4.0 üzeri birçok depremin meydana geldiği fay hattı hakkında Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş açıklamalarda bulundu.
Bektaş, Sındırgı Fay Zonu’nun enerjisini büyük bir depremle değil taksitle orta-küçük depremlerle attığını, bunu da tam kilitli olmayan fay ve akışkanlar sayesinde yapabildiğini belirtti. Sındırgı fayının bu özelliği ve yüksek ısı akışı bölgede büyük deprem olmaması için termal bariyerdir.
Sındırgı deprem kümesi 2026’da daha da büyüyecek
Sındırgı’nın 1969-2025 deprem kümesini büyütmeye çalıştığını söyleyen Bektaş, Simav ve Gediz Faylarının oluşturduğu blok üzerinde son zamanlarda 6 büyüklüğünde 7 adet deprem oluştuğunu ve her bir depremin yakın çevredeki zayıf faylara stres transferi yaptığını söyledi. Bektaş, tam kilitli olmayan zayıf fayların zamanla akışkan basıncının yükselmesi sonucunda kolaylıkla kayarak orta büyüklükte deprem ürettiğini ve 1969 -2025 deprem kümesi Sındırgı depremselliği ile 2026 da daha büyüyeceğini belirtti. Dr. Bektaş Uşak bloğunda 56 senedir oluşan depremlerin bitmediğini, aksine genişleyerek devam ettiğini de açıkladı.
Osman Bektaş’a göre, bölgedeki 7 büyük depremin toplam enerji gücü ( yaklaşık 105.000 ton TNT veya 7 adet hirojima atom bombası) akışkanların yüzeye taşınması ve de faylar arasındaki göçten sorumludur.
Sındırgı depremi hangi mesajı veriyor?
● Sındırgı M6-4 depremselliği klasik artçı davranışından farklıdır.
● Bölge 7 adet M6+ depremin yarattığı ( 105 bin TNT) yoğun yeraltı kırık sistemi ve akışkanların (sıcak su,gaz) kontrolü altındadır.
●Yayımlanmış jeokimyasal/debi zaman seriside olmasada, jeotermal kaynaklarda deprem dönemlerinde bildirilen debi oynaklıkları,
● Bölgedeki ince kabuk/ yüksek ısı etkisi ve normal fayların zayıf olması,
Bölge depremselliğini tektonik kuvvetler kadar (stres transferi) akışkanların kontrol ettiğini gösterir.