’nin Germiyan illerine (Uşak, Kütahya ve Afyonkarahisar) gönderdiği Kolu Açık Hacım Sultan’a ev sahipliği yapmıştır. Hacı Bektâş-ı Veli Hacım Sultan’ı bu topraklara gönderirken aslında bir tohum ekti. Âşıklar Şehri Uşşak ünvanı Hacım Sultan’ın ocağında pişen o ilahi aşkın bugüne yansıyan yankısı oldu.</p>

<p>Uşak, farklı kültürel ve inanç katmanlarını bir arada barındıran özgün bir coğrafyaya sahip. Sahip olduğu bu çeşitlilik ve tarihsel derinlik sayesinde Uşak, Ege Bölgesi içinde somut kültürel miras ve inanç unsurlarının birlikte değerlendirilebildiği, Türkiye kültür turizmi haritasında ayırt edici bir potansiyel barındıran iller arasında yer almaktadır.</p>

<p><strong>“İlahi aşk, tanrı insanın kalbinde, vicdanında yer alır”</strong></p>

<p>Maximilla ve Priscifia adlı iki kadın rahibe Montanus’la birlikte Pepuza’da kurduğu, Montanizm mezhebinde; “İlahi aşk, tanrı insanın kalbinde, vicdanında yer alır, kilise duvarlarına hapsedilemez” diye haykırdı. Mezhebin bu özgürlük iddiası her alana yayıldı ve asırlarca devam etti.</p>

<p>Uşak “Hakikatül hal, bu şehre bir garibüddiyar gelüb bir iki gün mihman olsa elbette âşık olması mukarrerdir.” sözleriyle Evliya Çelebi’nin iltifatına mazhar olmuş bir şehir.</p>

<p>Uşak âşıklarının yaktığı 150’ye yakın aşk dolu türküsünü TRT arşivlerine sokabilmiş bir kültür ve sanat şehri. Cumhuriyet’in ilanından il olmasına geçen 20 yılda, komşu illere kaydedilen türküler de ele alındığında bu sayı 200’e yaklaşmaktadır. Türk müziğinin en yanık makamlarından biri olan Uşşak Makamı da, ismini bu topraklardan ve buradaki gönül ehli, yüreğini aşkla dağlamış insanlardan almış.</p>

<p></p>

<p>Uşak, kadınlarının desen ve motiflerine aşkını yansıttığı, aşkla dokuduğu “Uşak Halısı” ile en parlak döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nun yaptığı ihracatın üçte birini tek başına karşılayabilmiş güçlü bir şehir.</p>

<p>Aşk bu şehrin futbol taraftarına da yansımıştır. Bu şehrin futbol takımının taraftarı da şehrine ve takımına âşıktır. Gururla taşıdığı “Aşigo” ismi de âşık isminden türetilmiştir.</p>

<p>Velhasıl aşk bu şehrin her köşesine ve de</p>

<p>insanına fazlasıyla sinmiştir. Aşkla</p>

<p>yürünecek bir tanıtım ve markalaşma</p>

<p>çalışması hem şehir insanı tarafından</p>

<p>kabul görecek hem de kısa sürede</p>

<p>büyük yol kat etmeyi sağlayacaktır.</p>

<p><strong>KİMDİR?</strong></p>

<p>1976 yılında Uşak’ta doğdu. İlköğretimini Mehmetçik İlkokulunda, ortaöğrenimini Uşak İmam Hatip Lisesinde ve üniversite eğitimini de Gazi Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliğinde tamamladı.</p>

<p>Üniversite eğitimi esnasında başladığı grafikerlik ve gazeteciliği 30 yılı aşkın süredir sürdürüyor. Diğer taraftan da 2014 yılında başladığı A sınıfı iş güvenliği uzmanlığına 12 yıldır aralıksız devam ediyor.</p>

<p>Bir kamu vazifesi olarak gördüğü “Uşak Şehir Planı”nın kroki çizimine 2005 yılında başladı ve 20 yılı aşkın süredir de farklı aralıklarla bu çalışmayı güncelleştirmeye devam ediyor.</p>

<p>2012 yılında Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü için hazırladığı “Uşak Kültür ve Turizm Haritası” üzerine bugünlerde yeniden çalışıyor, yakın zamanda da çıkarmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Uşak’ta ilk renkli haftalık ve ilk renkli günlük gazeteyi çıkardı, kurucusu olduğu günlük gazeteyi 10 yıl aralıksız şekilde devam ettirdi ve bu süreçte şehirde onlarca yeniliğe imza attı.</p>

<p>“Tespit ve Öneri Defteri” isimli köşesinde; doğup büyüdüğü Uşak’ı dert edinen, şehirde gözlemlediği, tespit ettiği sıkıntılara yönelik çözüm önerilerini sunduğu yüzlerce köşe yazısı yazdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>“Şehir Konuşmaları” isimli programına 2020 yılında başladı ve o günden bugüne yüzden fazla program yaptı, ağırladığı misafirlerine Uşak’la ilgili sorularını yönlendirdi, yönlendirmeye de devam ediyor...</p>

<p>“Doğrusunu Söylemek Gerekirse” isimli programına 2024 yılında başladı, altmışdan fazla program yaptı, ağırladığı misafirlerle şehirde yaşanan güncel olaylara yönelik eleştirilerini cesurca dillendirdi, dillendirmeye devam ediyor...</p>

<p>Uşak’ı önce Uşaklılara sonrasında da dışarıya tanıtma adına; şehrin tarihi ve coğrafi güzelliklerini gezip keşfetmeye dair onlarca kısa video çekti, çekmeye de devam ediyor..</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/bu-kitap-usakin-marka-sehir-olmasi-icin-yazildi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/kitap-1.jpg" type="image/jpeg" length="86101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ta açılan bu sergi Çanakkale Zaferi’ni anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-acilan-bu-sergi-canakkale-zaferini-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-acilan-bu-sergi-canakkale-zaferini-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak’ta “Çanakkale” ve “Diji Kale” Adlı Kişisel Sergi Sanatseverlerle Buluştu. Ressam Esra Nurten Gül tarafından hazırlanan sergi, sanatseverleri bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sergi ile ilgili Uşak Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü tarafından verilen bilgide; “Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Uşak Müzesi Sanat Galerisi iş birliğiyle düzenlenen “Çanakkale” ve “Diji Kale” adlı kişisel sergi, Esra Nurten Gül tarafından 23 Mart 2026 tarihinde açıldı. Sergi, 3 Nisan’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Toplam 32 eserden oluşan serginin 16’sı seramik olup, dijital baskı üzerine geri dönüşüm cam ve parçalar eklenerek hazırlandı; sürdürülebilir malzeme olarak ise miselyum kullanıldı. “Çanakkale” ve “Diji Kale” başlıkları altında iki ayrı konuya odaklanan sergi, geleneksel teknikleri modern ve çevre dostu üretim yöntemleriyle buluşturarak ziyaretçilere hem özgün hem de etkileyici bir deneyim sunuyor.” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-acilan-bu-sergi-canakkale-zaferini-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/sergi-3.jpg" type="image/jpeg" length="38358"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ın Efesi; “Düzkışla Köylü Üçdaşşk Mustafa Efe”]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakin-efesi-duzkisla-koylu-ucdassk-mustafa-efe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakin-efesi-duzkisla-koylu-ucdassk-mustafa-efe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Tarihi üzerine yaptığı çalışmalrıyla tanıdığımız Sayın Ömer Aşçı, bu çalışmasında: “Düzkışla Köylü Üçdaşşk Mustafa Efe”yi anlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşte Ömer Aşçı’nın kalemindne Uşak’ın Kuayı Milliyeci Efesi “Düzkışla Köylü Üçdaşşk Mustafa Efe”si</p>

<p>Sayın Aşçı, araştırmasına şöyle, “Uşak ili Banaz ilçesi Düzkışla Köyü sakinlerinden Kuvayi Milliye yanlısı Üçdaşşk Mustafa Efe’'nin torunu Ali Rıza Arslan Bey ve Uşak ili Banaz ilçesi Corum Köyü sakinlerinden Ahmet Kavak anlatımlarından yararlanılmıştır. Hikayeyi bilenlerin düzeltme yapmasını rica ederim.” Küçük bir notla başlıyor.</p>

<p><strong>“Banaz Karakol Komutanı Arnavut Tevfik Çavuş’un dayağına isyan ederek dağa çıkmıştır”</strong></p>

<p>Mustafa; Kütahya Vilayeti Uşak Kazası Düzkışla Köyü’nde 1885 yılında doğmuştur. Ailesinin Dolayköy’den geldiği rivayet olunmaktadır. Askerlik çağına yaklaştığı yıllarda bölgede türeyen eşkıyanın en gaddarı Yüğlüklü Veysel Efe’nin kızanı Göcenoğlu Mahmut(Yılmaz) ile akrabalığından dolayı Banaz Karakol Komutanı’nın yaptığı tahkikatta takibe alınmıştır. Komutanın acımasızlığı dillere destandır. Birçok ismi haksız yere idama yolladığı rivayet edilmektedir.</p>

<p>Mustafa iri yapılı bıçkın bir delikanlıdır. Banaz Karakol Komutanı Arnavut Tevfik Çavuş’un dayağına isyan ederek dağa çıkmıştır. Yüğlüklü Veysel Efe’ye katılmayıp asker kaçağı bir grup gençle eşkıyalığa başlamıştır. Cesareti ve atikliği nedeniyle Üçdaşşk Mustafa Efe namıyla anılmaya başlamıştır. Hayatta kalmak için yol keser köy basar. Namı yayılmaya başlamış fakat Banaz Karakol Komutanı’da peşine düşmüştür.</p>

<p>Banaz Karakol Komutanı Tevfik Çavuş’un uzun bir takipten sonra yaptığı bir baskınında bütün adamları öldürülse de kendi kaçmayı başarmıştır.</p>

<p><strong>“Afyon’da bir çiftlikte ırgatlık yapar”</strong></p>

<p>Afyon tarafına yaya yol alırken bir bayırda beş çift öküzle tarla süren bir ırgat grubuyla karşılaşır. Onlara silahını saklayarak yanaşır ve sorar;</p>

<p>-Selamün Aleyküm ağalar... Bu tarla sizin midir?</p>

<p>-Aleyküm selam. Hayır beyim biz ırgatız.</p>

<p>-İşe ihtiyacım var, ağanıza söyleyiverseniz?</p>

<p>-Akşam olsun köye gideriz. Ağaya kendin sorarsın.</p>

<p></p>

<p>Akşam olunca köye gidip ağadan iş istemiş. Ağa kabul etmiş.Ahıra bir yer ayarlamışlar ve orada yatıp kalkmaya başlamış. Tarlada işi bittikten sonra atları sevdiği için tımar edermiş. Ağanın bir gün dikkatini çekmiş. Mustafa Efe’yi çağırarak;</p>

<p>-Benim atımı bundan böyle sen tımar edeceksin demiş.</p>

<p>Bir gece vakti uyku tutmayınca çıra ışığında ıslık çalarak atı tımar ederken ağanın gelini ile karşılaşmış. Ağanın gelini gece vakti çıranın ışığıyla Mustafa Efe’nin kuşağında parlayan silahı görmüş. Telaşlanarak kayınpederine haber vermiş. Sabah olunca ağa tarafından çağrılır. Ağa;</p>

<p>-Oğlum gel bir yemek yiyelim deyinde işkillenmiş.</p>

<p>-Ağa benim yerim ahırdır. Sen rahatına bak demiş. Ağa bu sefer;</p>

<p>-Olsun bundan sonra burada yemek yiyeceksin deyince vaziyeti anlayarak ağaya başından geçenleri anlatır.</p>

<p>Ağa efenin anlattıklarına inanır ve zarar gelmeyeceğine kanaat getirerek kış çıkıncaya kadar kalmasına izin verir.</p>

<p><strong>“Yüğlüklü Veysel Efe’nin Yunan Ordusu’na çalıştığını öğrenir”</strong></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe bahar gelince köyüne dönmüştür. Efe namıyla anılan Karlık Köylü Mısdıli Mustafa, Yüğlük Köylü Veysel ve Keçiler Köylü Memiş eşkıyalık yapmaktadır. Kanun kaçağı olarak Murat Dağı eteklerinde epey bir dolanır. Kuvayi Milliye Müfrezesi’ne katılanların suçlarının affedileceğini duymuştur. İnanmak için biraz daha izleyelim diye düşünür.</p>

<p>Eşkıya sayısı itibariyle bölgedeki en büyük eşkıya çetesinin lideri olan Yüğlüklü Veysel Efe; Kütahya Vilayeti Altıntaş Kazası Yüğlük Köyü’ndendir. Yüğlük Köyü Uşak-Kütahya sınırında bir köydür. Veysel Efe’nin bir kız kardeşi Düzlüce Köyü’ne diğer kız kardeşi ise Corum Köyü’ne gelin gitmiştir. Hanımı ise Corum Köylü Çanakkale Şehidi Molla Musa oğlu hanımıdır. Veysel Efe, kız kardeşinin yanına Corum Köyü’ne geldiğinde görüp beğenmiş silah zoruyla evlenmiştir. Köyüm İmamı Molla Musa Hoca silah zoruyla ağlayarak nikâhlarını kıymıştır.</p>

<p>Yunan Ordusu’nun Uşak Kazası’nı işgaliyle kendisini takip eden Banaz Karakol Komutanı Arnavut Tevfik Çavuş’ta kaybolmuştur.</p>

<p>Uşak’ın işgal haberiyle kaçmak için Afyon istikametine doğru yola çıkan Düşkışla Halkı’ndan bir grup Yenice Köy civarında Yunan Ordusu’na yakalanırlar. Yunan askeri Yenice Köy Camisi’ne doldurduğu Düzkışlalı ve Yeniceköylü bu topluluk içinden genç ve güzel kızları zorla ayırdıktan sonra geri kalanını kurşun yağmuruna tutarak katletmiştir.</p>

<p></p>

<p>Yüğlüklü Veysel Efe’nin Yunan Ordusu’na çalıştığı ve şehit ettiği her Türk askeri için Yunan komutanından para aldığını öğrenir. Yüğlüklü Veysel Efe acımasızlığıyla nam salmıştır. Günlerden bir gün bir Türk süvarisini yakalayarak Corum Köyü’ne getirir. Askerin türkü söylediğini ve saz çaldığını öğrenince:</p>

<p>— Bizi sabaha kadar eğlendirirsen seni serbest bırakırım, der.</p>

<p>Asker sabaha kadar türkü söyleyip horon teper. Ancak Veysel Efe sözünde durmaz ve onu da Yunan komutanına teslim eder.</p>

<p>Birkaç defa kızanları aracılığıyla Yüğlüklü Veysel Efe’den katılması için davet almıştır. Köylülerini katleden Yunan Ordusu’na yaltaklanan bu haini ortadan kaldırmaya ve Kuvayi Milliye’ye katılmaya karar verir. Kızanları aracılığıyla bir buluşma talep eder.</p>

<p><strong>“Kuvayi Milliye Ordusu ile işbirliği yapar”</strong></p>

<p>Kuvayi Milliye Müfreze Komutanı’ndan da görüşme talep eder. Hasan Köy yakınlarında dağlık bir alanda bir araya geldiği bir Türk subayına;</p>

<p>- Veysel Efe’nin eşkalini tarif edeyim onu size getireceğimde pusu kurun öldürelim.</p>

<p>diyerek işbirliği teklif etmiştir. Üçdaşşk Mustafa Efe Kuvayi Milliye lehine çalışmaya başlamıştır.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe ile Yüğlüklü Veysel Efe ile bir araya gelerek teklifini iletir;</p>

<p>-Beraber çalışalım, Hasan Köyü dağlarında Türk müfreze kampına baskın verelim.</p>

<p>Yüğlüklü Veysel Efe’nin bu teklife olumlu karşılık vermesiyle yola çıkarlar. Hasan Köyü yakınlarındaki Kuvayi Milliye Müfrezesi’nin kamp alanına geldiklerinde çıkan şiddetli bir çarpışma sonrası Yüğlüklü Veysel Efe adamlarıyla kaçmayı başarır. Üçdaşşk Mustafa Efe pusunun başarısız olmasına sinirlenerek Türk müfreze komutanına bozuk atar;</p>

<p>—Hadi kendini vuramadınız atını niye vurmadınız? Onu bir daha getirecegim ,bu sefer uyanık olun.Atını vurunca yaya kalır yakalarsiniz der.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe Yüğlüklü Veysel Efe’ye müfreze gözetçilerine yakalandıkları için başarısız olduklarını gece tekrar bir baskın yaparlarsa başarılı olacaklarını söyler.İkna etmesiyle baskın hazırlıklarına başlarlar.</p>

<p>Kuvayi Milliye Müfrezesi’nin kamp alanına geldiklerinde vakit sabahın ilk saatlerini göstermektedir. İlk silah sesiyle birlikte müthiş can pazarı başlamıştır. Yüğlüklü Veysel Efe’nin birçok kızanı vurulmuştur. Yüğlüklü Veysel Efe yaralanmış,atı yaralanmış fakat tekrar kaçmayı başarmıştır.Corum Köyü’ne geldiğinde yaralı at ölmüştür. Adamları içine düştükleri pusunun Üçdaşşk Mustafa Efe’nin ihanetiyle geldiğini söyler. Üçdaşşk Mustafa Efe’yi takip etmeye başlarlar. Karargahı Büyük Oturak Köyü’nde olan Yunan Kolordu Komutanı’na haber verirler.</p>

<p><strong>“Yunan ordusu evini yakar ve hanımına işkence eder”</strong></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe’nin köyüne giden Yunan askerleri evini yakmış. Hanımına işkence etmiştir. Hanımını köy meydanında ki palamut ağacına ayaklarından asarak işkence eşliğinde sorgulamıştır.Yunan askeri hanımına bağırarak sormuş;</p>

<p>-Kocan nerede söyle!</p>

<p>Hanımı yerini söylememiş. Ama Üçdaşşk Mustafa Efe yakınlarına daha fazla zarar verilmesin diye teslim olmaya karar vermiştir. Yunan Ordusu’na teslim olmadan önce Türk Ordusu’na karşı zorla savaştırırlar diye tetik çeken parmağını kesmiştir. Yunan Ordusu’na teslim olduktan sonra hapsedilmiş sonra sorguya çekilmiştir. Akrabası olan Yüğlüklü Veysel Efe’nin baş kızanı Göcenoğlu Mahmut ölüm haricinde bir cezayla cezalandırılması için çalışmaktadır. Yunan Kolordu Komutanı ona iş birliği teklif eder:</p>

<p>— Bizimle çalış, sana silah ve para verelim. Seni baş efe yapalım.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe başını eğerek şu cevabı verir:</p>

<p>— Ben Türk oğlu Türk’üm. Bunu teklif edeceğine beni kılıcınla öldür.</p>

<p>Bu sözler karşısında etkilenen Yunan Komutanı;</p>

<p>- Sen mert bir Türksün seni öldürmeyeceğim.</p>

<p>Sonrasında Yunan Komutanı’nın emriyle Afyon hapishanesine gönderilir.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe uzun bir süre hapis yattıktan sonra Yunan Ordusu’nun Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde bozguna uğramasıyla Afyon’u terk etmiş o da serbest kalmıştır. Köyüne döner.</p>

<p>Bu arada Üçdaşşk Mustafa Efe’nin düşmanı Yüğlüklü Veysel Efe Yunan Ordusu’nun Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde bozguna uğramasıyla köyüne gider, annesi ve eşiyle vedalaşır:</p>

<p>— On gün içinde dönersem dönerim, dönemezsem Yunan askerleriyle birlikte Yunanistan’a kaçacağım.</p>

<p>Kaçan Yunan Ordusu’na yetişmek için çıktığı yolda iken bir çeşme başında durur;</p>

<p>-Ben burada banyo yapacağım.</p>

<p>Ancak yanında bulunan Baş Kızanı Düzkışlalı Göcenoğlu Mahmut tarafından vurularak öldürülmüştür.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe ise Kurtuluş Savaşı sonrası çiftçilik yaparak Düzkışla Köyü’nde ailesiyle bir hayat sürdükten sonra 1965 yılında vefat etmiştir.</p>

<p>Uşak ili Banaz ilçesi Düzkışla Köyü sakinlerinden Kuvayi Milliye yanlısı Üçdaşşk Mustafa Efe’'nin torunu Ali Rıza Arslan Bey</p>

<p>ve Uşak ili Banaz ilçesi Corum Köyü sakinlerinden Ahmet Kavak anlatımlarından yararlanılmıştır. Hikayeyi bilenlerin düzeltme yapmasını rica ederim.</p>

<p></p>

<p>Düzkışla Köylü Üçdaşşk Mustafa Efe</p>

<p></p>

<p>Mustafa; Kütahya Vilayeti Uşak Kazası Düzkışla Köyü’nde 1885 yılında doğmuştur. Ailesinin Dolayköy’den geldiği rivayet olunmaktadır. Askerlik çağına yaklaştığı yıllarda bölgede türeyen eşkıyanın en gaddarı Yüğlüklü Veysel Efe’nin kızanı Göcenoğlu Mahmut(Yılmaz) ile akrabalığından dolayı Banaz Karakol Komutanı’nın yaptığı tahkikatta takibe alınmıştır. Komutanın acımasızlığı dillere destandır. Birçok ismi haksız yere idama yolladığı rivayet edilmektedir.</p>

<p></p>

<p>Mustafa iri yapılı bıçkın bir delikanlıdır. Banaz Karakol Komutanı Arnavut Tevfik Çavuş’un dayağına isyan ederek dağa çıkmıştır. Yüğlüklü Veysel Efe’ye katılmayıp asker kaçağı bir grup gençle eşkıyalığa başlamıştır. Cesareti ve atikliği nedeniyle Üçdaşşk Mustafa Efe namıyla anılmaya başlamıştır. Hayatta kalmak için yol keser köy basar. Namı yayılmaya başlamış fakat Banaz Karakol Komutanı’da peşine düşmüştür.</p>

<p></p>

<p>Banaz Karakol Komutanı Tevfik Çavuş’un uzun bir takipten sonra yaptığı bir baskınında bütün adamları öldürülse de kendi kaçmayı başarmıştır.</p>

<p></p>

<p>Afyon tarafına yaya yol alırken bir bayırda beş çift öküzle tarla süren bir ırgat grubuyla karşılaşır. Onlara silahını saklayarak yanaşır ve sorar;</p>

<p></p>

<p>-Selamün Aleyküm ağalar... Bu tarla sizin midir?</p>

<p></p>

<p>-Aleyküm selam. Hayır beyim biz ırgatız.</p>

<p></p>

<p>-İşe ihtiyacım var, ağanıza söyleyiverseniz?</p>

<p></p>

<p>-Akşam olsun köye gideriz. Ağaya kendin sorarsın.</p>

<p></p>

<p>Akşam olunca köye gidip ağadan iş istemiş. Ağa kabul etmiş.Ahıra bir yer ayarlamışlar ve orada yatıp kalkmaya başlamış. Tarlada işi bittikten sonra atları sevdiği için tımar edermiş. Ağanın bir gün dikkatini çekmiş. Mustafa Efe’yi çağırarak;</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Benim atımı bundan böyle sen tımar edeceksin demiş.</p>

<p></p>

<p>Bir gece vakti uyku tutmayınca çıra ışığında ıslık çalarak atı tımar ederken ağanın gelini ile karşılaşmış. Ağanın gelini gece vakti çıranın ışığıyla Mustafa Efe’nin kuşağında parlayan silahı görmüş. Telaşlanarak kayınpederine haber vermiş. Sabah olunca ağa tarafından çağrılır. Ağa;</p>

<p></p>

<p>-Oğlum gel bir yemek yiyelim deyinde işkillenmiş.</p>

<p>-Ağa benim yerim ahırdır. Sen rahatına bak demiş. Ağa bu sefer;</p>

<p></p>

<p>-Olsun bundan sonra burada yemek yiyeceksin deyince vaziyeti anlayarak ağaya başından geçenleri anlatır.</p>

<p></p>

<p>Ağa efenin anlattıklarına inanır ve zarar gelmeyeceğine kanaat getirerek kış çıkıncaya kadar kalmasına izin verir.</p>

<p></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe bahar gelince köyüne dönmüştür. Efe namıyla anılan Karlık Köylü Mısdıli Mustafa, Yüğlük Köylü Veysel ve Keçiler Köylü Memiş eşkıyalık yapmaktadır. Kanun kaçağı olarak Murat Dağı eteklerinde epey bir dolanır. Kuvayi Milliye Müfrezesi’ne katılanların suçlarının affedileceğini duymuştur. İnanmak için biraz daha izleyelim diye düşünür.</p>

<p></p>

<p>Eşkıya sayısı itibariyle bölgedeki en büyük eşkıya çetesinin lideri olan Yüğlüklü Veysel Efe; Kütahya Vilayeti Altıntaş Kazası Yüğlük Köyü’ndendir. Yüğlük Köyü Uşak-Kütahya sınırında bir köydür. Veysel Efe’nin bir kız kardeşi Düzlüce Köyü’ne diğer kız kardeşi ise Corum Köyü’ne gelin gitmiştir. Hanımı ise Corum Köylü Çanakkale Şehidi Molla Musa oğlu hanımıdır. Veysel Efe, kız kardeşinin yanına Corum Köyü’ne geldiğinde görüp beğenmiş silah zoruyla evlenmiştir. Köyüm İmamı Molla Musa Hoca silah zoruyla ağlayarak nikâhlarını kıymıştır.</p>

<p></p>

<p>Yunan Ordusu’nun Uşak Kazası’nı işgaliyle kendisini takip eden Banaz Karakol Komutanı Arnavut Tevfik Çavuş’ta kaybolmuştur.</p>

<p></p>

<p>Uşak’ın işgal haberiyle kaçmak için Afyon istikametine doğru yola çıkan Düşkışla Halkı’ndan bir grup Yenice Köy civarında Yunan Ordusu’na yakalanırlar. Yunan askeri Yenice Köy Camisi’ne doldurduğu Düzkışlalı ve Yeniceköylü bu topluluk içinden genç ve güzel kızları zorla ayırdıktan sonra geri kalanını kurşun yağmuruna tutarak katletmiştir.</p>

<p></p>

<p>Yüğlüklü Veysel Efe’nin Yunan Ordusu’na çalıştığı ve şehit ettiği her Türk askeri için Yunan komutanından para aldığını öğrenir. Yüğlüklü Veysel Efe acımasızlığıyla nam salmıştır. Günlerden bir gün bir Türk süvarisini yakalayarak Corum Köyü’ne getirir. Askerin türkü söylediğini ve saz çaldığını öğrenince:</p>

<p></p>

<p>— Bizi sabaha kadar eğlendirirsen seni serbest bırakırım, der.</p>

<p></p>

<p>Asker sabaha kadar türkü söyleyip horon teper. Ancak Veysel Efe sözünde durmaz ve onu da Yunan komutanına teslim eder.</p>

<p>Birkaç defa kızanları aracılığıyla Yüğlüklü Veysel Efe’den katılması için davet almıştır. Köylülerini katleden Yunan Ordusu’na yaltaklanan bu haini ortadan kaldırmaya ve Kuvayi Milliye’ye katılmaya karar verir. Kızanları aracılığıyla bir buluşma talep eder.</p>

<p></p>

<p>Kuvayi Milliye Müfreze Komutanı’ndan da görüşme talep eder. Hasan Köy yakınlarında dağlık bir alanda bir araya geldiği bir Türk subayına;</p>

<p></p>

<p>- Veysel Efe’nin eşkalini tarif edeyim onu size getireceğimde pusu kurun öldürelim.</p>

<p></p>

<p>diyerek işbirliği teklif etmiştir. Üçdaşşk Mustafa Efe Kuvayi Milliye lehine çalışmaya başlamıştır.</p>

<p></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe ile Yüğlüklü Veysel Efe ile bir araya gelerek teklifini iletir;</p>

<p>-Beraber çalışalım, Hasan Köyü dağlarında Türk müfreze kampına baskın verelim.</p>

<p></p>

<p>Yüğlüklü Veysel Efe’nin bu teklife olumlu karşılık vermesiyle yola çıkarlar. Hasan Köyü yakınlarındaki Kuvayi Milliye Müfrezesi’nin kamp alanına geldiklerinde çıkan şiddetli bir çarpışma sonrası Yüğlüklü Veysel Efe adamlarıyla kaçmayı başarır. Üçdaşşk Mustafa Efe pusunun başarısız olmasına sinirlenerek Türk müfreze komutanına bozuk atar;</p>

<p></p>

<p>—Hadi kendini vuramadınız atını niye vurmadınız? Onu bir daha getirecegim ,bu sefer uyanık olun.Atını vurunca yaya kalır yakalarsiniz der.</p>

<p></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe Yüğlüklü Veysel Efe’ye müfreze gözetçilerine yakalandıkları için başarısız olduklarını gece tekrar bir baskın yaparlarsa başarılı olacaklarını söyler.İkna etmesiyle baskın hazırlıklarına başlarlar.</p>

<p></p>

<p>Kuvayi Milliye Müfrezesi’nin kamp alanına geldiklerinde vakit sabahın ilk saatlerini göstermektedir. İlk silah sesiyle birlikte müthiş can pazarı başlamıştır. Yüğlüklü Veysel Efe’nin birçok kızanı vurulmuştur. Yüğlüklü Veysel Efe yaralanmış,atı yaralanmış fakat tekrar kaçmayı başarmıştır.Corum Köyü’ne geldiğinde yaralı at ölmüştür.Adamları içine düştükleri pusunun Üçdaşşk Mustafa Efe’nin ihanetiyle geldiğini söyler. Üçdaşşk Mustafa Efe’yi takip etmeye başlarlar. Karargahı Büyük Oturak Köyü’nde olan Yunan Kolordu Komutanı’na haber verirler.</p>

<p></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe’nin köyüne giden Yunan askerleri evini yakmış. Hanımına işkence etmiştir. Hanımını köy meydanında ki palamut ağacına ayaklarından asarak işkence eşliğinde sorgulamıştır.Yunan askeri hanımına bağırarak sormuş;</p>

<p></p>

<p>-Kocan nerede söyle!</p>

<p></p>

<p>Hanımı yerini söylememiş. Ama Üçdaşşk Mustafa Efe yakınlarına daha fazla zarar verilmesin diye teslim olmaya karar vermiştir. Yunan Ordusu’na teslim olmadan önce Türk Ordusu’na karşı zorla savaştırırlar diye tetik çeken parmağını kesmiştir. Yunan Ordusu’na teslim olduktan sonra hapsedilmiş sonra sorguya çekilmiştir. Akrabası olan Yüğlüklü Veysel Efe’nin baş kızanı Göcenoğlu Mahmut ölüm haricinde bir cezayla cezalandırılması için çalışmaktadır. Yunan Kolordu Komutanı ona iş birliği teklif eder:</p>

<p></p>

<p>— Bizimle çalış, sana silah ve para verelim. Seni baş efe yapalım.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe başını eğerek şu cevabı verir:</p>

<p></p>

<p>— Ben Türk oğlu Türk’üm. Bunu teklif edeceğine beni kılıcınla öldür.</p>

<p></p>

<p>Bu sözler karşısında etkilenen Yunan Komutanı;</p>

<p></p>

<p>- Sen mert bir Türksün seni öldürmeyeceğim.</p>

<p></p>

<p>Sonrasında Yunan Komutanı’nın emriyle Afyon hapishanesine gönderilir.</p>

<p></p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe uzun bir süre hapis yattıktan sonra Yunan Ordusu’nun Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde bozguna uğramasıyla Afyon’u terk etmiş o da serbest kalmıştır. Köyüne döner.</p>

<p></p>

<p>Bu arada Üçdaşşk Mustafa Efe’nin düşmanı Yüğlüklü Veysel Efe Yunan Ordusu’nun Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde bozguna uğramasıyla köyüne gider, annesi ve eşiyle vedalaşır:</p>

<p></p>

<p>— On gün içinde dönersem dönerim, dönemezsem Yunan askerleriyle birlikte Yunanistan’a kaçacağım.</p>

<p>Kaçan Yunan Ordusu’na yetişmek için çıktığı yolda iken bir çeşme başında durur;</p>

<p>-Ben burada banyo yapacağım.</p>

<p>Ancak yanında bulunan Baş Kızanı Düzkışlalı Göcenoğlu Mahmut tarafından vurularak öldürülmüştür.</p>

<p>Üçdaşşk Mustafa Efe ise Kurtuluş Savaşı sonrası çiftçilik yaparak Düzkışla Köyü’nde ailesiyle bir hayat sürdükten sonra 1965 yılında vefat etmiştir.</p>

<p><strong>(GÖRSEL: YAPAY ZEKA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakin-efesi-duzkisla-koylu-ucdassk-mustafa-efe</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/3dassakefe.jpg" type="image/jpeg" length="88902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ta Nevruz Bayramı coşkulu bir şekilde kutlandı]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-nevruz-bayrami-coskulu-bir-sekilde-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-nevruz-bayrami-coskulu-bir-sekilde-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın müjdecisi, kardeşliğin sembolü, bolluk ve bereketin simgesi olan Nevruz Bayramı, Uşak’ta oldukça coşkulu ve renkli bir şekilde kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>“15 Temmuz Şehitleri Meydanında Uşak Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Nevruz Bayramı kutlamalarına Vali Serdar Kartal, Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Belediye Başkan Vekili Çağlar Samancı, Belediye Başkan Yardımcısı Reyhan Aydın, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, Uşak Jandarma Komutanı J. Albay Özgür Kılıç, Uşak Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, AK Parti Uşak İl Başkanı Himmet Yaşar, CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban, daire müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı</p>

<p>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını Uşak Kültür ve Turizm Müdürü Yavuz Çakar yaptı. Çakar, Nevruz’un yüz yıllardan beri kutlanan köklü bir gelenek olduğunu, bolluk ve bereketi müjdeleyen özel bir başlangıç olduğunu belirtti.</p>

<p>Şube Müdürü Murta Erşad Al’ın nevruz duasının ardından Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan gibi Türk ülkelerinden gelip Uşak Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencilerin kendi dillerinde nevruz kutlaması yapmalarının ardından sergilenen halk oyunları büyük beğeni topladı.</p>

<p>Halk oyunları gösterilerinin ardından törene katılanlara tarhana çorbası, bulgur ve boyalı yumurta dağıtımı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni Atanan Uşak Valisi Serdar Kartal, ok atışında tam isabet sağlayarak ustalığını gösterdi. Daha sonra, Vali kartal ve protokol üyelerinin örs üzerinde demir dövmesi ve ateşin üzerinden atlamasıyla program son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-nevruz-bayrami-coskulu-bir-sekilde-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/nevruz-2.jpg" type="image/jpeg" length="21671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halim Hoca Uşak’ta kaybolan bir geleneği hatırlattı]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/halim-hoca-usakta-kaybolan-bir-gelenegi-hatirlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/halim-hoca-usakta-kaybolan-bir-gelenegi-hatirlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Orhan Dengiz Anadolu Lisesi emekli Müdürü Halim Uçar Hocamız, Uşak’ta kaybolan bir geleneği yaşatmak için kolları sıvadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halim Hoca, 1930’lu Yıllardan, 1980’li Yıllara, Siyah Beyaz Uşak Fotoğraflarından, Renkli Uşak Kartpostallarıyla 96 Yıllık Uşak Ramazan Bayramı Kutlama Geleneğini genç nesillere aktarmayı hedefledi.</p>

<p>Kültürümüzde akrabaların, komşuların, arkadaşların, tanıdıkların bayramlarını kutlamak, büyüklerin ellerinden öpmek, uzakta olanların bayramlarını arayarak veya tebrik kartlarıyla kutlamak olduğunu hatırlatan Halim Hoca, “1960’lı yıllara kadar tebrik kartları şehirlerin siyah-beyaz fotoğraflarıyla, 1970’li yıllardan itibaren renkli kartpostallarla yapıldı. Kartpostallarla bayram kutlamaları yavaş, yavaş azalsa da 2000’li yıllara kadar devam etti.” dedi.</p>

<p><strong>“Kartpostalla bayram kutlamak tarihe karıştı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital ortamın kartpostal kültürünü tamamen ortadan kaldırdığından yakınan Halim Uçar, “Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu hesabı, 2010’lu yıllarda bilgisayarlar, cep telefonları yaygınlaştı, kartpostallara o güzel güzel yazılarla bayram kutlama geleneğimiz kalktı, günümüzde artık pek evlere de bayram kutlama ziyaretleri yapılmıyor, telefon dahi edilmiyor, sosyal medyalarda sözde bayramlar kutlanıyor, kes-yapıştır usulü toplu yazılarla bu iş geçiştiriliyor, kutlama yazılarında zahmet edip, muhatabın ismi ve unvanı dahi yazılmadan, genel cümlelerle bayramlar kutlanıyor. Koleksiyonumdaki Uşak’la ilgili siyah-beyaz ve renkli 15 resim ve kartpostalla sizlere 96 yıl öncesine, 1930’lu yıllara, 1949’a, 1965’e ve 1980’li yıllara götüreceğim, Ramazan bayram tebriklerinde neler, neler yazılmış? Bu vesile ile herkesin Ramazan Bayramı’nı tekrar kutluyor, sağlıklı, sıhhatli, huzurlu nice bayramlar diliyorum. (Not: Bazı tebriklerde özel bilgilere saygı gereği kişi isimlerini yazılardan sildim, bu isimler bende mevcuttur.)” ifadesini kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/halim-hoca-usakta-kaybolan-bir-gelenegi-hatirlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/halimkapak.jpg" type="image/jpeg" length="84928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Belediyesi Şehir Tiyatrosu: “Balayı Suiti” sergiliyor]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-belediyesi-sehir-tiyatrosu-balayi-suiti-sergiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-belediyesi-sehir-tiyatrosu-balayi-suiti-sergiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi Şehir Tiyatrosu, İngiliz yazar Robin Hawdon’un yazdığı ve Çağrı Gülerer’in yönettiği ‘Balayı Suiti’ adlı komediyi sergilemeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Belediyesi Şehir Tiyatrosu “27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde 2 perdelik iddialı bir komedi ile perdelerini aralıyor.</p>

<p>+16 yaş ve üzeri izleyici kitlesine hitap eden Balayı Süiti adlı 2 perdelik komedi tiyatro oyunu 27 Mart Cuma günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezî 1 Nolu Salon’da sahneleniyor.</p>

<p>Oyunun biletlerini; internet üzerinden Biletinial sitesi ve Atatürk Kültür Merkezi gişesinden temin etmek mümkün.</p>

<p><strong>KONUSU:</strong></p>

<p>Geceyi tanımadığı bir kadınla geçiren John, düğüne saatler kala kendini balayı süitinde bulur. Bu durumdan kurtulmak için güvenebileceği tek kişi en yakın arkadaşı ve sadıcı olan David’dir. Bir yandan geceyi birlikte geçirdiği kadının kim olduğunu çözmeye çalışırken, diğer yandan da müstakbel eşi Suzan’a ve ailesine durumu çaktırmamak için çabalar. Oda görevlileri, telekızlar ve kız arkadaşlar…</p>

<p>Düğüne saatler kala yaşanan bu heyecanlı ve romantik kaos, izleyicilere bol bol kahkaha dolu duygusal sahneler vadediyor.</p>

<p><strong>Yazan:</strong> Robin Hawdon</p>

<p><strong>Yöneten:</strong> Çağrı Gülerer</p>

<p>Yönetmen Yardımcısı: Furkan Alkan</p>

<p><strong>Çeviren - Uyarlayan:</strong> Çağrı Gülerer</p>

<p><strong>Koreograf:</strong> Necip Kamiloğlu</p>

<p><strong>Kostüm Tasarım:</strong> Funda Yavaş</p>

<p><strong>Dekor Tasarım:</strong> Süleyman Erkut</p>

<p><strong>Işık Tasarım:</strong> Mehmet Şah</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sahne Amiri:</strong> Zehra Gülerer</p>

<p><strong>Makyöz:</strong> İlknur Şen &amp; Zehra Gülerer</p>

<p><strong>Işık Ses Kumanda:</strong> Burkay Çıvgın</p>

<p><strong>Genel Sanat Yönetmeni:</strong> Mustafa Tunay</p>

<p><strong>Oyuncular:</strong></p>

<p>Ahmet Büyükuğurlu, Beyza Şerbetçi, Ceren Berfin Er, Çağrı Gülerer, Hakan Baştürk, Mehmet Toklu, Pınar Köy, Seçil Büyükuğurlu.</p>

<p><strong>Etkinlik Türü</strong>: Komedi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-belediyesi-sehir-tiyatrosu-balayi-suiti-sergiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 05:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/bu-balayi-suiti-johnun-basina-bela-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="98796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram tatilinde ziyaret edebileceğiniz Uşak’taki evliya türbeleri]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/bayram-tatilinde-ziyaret-edebileceginiz-usaktaki-evliya-turbeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/bayram-tatilinde-ziyaret-edebileceginiz-usaktaki-evliya-turbeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerçi, Meteoroloji Uşak’ta yağmur süresince yağışlı bir hava tahmin ediyor. Ama yine de sizler için ziyaret edebileceğiniz yatır ve türbeleri derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HACIM SULTAN</strong></p>

<p>Hacım Sultan 1305 yılında Uşak'a gelmiş ve Hacım Köyünün olduğu yere yerleşerek şeyhi Hacı Bektaş-i Veli'nin izinde tarikatı temsil etmiştir.</p>

<p>Hacım Sultan'ın türbesi de Uşak'ta Sivaslı İlçesine bağlı Hacım Köyü'ndedir. Uşak’a 27 kilometre uzaklıkta Uşak cezaevi giriş kapısı önünden güneye gitmek sureti ile kolayca ulaşılabilinir. Hacım Sultan Türbesi, Ege Bölgesi'nin en önemli kültür varlıklarından biridirUşak’taki tarihi bilinen en eski Bektaşi zaviyesi Hacım Sultan’dır. Zaviye Germiyanoğlu I. Yakub Bey tarafından H.721/ M.1321 tarihinde Hacım Sultan köyüne yaptırılmıştır. Bugün bu köy, Uşak iline bağlı Sivaslı ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. Germiyanoğulları Beyliği dönemine ait olan Hacım Sultan Zaviyesi, Osmanlıların bölgeyi ele geçirmesiyle birlikte hiçbir tahribata uğramamış, vakfın şartlarına uygun biçimde bölgedeki faaliyetlerine devam edebilmiştir. Hacım Sultan Zaviyesi, Uşak ilinden 35 kilometre uzaklıktaki, Sivaslı ilçesine bağlı, Hacım Köyü mezarlığı ortasında bulunmaktadır. Bu zaviyeden günümüze sadece türbe ulaşmıştır. Fakat köyde yaşayan ihtiyarların türbenin karşısında eskiden bir takım binaların bulunduğunu bir deprem sonunda yıkıldıklarını söylemesi, zaviye binası ve müştemilâtının yakın zamana kadar ayakta olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Türbe bahçesinin girişindeki, sağ tarafta duvara bitişik durumda H. 1300 (M. 1882-1883) tarihli kitâbesi olan bir çeşme mevcuttur. Ayrıca türbe bahçesinin giriş kapısında da H. 1301 (M. 1883-1884) tarihli başka bir kitâbe vardır. Fakat bu tarihler türbenin yapılışını gösteren tarihler değildir. Bahçenin sonunda bulunan türbede, yapılış tarihini belli eden bir kitabe yoktur. Kitâbe taşının konulması gereken yer, çukur biçiminde olup, içi boş bırakılmış, onun üst tarafına H. 1229 (M. 1813-1814) tarihi boya ile geç devirde yazılmıştır. Türbenin esas yapılış tarihinin yazılı olduğu yer tamir sırasında kapatılarak şimdiki tarih üzerine tekrar yazılmış olmalıdır. Türbenin duvarlarında veya içerisinde yapılış tarihini gösteren başka bir ibare de bulunmamaktadır. Hacım Sultan Türbesi sekizgen ana mekân ve önünde bulunan dikdörtgen giriş yerinden meydana gelmiştir. Giriş yerinin cephesinde yerden bir bir buçuk metre yüksekliğindeki konsollar üzerine oturan bir sivri kemer vardır. Bu kısmın üstünü tek aynalı tonoz örtmektedir. İçi tamamen, dış kısımları kısmen sarımtırak mermerlerle kaplıdır. Buradan basık kemerli bir kapı ile sekizgen türbe odasına geçilmektedir. Türbenin duvarları düz ve badanalanmış, üstü sekizgen bir kubbe ile örtülmüştür. Türbenin oldukça sade yapılmış olduğunu, kubbe ortasında 19. yüzyıla ait renkli kolon işleri de bulunmaktadır. Yerinde yaptığımız incelemelerde, türbenin yakın bir tarihte çıkan ufak bir yangın sebebiyle, iç kısımdaki duvarların karamış olduğunu, ayrıca tavana asılı Hacım Sultan’a ait olduğu söylenen tahta asanın büyük zarar gördüğü tespit edildi. Türbede yine tavana asılı bulunan ve Hacı Bektaş tarafından Hacım Sultan’a verilen “bâtın kılıcı” nın yerine sembolik olarak asılmış bir demir kılıçda (aslı tahtadan) bulunmaktadır. Türbenin içinde Hacım Sultan’a ait sanduka da yer almaktadır. Türbede sandukanın altında asıl mezarın bulunduğu yerden Çile Tepesi diye bilinen yere ulaşan gizli bir tünel de bulunmaktadır. Bu tünelin diğer kollarının ise farklı yere çıktığı köy ahalisi tarafından anlatılmaktadır. Bugün bu tünelin giriş yeri betonla kapatır. Tüneller ise kullanılmamaktadır.</p>

<p><strong>KABAKLARLI ŞEYH ALAADDİN UŞŞAKİ </strong></p>

<p>Kabaklarlı Şeyh Alaaddin Uşşaki Hazretlerinin ne zaman doğup ne zaman öldüğüne dair kesin bir bilgi mevcut değildir. Halveti yolunun ileri gelen büyüklerindendir. Halvetiliğin 3’cü asıl şubesi olan Ahmediyye tarikatının kurucusu Yiğitbaşı namı ile tanınan Şeyh Ahmet Şemseddin Efendinin hocası ve mürşididir. Akhisar’a bağlı Göl Marmarası’nda doğan Şeyh Ahmet Efendi Uşak’a gelerek normal medrese eğitimini tamamlamıştır. Medreseden diplomasını aldıktan sonra Şeyh Alaaddin Uşşaki Hazretlerinin mensup olduğu tarikata katılarak O’ndan tarikat ve feyiz alarak seyr-ü sülukunu tamamlamıştır. Allaaddin Uşşaki’yi 1486 tarihinde Sultan II. Beyazıd’ın padişahlığı sırasında İstanbul Koca Mustafa Paşa’da Hazreti Cemalinin ilim dergâhındaki arifler arasında görmekteyiz. Hazreti Cemal Halveti, Halvetiliğin ikinci ana kolu olan Cemaliyye tarikatının kurucusudur.</p>

<p>Hazreti Şeyh Cemal Halveti bu dergâhta 9 yıl ümmetin irşadı ile çalışmış olduğuna Şeyh Alaaddin Uşşakinin ne zaman köye döndüğüne dair bir bilgimiz mevcut değildir. Bu durumda Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Efendinin Şeyh Alaaddin Uşşakiden hilafetini Şeyhin İstanbul’a gidişinden önce mi yoksa sonramı aldığı konusu açıklığa kavuşturulamamıştır. Bizim naçizane tahminimiz bu hilafetin Şeyhin İstanbul’a gitmesinden önce gerçekleştiği yönündedir. Köydeki türbesi kapısı üzerinde çok bozuk bir yazı ile yazılı kitabe de bizi fazla aydınlatmamaktadır. Kitabe şöyledir:</p>

<p><strong>“Buldu bu cami, türbe, izzet, şeref ile</strong></p>

<p><strong>İlahi bâniye ecirver olmaya telef sayi”</strong></p>

<p>Şeyh Alaadin Türbesi, Uşak merkeze bağlı Kabaklar Köyündedir. Ankara yolu üzerindeki Çarıkköy içinden rahatlıkla gidilebilinir.</p>

<p><strong>BULDUK DEDE</strong></p>

<p>Uşak ilinin ilk Türk yerleşimi olarak bilinen Doğala-Aybey hattı üzerinde Bulduk Dede namıyla meşhur bir ulu zat bulunmaktadır.(Muzaffer Mert Okul arkası) Bu türbenin kapısında kim tarafından yazıldığı bilinmeyen bir bilgilendirme tabelası bulunmaktadır. Ve şöyle yazar ; Ruknettin Doğan Baba-Bulduk Dede-Karabağlı-gelişi miladi 875...</p>

<p><strong>UŞAK SİVASLI SAMATLAR KÖYÜNÜN KURUCUSU-SAMUT DEDE</strong></p>

<p>1300'lü yıllarda Samit Dede diye gelen biri köyü kurmuştur. Halen mezarı köy çıkışında durmaktadır. Bektaşîlerde, ocak, baba postu, gayb erenleri postu gibi makamlar vardır. Birisi, bir başka yerde vefat ederse, memleketinde veya hatırasını taşıyan bir yerde, ruhuna Fatiha okunmak ve onu anmak üzere yapılan merkada "Makam" denir.</p>

<p>Tekke, Kangal ilçesine bağlı Tekke köyündedir. Samut Baba’nın türbesi altıgen planlı olup, piramit kubbelidir. Mimari yapı bakımından Selçuklu kümbetlerine benzer. Giriş kapısı üzerinde 981(1573) tarihi vardır. Buna göre Samut Baba 16.yüzyılda yaşamıştır. Sivas yöresindeki en eski tekke şairidir. Menkıbeler onu 1V. Murat’la çağdaş gösterip, onun kerametlerinden bahseder. Bağdat Seferi 1638 yılında yapılmış olduğuna göre, Samut Baba’nın 1V. Murat’la görüşüp, O’nu ve ordusunu ağırlaması imkansızdır.[3] Her yıl 21 Mart’ta Kangal’ın Karanlık, Çaltepe, Mamaş, Daylı, Topardıç, Kavak...köylülerince ziyaret edilmekte ve dini törenler yapılmaktadır.</p>

<p><strong>DERUNI ALI EFENDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>18nci yüzyılda Topkapı Sarayı içindeki Enderun'dan yetişmiş, yüksek rütbeli bir devlet memuru olması beklenirken islediği bir suç yüzünden Uşak’a sürülmüştür. Büngüldek Camii avlusu içinde bir medrese açmıştır. Kendisi aslında hurafelere karsı çıkan bir alim olmasına rağmen ölümünden sonra hakkında birçok rivayet uydurulmuştur. En ünlüsü kisin ortasında bağından buğusu üstünde taze üzümler getirip ikram etmesidir. Cin taifesine mektuplar yazdığı söylenir. Kendisinin iyi bir divan sairi olduğu biliniyor.</p>

<p><strong>YÖRU DEDE</strong></p>

<p>Uşşakiye Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Hüsamettin’in Burma Cami yakınında bir manevi mekânı vardı (Asil türbesi İstanbul, Kasımpaşa’dadır). Burada bir mum yakma veya ufak bir akçe karşılığı dileklerde bulunulurdu. Ama bu dedenin esas "ihtisası" yürümesi gecikmiş çocukları yürütmesiydi. Böyle çocuklara cuma günleri türbenin etrafında üç kere tur attırılırdı.</p>

<p><strong>HACI KEMAL TÜRBESI</strong></p>

<p>Germiyanoglu Süleyman Şah’ın damadı, aynı zamanda Yıldırım Beyazıt’ın bacanağıydı. Türbesi bugün de mevcuttur. Sağlık, bilhassa sıtmadan kurtarma konusunda çok unluydu. Türbe parmaklıklarına çaput bağlanırdı. Ama aslında her derde deva idi. Bendeniz de ilkokula giderken eger dersime çalışmamışsam yolumu değiştirir Hacı Kemal Dede'ye öğretmenim beni tahtaya kaldırmasın diye dua ederdim.</p>

<p><strong>HACIKADEM TURBESI</strong></p>

<p>Hacıkadem Koyu'nun koruluğunu korurdu. Korudan yas ağaç kesenlerin buradaki dede tarafından çarpılacağına inanılırdı.</p>

<p><strong>KARADEDE</strong></p>

<p>Osmanlı arşivi 1676 yılı Kütahya Livası(ili) Uşak Kazası Avarız Defteri kayıtlarında "KARHAK DEDE" olarak kayıt edilen zatın Uşak'a hangi dönemde geldiği ile ilgili bir kayıt mevcut değildir. Mustafa Çetin Varlık, “XVI. Yüzyılda Kütahya Sancağı’nda Yerleşme ve Vergi Nüfusu”, Belleten, LII / 202, Nisan 1988 isimli akademik çalışmasında "Karhak Dede" Mahallesi ve yatırının 1520 yılı kayıtlarında da aynı isimle anıldığı görülmektedir. Muhtemelen daha sonra halk arasındaki deyimiyle “Karhak Dede” “Kara Dede” oldu. Yatırı Uşak Atatürk Lisesi arakasındaki eski Kara Dede Mezarlığı tabir edilen yerdedir. Uşak belediyesi tarafından yeniden restore edilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/bayram-tatilinde-ziyaret-edebileceginiz-usaktaki-evliya-turbeleri</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 02:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/bayramda-ziyaret-edebileceginiz-usaktaki-turbeler.jpg" type="image/jpeg" length="99016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak İl Özel İdaresi köylerde Ramazan şenliği düzenledi]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-il-ozel-idaresi-koylerde-ramazan-senligi-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-il-ozel-idaresi-koylerde-ramazan-senligi-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak İl Özel İdaresi köylerde Ramazan şenliği programına, merkez ilçeye bağlı İlyaslı ve Koyunbeyli köylerinde düzenlenen etkinliklerle devam etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla idarece yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: “Uşak İl Özel İdaresi; Türk kültürünün ve medeniyetinin temelini oluşturan aile kavramının önemini vurgulamak, geçmişten gelen kültürel değerleri yeni nesillere aktarmak ve Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen programlarda vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<p>Ramazan ayının bereketiyle aynı sofrada buluşmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın anlam kazandığı etkinliklerde geleneksel ve kültürel meddah gösterileri, çocuk oyunları ve büyüklerimize yönelik ziyaretler düzenlenerek hem geleneksel kültür yaşatıldı hem de kuşaklar arasında güçlü bağlar kurularak aile büyükleri ve aile olmanın önemi vurgulandı.</p>

<p>Uşak İl Özel İdaresi tarafından düzenlenen etkinlikler İlyaslı Köyü ve Koyunbeyli Köyü’nde vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programlarda Ramazan ayının manevi iklimi içinde aile, kültür ve toplumsal dayanışma vurgusu ön plana çıktı.</p>

<p>Uşak İl Özel İdaresi yetkilileri, etkinliklere ev sahipliği yapan İlyaslı Köyü ve Koyunbeyli Köyü muhtarları Ramazan Temel ve Şifa Söğüt'e, katılım sağlayan vatandaşlara ve projeye destek veren İl Müdürlüğüne, paydaş kurumlara teşekkür ederek, Ramazan ayı boyunca benzer kültürel etkinliklerin devam edeceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazan’ın birlik, beraberlik ve aile bağlarını güçlendiren bereketinin tüm toplumda hissedilmesi temennisiyle vatandaşların Ramazan ayı tebrik edildi.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-il-ozel-idaresi-koylerde-ramazan-senligi-duzenledi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 00:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/usak-koylerinde-ramazan-senligi-var.jpg" type="image/jpeg" length="79955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ta “Kadının Hafızası, Mekânın Belleği Sergisi” açıldı]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-kadinin-hafizasi-mekanin-bellegi-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-kadinin-hafizasi-mekanin-bellegi-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Kadının Hafızası, Mekânın Belleği” başlıklı sergi, Uşak Arkeoloji Müzesi Sanat Galerisinde törenle açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Kadının Hafızası, Mekânın Belleği” başlıklı sergi, Uşak Arkeoloji Müzesi Sanat Galerisinde Uşaklı sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>Türkiye coğrafyasının kültürel, tarihsel ve toplumsal belleğinde kadının yerini sanat aracılığıyla görünür kılmayı amaçladığı belirtilen serginin küratörlüğünü Doç. Dr. Şirin Koçak üstlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadının, üretimde, ailede, gelenekte, yaşamda ve kamusal alandaki rolünü çok yönlü bir perspektifle ele alındı. 15 kadın akademisyen, sanatçı ve tasarımcının özgün eserlerinden oluşan bu özel sergi çağdaş bir platformda sanatseverlerle buluştu. Seramik, resim, tekstil, heykel ve farklı disiplinlerden eserlerin yer aldığı seçki; kadın emeğini, direncini, bilgeliğini ve kültürel aktarım gücünü estetik bir anlatımla izleyiciye sunmaya çalışıyor.</p>

<p>İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Uşak Şubesi aynı zamanda da Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı olan Gülay Danacı, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında; “Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bugün hayatımıza sevgi, emek ve fedakârlık katan kadınları hatırladığımız çok önemli bir gün.</p>

<p>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk; “Dünyadaki en güzel şeyler kadının eseridir.” Diyerek kadının toplumdaki yerini en güzel şekilde ifade etmiştir. Güçlü kadınlar güçlü toplumların temelidir. Kadın hayattır, merhamettir, şefkattir. Annedir, eştir, öğretmendir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kadın toplumu ayakta tutan en güçlü temeldir. Ama kabul etmeliyiz ki dünyanın birçok yerinde hala kadınlar, eşitlik ve adalet için mücadele etmektedir. Bizlere düşen görev, kadınlarımıza hak ettiği değeri vermektir. Kadın mutlu olursa dünya güzelleşir.” dedi.</p>

<p>Sergi açılışına; AK Parti Uşak Milletvekili Fahrettin Tuğrul, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, Banaz Belediye Başkanı Zafer Arpacı, Uşak Kültür ve Turizm Müdürü Yavuz Çakar, Uşak Milli Eğitim Müdürü Halil Yücel, AK Parti Uşak eski Milletvekili Alim Tunç, Uşak kent Konseyi Başkanı İbrahim Karadedeli ve kadın ağırlıklı olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>“Kadının Hafızası, Mekânın Belleği” sergisinin, Uşak Müzesi Sanat Galerisi’nde bugünden itibaren, 13 Mart 2026 tarihine kadar ziyaret edilebileceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-kadinin-hafizasi-mekanin-bellegi-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/tasar-2-3.jpg" type="image/jpeg" length="46547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Kadınlar Korosu’ndan konser ve yürüyüşe davet]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-kadinlar-korosundan-konser-ve-yuruyuse-davet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-kadinlar-korosundan-konser-ve-yuruyuse-davet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Kadınları Korosu ilk konserini verdi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen konser, Uşaklılardan büyük ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şef Ayhan Aydın yönetimindeki Uşak Kadınlar Korosu, uzun ve yoğun bir çalışma temposunun ardından AKM’de ilk konserini sundu. Türk halk Müziği ve değişik şarkılardan oluşan repertuvarlarıyla konser izleyicilerin beğenisini kazandı.</p>

<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sunulmasıyla büyük bir anlam konserle ilgili Uşak Eğitim Sen Şubesi tarafından yapılan açıklamada; “Bizimde bileşeni olduğumuz Kadınlar Uşak kadınları Korosu konserine Uşak Belediye Başkan yardımcısı Sayın Reyhan Aydın ve Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Sayın Kadir Uslu’da katılmıştır.</p>

<p>Uşak’ta yaşayan tüm kadınlarımızı bugün saat 16.00’da karun AVM önünden başlayacak yürüyüşe davet ediyoruz.” denildi.</p>

<p><strong>BUGÜN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ</strong></p>

<p>Bugünün 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Günü ilan edilmesinin oldukça trajik bir öyküsü bulunuyor.</p>

<p>8 Mart 1857'de New York'taki bir tekstil fabrikasında polis, grevci işçilerin üzerine kapıları kilitledi. Daha sonra fabrikada çıkan yangından kaçamayan 120 kadın hayatını kaybetti. 8 Mart 1908'de New York'ta çoğu sosyalist olan kadın işçilerin öncülüğünde sendikal haklar ve kadınlara oy hakkı talepleriyle miting düzenlendi.</p>

<p>Rusların o dönemde kullandığı Jülyen takvimine göre 23 Şubat 1917'de Rusya'da çarlığa son veren ayaklanmalar başladı. Ayaklanmalar sırasında kadınlar da protesto eylemleri gerçekleştirip greve gitti. 23 Şubat Gregoryen takvimine göre 8 Mart tarihine denk geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Kadınlar Günü, 1977'ye kadar resmiyet kazanmadı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977'de tarihe 1917 Şubat Devrimi olarak geçen ayaklanmalardan yola çıkarak 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını kabul etti. Dünya Kadınlar Günü, Türkiye'de ilk kez 1921'de kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova'nın girişimiyle gündeme getirilse de 1975'e kadar olan 54 yıllık süreçte kutlanmasına izin verilmedi. 1975'te 'Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı' ilan edildi. Türkiye, Birleşmiş Milletler üyesi olduğu için 1975'te düzenlenen 'Kadın Yılı Kongresi' ile Dünya Kadınlar Günü kutlaması yeniden gündeme getirildi.</p>

<p>12 Eylül 1980 Darbesi'nden sonra askeri yönetim 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarını yasakladı. 1984'te yeniden demokrasiye geçişle birlikte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-kadinlar-korosundan-konser-ve-yuruyuse-davet</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 05:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/konser-2.jpg" type="image/jpeg" length="69925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistinlilerin dramını Uşaklılar sonuna kadar yaşayacak]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/filistinlilerin-dramini-usaklilar-sonuna-kadar-yasayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/filistinlilerin-dramini-usaklilar-sonuna-kadar-yasayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığının Desteğiyle Filistin Film Günleri Düzenleniyor. Etkinlik, Uşak’ta 6-8 Mart tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada; “T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği iş birliğinde “Filistin Film Günleri” etkinliği, 6–8 Mart 2026 tarihleri arasında Türkiye genelindeki sinema salonlarında eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Uşak ilinde de 6-8 Mart tarihleri arasında Özdilek Cinetime salonlarında filmler gösterime girecek.</p>

<p>Filistin Film Günleri kapsamında gösterilecek filmler; Filistin’de yaşanan insan hikâyelerini, yerinden edilme süreçlerini, savaşın siviller üzerindeki etkilerini ve kuşaklar arası travmaları sinemanın evrensel dili aracılığıyla izleyiciye aktarmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenecek etkinliğin, toplumsal dayanışma ve ortak insani değerler çerçevesinde farkındalık oluşturması hedefleniyor. Filistin’de yaşanan insani dram ve toplumsal gerçekliklerin sinema aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanan organizasyon boyunca izleyiciler, Filistin temalı farklı yapımları sinema salonlarında izleme fırsatı bulacak. Türkiye genelinde gerçekleştirilecek gösterimlerin bilet fiyatı 120 TL olarak belirlendi.” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/filistinlilerin-dramini-usaklilar-sonuna-kadar-yasayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/filistin-1.jpg" type="image/jpeg" length="53123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Rumuz Goncagül’ Uşaklıları kahkahaya boğdu]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/rumuz-goncagul-usaklilari-kahkahaya-bogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/rumuz-goncagul-usaklilari-kahkahaya-bogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından organize edilen ve İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncularının sergilediği Rumuz Goncagül” oyununu Uşaklılar beğendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oktay Arayıcı’nın 1977 yılında senaryosunu yazdı. Ünlü oyuncu Zafer Algöz yönetti. Müziklerini Timur Selçuk yaptı. Baş rollerinde; Dilek Güven, Erdoğan Aydemir, Buğra Kağan Kahraman, Duygu Gökhan, Efe Erkekli ve Uşaklı sanatçı Uğur Keleş yer aldı.</p>

<p>Uşak Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde Uşaklı tiyatro severlerin beğenisine sunulan 2 saatlik ve 2 perde müzikal komedi, salonu dolduran seyirciler tarafından uzun süre alkışlandı.</p>

<p>Oyunda canlı fasıl heyetinin bulunması da oyuna ayrı bir renk kattı. İzleyicilerin sanatçılarla birlikte şarkılara eşlik etmesi oyuncuların ve izleyicilerin keyifli anlara yaşamasına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dakikalarca alkışlanan oyunun sonunda Uşak Turizm ve Kültür Müdürü Yavuz Çakar sahneye çıkarak oyunculara teşekkür etti ve hediyeler verdi.</p>

<p>Uşak Belediye Başkan yardımcısı Reyhan Aydın da tüm sanatçılar adına Uşaklı Sanatçı Uğur Keleş’e bir Atatürk portresi hediye etti.</p>

<p>Salonu dolduran Uşaklı tiyatro severler Uşak Turizm ve Kültür Müdürü Yavuz Çakar ve ekibine böyle güzel bir oyun izlettiği için teşekkür etti.</p>

<p>Çakır da müdürlüğünün Uşaklı sanatseverleri güzel ve sanatsal değeri olan yapıtlarla buluşturmaya devam edeceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SALİH KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/rumuz-goncagul-usaklilari-kahkahaya-bogdu</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/goncagul-1.jpg" type="image/jpeg" length="82050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ta 79’luk Maket Ustası Hayalleri Kanatlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-79luk-maket-ustasi-hayalleri-kanatlandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-79luk-maket-ustasi-hayalleri-kanatlandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli tesisat ustası Uğur Kavcı, strafordan tenekeye uzanan el emeğiyle yaptığı uçak ve tarihi maketlerle gençlere ilham veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta yaşayan 79 yaşındaki emekli kalorifer ve doğal gaz ustası Uğur Kavcı, yılların birikimini atölyesine taşıyarak hayallerini maketlere dönüştürüyor. Çocukluk yıllarından bu yana eline geçen her malzemeyi sanata dönüştüren Kavcı, özellikle uçak maketleriyle Uşak’ta adından söz ettiriyor.</p>

<p>Yıllar önce çalışmak için geldiği Uşak’a yerleşen ve çocuklarını burada büyüten Kavcı, emeklilik dönemini üretime ayırdı. Küçük bir atölyede; strafor, ıhlamur ağacı, teneke ve demir gibi farklı materyalleri işleyerek benzinli, pilli ve elle fırlatmalı model uçaklar tasarlıyor. El emeğiyle hazırladığı maketler yalnızca hobi ürünü değil; aynı zamanda sabrın ve ustalığın birer göstergesi.</p>

<p>Kavcı’nın havacılığa ilgisi 1958 yılında Kore’den dönen dayısının getirdiği metal oyuncak uçaklarla başladı. O gün bugündür gökyüzüne olan merakını hiç kaybetmediğini dile getiren Kavcı, askerlik yıllarında da uçaklarla iç içe olduğunu anlatıyor. Askeriyede görev yaptığı dönemde hem uçakların bakımında yer aldı hem de boş zamanlarında maket üretmeye devam etti.</p>

<p>Emekli olduktan sonra bu ilgisini daha sistemli bir uğraşa dönüştüren Kavcı, üniversiteler ve okullar için özel çalışmalar yaptı. Özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi için hazırladığı Atatürk Evi maketi dikkat çekti. Ayrıca üç boyutlu Atatürk çerçeveleri, kağnı, değirmen, beşik ve sıcaklıkla çalışan motor gibi projelere de imza attı.</p>

<p>Yaptığı eserleri çoğunlukla ücret talep etmeden okullara ve gençlere hediye ettiğini belirten Kavcı, üretim motivasyonunun maddi değil manevi olduğunu söylüyor. Uşak’taki bazı okullara teknik malzeme desteği de sağlayan Kavcı, havaalanında uçurduğu model uçaklarla da büyük ilgi gördü. Drone ve benzinli uçak denemeleriyle farklı alanlara da yöneldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uğur Kavcı’nın en büyük isteği ise Uşak’ta okullarda maket ve el sanatları atölyelerinin açılması. Çocukların dijital bağımlılıktan uzaklaşıp el becerilerini geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Kavcı, deneyimlerini genç nesillere aktarmaya hazır olduğunu ifade ediyor. Kentte kalıcı sergi alanlarının oluşturulmasını ve el emeği ürünlerin görünür hale gelmesini isteyen Kavcı, “Uşak sadece halısı ve yöresel ürünleriyle anılmasın, sanatla da öne çıksın” diyerek çağrıda bulunuyor.</p>

<p>Uğur Kavcı, Uşak'a hurda uçak getirip yeniden dizayn etmek ya da sıfırdan uçak yapıp Uşak'ın her bir tarafını dolaşmak istiyor. Kavcı, hayalini gerçekleştirebilmek için yetkili kişilerden yardımlarını bekliyor.</p>

<p>Yarım asrı aşan çalışma hayatının ardından üretmekten vazgeçmeyen Uğur Kavcı, küçük atölyesinde yeni projeler üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Onun için her maket, hem geçmişin izlerini hem de geleceğe dair umutları taşıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gülcan Aydoğdulu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-79luk-maket-ustasi-hayalleri-kanatlandiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/broadcast-7.jpg" type="image/jpeg" length="81032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ta “Huzur-u Sükun” Sergisi Sanatseverlerle Buluştu]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-huzur-u-sukun-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-huzur-u-sukun-sergisi-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Atatürk Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde açılan sergide, tezhip sanatçısı Senay Şeyranlı 32 eserini sanatseverlerin beğenisine sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta kültür sanat takvimi, anlamlı bir sergiyle zenginleşti. Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu El Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi, Kültürel Miras Taşıyıcısı ve tezhip sanatçısı Senay Şeyranlı tarafından hazırlanan “Huzur-u Sükun Kişisel Türk İslam Sanatları Sergisi”, Atatürk Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde kapılarını açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazan ayının manevi atmosferinde sanatseverlerle buluşan sergi, geleneksel Türk-İslam sanatlarının incelikli örneklerini bir araya getiriyor. Açılışta konuşan Şeyranlı, sanat yolculuğunun 2008 yılında başladığını belirterek, bu sürecin kendi iç dünyasında bir arayış ve dinginlik çabası olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sanatın kendisi için görünenin ötesine açılan bir kapı olduğunu vurgulayan Şeyranlı, her bir çizginin sabırla atıldığını, her altın varak dokunuşunun ise uzun bir tefekkür sürecinin ürünü olduğunu ifade etti. Sergide yer alan 32 eser; tezhip, minyatür ve sembolik anlatımlarla şekillenen özgün kompozisyonlardan oluşuyor.<br />
<img alt="Tezhip" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/tezhip.jpg" width="1280" /></p>

<p>Ok ve yay figürlerinin dikkat çektiği çalışmalarda sanatçı, yönelişi, iradeyi ve hedefe kilitlenen niyeti semboller üzerinden anlatıyor. Okun sabrı, yayın ise tevekkülü temsil ettiğini belirten Şeyranlı, geleneksel motifleri estetik bir disiplinle yeniden yorumladığını kaydetti.</p>

<p>Doğal boyalar ve klasik tezhip teknikleri kullanılarak hazırlanan eserlerde, izleyiciyi içsel bir yolculuğa davet eden detaylar öne çıkıyor. Sanatçı, sergiyi gezenlerden eserlerle bireysel bir bağ kurmalarını ve kendi iç seslerini dinlemelerini istedi. Ramazan ayında açılan serginin manevi iklimle bütünleştiğini ifade eden Şeyranlı, bu buluşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gülcan Aydoğdulu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakta-huzur-u-sukun-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/03/haber-resimler/senay-seyranli.jpg" type="image/jpeg" length="14906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak’ın Tek Gramofon Tamircisi Zamana Meydan Okuyor]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakin-tek-gramofon-tamircisi-zamana-meydan-okuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakin-tek-gramofon-tamircisi-zamana-meydan-okuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gramofon ve pikap tamircisi Hasan Hüseyin Ayvaz, analog ses tutkusunu gelecek kuşaklara aktarmak için çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital platformların müzik dünyasına yön verdiği günümüzde, Uşak’ta küçük bir atölyeden yükselen plak sesleri geçmişle bugün arasında köprü kuruyor. Köme Mahallesi 1. Yurt Sokak’ta “Uşak Tamir Merkezi” adıyla hizmet veren Hasan Hüseyin Ayvaz, kentte gramofon ve pikap tamiri yapan tek usta olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Gençlik yıllarında başlayan plak merakını zamanla mesleğe dönüştüren Ayvaz, analog sesin kendisi için sıradan bir hobi değil, vazgeçilmez bir tutku olduğunu söylüyor. Yıllar içinde oluşturduğu arşivinde nadir bulunan dönem plakları da yer alıyor.<br />
<br />
Ayvaz, analog sesin dijital kayıtlardan farklı bir ruh taşıdığını belirterek, “Plaktan gelen o doğal titreşim, o hafif çıtırtı insana müziğin canlılığını hissettiriyor. Analog ses tutkusu gerçekten anlatılmaz, yaşanır. İnsan bir kez bu dünyaya girdi mi vazgeçemiyor” dedi.</p>

<p>Plak kültürünün yalnızca bir müzik dinleme biçimi olmadığını, aynı zamanda bir koleksiyon ve koruma bilinci gerektirdiğini ifade eden Ayvaz, plakların doğru muhafaza edilmesinin önemine dikkat çekti. Plakların kenarlarından tutulması gerektiğini, yüzeyine çıplak elle temas edilmemesi gerektiğini vurgulayan Ayvaz, düzenli temizlik ve doğru iğne kullanımının hem ses kalitesini hem de plağın ömrünü uzattığını söyledi.<br />
<img alt="Gramofon" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/gramofon.jpg" width="1600" /><br />
<br />
Atölyesinde gramofon, pikap ve lambalı radyo gibi vintage cihazların bakım ve onarımını yapan Ayvaz, arızalı cihazları aslına uygun şekilde yenileyerek yeniden çalışır hale getiriyor. Özellikle eski tip lambalı radyoların tamirinin ustalık istediğini belirten Ayvaz, yedek parça temininde zaman zaman zorluk yaşandığını dile getirdi.</p>

<p>Sadece tamir değil, plak ve pikap satışı da gerçekleştiren Ayvaz, son yıllarda artan talep sayesinde sektörde yeniden bir hareketlilik yaşandığını kaydetti. Türkiye’de plak kültürünün yeniden gündeme gelmesinde 2008 yapımı Issız Adam filminin etkili olduğunu belirten Ayvaz, filmdeki plak sahnelerinin ardından gençler arasında ciddi bir ilgi oluştuğunu söyledi.<br />
<br />
Bir dönem üretimi neredeyse duran plakların, son yıllarda yeniden basılmaya başlandığını ifade eden Ayvaz, “Eskiden bulmak zordu. Şimdi hem dönem baskıları hem de yeni basımlar var. Plak şirketleri tekrar kuruldu, üretim hızlandı. Artık birçok sanatçının albümü plak formatında da çıkıyor” dedi.</p>

<p>Özellikle üniversite öğrencilerinin plaklara ilgi göstermesinin sevindirici olduğunu belirten Ayvaz, gençlerin analog müziği keşfetmesinin kültürel bir kazanım olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Mesleğin geleceği konusunda ise temkinli konuşan Ayvaz, gençlerin zanaat alanlarına yeterince yönelmediğini söyledi. Gramofon ve pikap tamirinin sabır, teknik bilgi ve el becerisi gerektirdiğini vurgulayan Ayvaz, “Bu işi öğrenmek isteyen genç pek çıkmıyor. Diğer sanat dallarında olduğu gibi burada da usta-çırak ilişkisi zayıfladı. Oysa herkesin elinde mutlaka bir meslek, bir sanat olmalı” diye konuştu.</p>

<p>Köme Mahallesi’nde, çay kenarındaki küçük dükkânında faaliyetlerini sürdüren Hasan Hüseyin Ayvaz, dijital çağın ortasında analog sesin izini sürmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gramofon, pikap tamiri ya da antika radyo, gramofon, pikap, plakları görmek için 0 536 944 75 41 bu numaradan Hasan Hüseyin Ayvaz ile iletişime geçebilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gülcan Aydoğdulu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakin-tek-gramofon-tamircisi-zamana-meydan-okuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/broadcast-2-1.jpg" type="image/jpeg" length="45663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rumuz Goncagül İstanbul DT tarafından Uşak’ta sergilenecek]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/rumuz-goncagul-istanbul-dt-tarafindan-usakta-sergilenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/rumuz-goncagul-istanbul-dt-tarafindan-usakta-sergilenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosu Oktay Arayıcı’nın yazdığı “Rumuz Goncagül” adlı 2 perdelik tiyatro oyununu 3 Mart’ta Uşak’ta sahneye koyacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili Uşak Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Uşak’ta kültür ve sanat faaliyetlerinin zenginleştirilmesi amacıyla önemli bir etkinlik daha gerçekleştiriliyor.</p>

<p>İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı olan “Rumuz Goncagül” adlı tiyatro oyunu, 3 Mart 2026 Salı günü Uşak Merkez Atatürk Kültür Merkezi sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.</p>

<p>Türk tiyatrosunun sevilen eserlerinden biri olan “Rumuz Goncagül”, güçlü hikâyesi ve sahne performansıyla izleyicilere keyifli ve düşündürücü bir akşam yaşatmayı hedefliyor. Devlet Tiyatrolarının nitelikli prodüksiyonlarından biri olan oyun, Uşaklı sanatseverlere profesyonel bir tiyatro deneyimi sunacak.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın illerde kültürel etkinliklerin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaları kapsamında sahnelenecek olan oyun, Uşak’ta tiyatroya olan ilgiyi artırması açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Tüm tiyatro severler, 3 Mart Salı günü Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenecek bu özel gösterime davetlidir. Biletler Uşak Atatürk Kültür Merkezi bilet satış noktalarından temin edilebilir.” bilgisi verildi.</p>

<p><img alt="Rumuzgoncagül 1" height="720" src="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/rumuzgoncagul-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /><strong>OYUNUN KONUSU</strong></p>

<p>Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Oktay Arayıcı, Rumuz Goncagül oyunu ile 70’li yılların sonlarında değişen sosyal yapının ve ekonomik hayatın etkisiyle adını, varlığını ve çaresizliğini çözmeye çalışan “Kadınların” sıkışmışlığını çağdaş bir orta oyunu dünyasından anlatır. Timur Selçuk’ta müzikleri ile bu dünyaya eşlik eder.</p>

<p>İstanbul’un tarihi semtlerinden birinde eskimiş olan bir evde kızı (Gülsün) ile yaşayan İnsaf Hanım, kocasından kalma emekli maaşı ile geçinemeyince kendi kiracı olduğu evin bir odasını Sıtkı’ya kiralar.</p>

<p>“Rahmetli Ruhi Bey becerip bir ev sahibi edebilseydi bizi, bu hallere düşer miydik?”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İçine düştüğü geçim sıkıntısı ve toplumsal baskılara bir de giderek değişip dönüşen kent hayatının zorluğu eklenince İnsaf Hanım, bu sıkışmışlığın içinden kendince bir çıkış yolu bulur ve kızının bir evi, bir güvencesi, bir yuvası olması için “Goncagül” rumuzu ile gazete ilan-ı mektup yazar. Ancak ilana talip iki yüz altmış bir adet mektup gelince hepsiyle görüşmeye yetişemeyeceğini anlayan İnsaf Hanım, kiracısından yardım ister. Sıtkı, anne kıza yardımı kabul eder ve talipliler ile o da görüşür. Sonrasında ise olaylar bir anda içinden çıkılmaz bir hale gelir.</p>

<p>“Hani sevgi yüce bir duyguydu; beni neden aldattınız? Gizlice sevdiği Sıtkı’nın aşkından habersiz olan Gülsün, beklediği sevgiyi ararken eve gelen taliplilerin tek derdinin çıkar olduğunu ve aldatıldığını anlaması ile umutsuzluğa düşse de güvendiği sevgiye tutunur. Tam mutlu oldukları sırada ise hepsini büyük bir sürpriz beklemektedir...</p>

<p><img alt="Rumuzgoncagül 2" height="720" src="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/rumuzgoncagul-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /><strong>RUMUZ GONCAGÜL - İSTANBUL DT</strong></p>

<p>Büyük Oyunu Müzikli Oyun</p>

<p>2 Perde - 2 saat</p>

<p>Yazan Oktay Arayıcı</p>

<p>Müzik Timur Selçuk</p>

<p>Yöneten Zafer Algöz</p>

<p><strong>OYUNCULAR:</strong></p>

<p>İnsaf Dilek Güven</p>

<p>Gülsün Şebnem Bilgeer</p>

<p>Sıtkı Efe Erkekli</p>

<p>Ayşen Duygu Gökhan</p>

<p>Halet Rezâki Erdoğan Aydemir</p>

<p>Müfit Mürted Engin Delice</p>

<p>Dursun Ali Ahmet Dizdaroğlu</p>

<p>Refik Mayısoğlu Uğur Keleş</p>

<p>Nasuhi Bey / Garson Buğra Kağan Kahraman</p>

<p><strong>Müzisyenler</strong></p>

<p>Piyano Rahim Ozan Demir, Ezgi Yağcı</p>

<p>Ud Taha Furkan Özandaç, Ali Bilen</p>

<p>Klarnet Mustafa Melih Babanikoğlu</p>

<p>Ritim Yağızcan Yavuz</p>

<p>Bas Gitar / Vokal Görkem Turan</p>

<p>Kanun Sema Aslan</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/rumuz-goncagul-istanbul-dt-tarafindan-usakta-sergilenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 00:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/rumuzgoncagulkapak.jpg" type="image/jpeg" length="56025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşaklı Saz Ustası Zeki Er’in “Yaren”i Türkiye’de Tek]]></title>
      <link>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-saz-ustasi-zeki-erin-yareni-turkiyede-tek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-saz-ustasi-zeki-erin-yareni-turkiyede-tek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşaklı saz ustası Zeki Er, 1977’den bu yana bağlama yapımında emeğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ın Banaz ilçesi Comburt (yeni adıyla Ayrancı) doğumlu saz ustası Zeki Er, 1977 yılından bu yana bağlama imalatıyla uğraşıyor. Yaklaşık 49 yıllık tecrübesiyle hem geleneksel Türk müziğinin hem de bağlama sanatının yaşatılmasına katkı sunan Zeki Er, 2024 yılında yaptığı uzun ve kısa sapı bir arada barındıran Yaren sazı ile adından söz ettiriyor. Bu saz, hem Uşak’ta hem de Türkiye genelinde tek olma özelliğini taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zeki Er, yaptığı açıklamada sazın teknik özelliklerini ayrıntılı olarak anlattı: “Bu görmüş olduğunuz saz tam Yaren değil, aslında üçlü sistemi içeriyor. Cura, kısa bağlama ve uzun bağlamayı tek bir enstrümanda birleştirdik. Piyasada genellikle bağlamalar tekniğe göre yapılıyor; sapları ayrı ayrı takıp çakıyorlar. Benim yöntemimde ise sapı önce hazırlayıp tekneye direkt bağlıyorum. Boğazda ek yok; sap üç parçadan oluşuyor. Bu sistem bana özgü, başka yerde uygulanmıyor.”<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 02 23 At 17.39.51 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/whatsapp-image-2026-02-23-at-173951-1.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Usta, Yaren sazının adının rahmetli Özay Gönlüm tarafından verildiğini belirterek, “Üçü bir arada olan sazlara Yaren deniyor. Biz kendi isimlendirmemizi yapmadık, gelenek bu şekilde,” dedi.</p>

<p>Zeki Er, saz yapımında kaliteye verdiği önemi de vurguladı: “Artık piyasadaki çoğu üretici seri üretime geçti. Sapları çakıp göndermekle yetiniyorlar. Bu şekilde sazların ömrü kısalıyor, çalınırken teknik sorunlar çıkıyor. Biz elimizden geldiğince ömürlük, sağlam ve kaliteli işçilik yapıyoruz. Sazlarımız 7 bin TL’den başlıyor, 25 bin TL’ye kadar değişen fiyatlarla satışa sunuluyor.”</p>

<p>Usta, özellikle gençlere de önemli tavsiyelerde bulundu: “Bağlamayı hem çalmayı hem de yapmayı öğrenmeleri gerekiyor. Bu meslek artık eski popülaritesini yitirdi. Çoğu genç bu işe ilgi göstermiyor, ustalar da çoğunlukla seri üretime geçti. Oysa el işçiliği ve zanaat, bu kültürü yaşatmak için şart. Gençlerin bu alana eğilmelerini, hem üretmeyi hem çalmayı öğrenmelerini tavsiye ederim.”</p>

<p><img alt="Saz" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/saz.jpeg" width="2048" /><br />
<br />
Zeki Er’in yaptığı Yaren sazı, kısa ve uzun sapı tek gövdede birleştirmesi nedeniyle Türkiye’de tek olma özelliği taşıyor. Bu saz, özellikle koleksiyoncular ve geleneksel Türk müziği icracıları için eşsiz bir deneyim sunuyor. Usta, “Bu sazları sadece çalmakla kalmıyor, aynı zamanda müzikseverlerin evinde uzun yıllar ömürlük kullanılabilecek şekilde üretiyoruz. Her detayına özen gösteriyoruz,” diyerek üretim felsefesini özetledi.</p>

<p>Yaren sazının hem tarihi hem de teknik özellikleri, Türk müziği zanaatının ve kültür mirasının yaşatılmasında önemli bir yer tutuyor. Zeki Er’in çalışmaları, Uşak’ta ve Türkiye genelinde nadir bulunan geleneksel bağlama yapım geleneğini günümüze taşıyan değerli bir örnek olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gülcan Aydoğdulu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yesilsivasligazetesi.com/usakli-saz-ustasi-zeki-erin-yareni-turkiyede-tek</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yesilsivasligazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/yesilsivasligazetesi-com/uploads/2026/02/haber-resimler/usaka-1.jpg" type="image/jpeg" length="39989"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
