Gündem

Uşaklı Çevreciler; “Esra Işık halkın vicdanıdır”

Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Bileşenlerini oluşturan çevre savunucuları, Akbelen ormanlarını savunurken tutuklanan Esra Işık’a destek oldu.

Abone Ol

Muğla İkizköy'deki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına itiraz eden Esra Işık tutuklandı. Ormanlık arazilerin madene açılmasına karşı çıkan Işık'ın tutukluluğuna çevre örgütleri ve muhalef partileri tepki gösterdi.

Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Bileşenlerini oluşturan çevre savunucuları da Atatürk Anıtı önünde bir basın açıklaması yaparak Esra Işık’ın tutuklanmasını protesto etti

Esra Işık halkın vicdanıdır! Esra ışık onurumuzdur!

Basın açıklamasını Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura okudu. Akcura basın açıklamasında şu ifadeleri dile getirdi:

Günlerdir Esra’nın haykırışlarını dinliyoruz:

Biz yurttaş değil miyiz? Biz insan değil miyiz? Biz bu topraklarda yaşamıyor muyuz?

Biz çalışıp üretmiyor muyuz? Biz hiç miyiz?

Bu sorulara yanıt gecikmedi:

Esra Işık tutuklandı.

Esra’nın mahkemeye çıkarıldığı saatlerde Mahkeme üyeleri ile şirket, kimseler yokken evlerine girdi; evine ve zeytin ağaçlarına “kendince” değer biçti.

Mal ve canımızın güvencesi olan hukuk sistemi, şirketlerin elinde bize karşı intikam aracına dönüştü.

Bir hikâye değil bu. Bu, bir süredir bu ülkenin gerçeği. Varsayalım bir köyde yaşıyorsunuz. Zeytincilikle geçiniyorsunuz.

Bir gün TBMM “Maden Yasası”nı geçiriyor. Ve bir kalemde karar veriliyor:
Maden ve enerji daha kârlı! Köyler ve tarım alanlarının “acele kamulaştırma” ile köylüden alınıp maden şirketlerine verilmesinde sakınca yoktur.

Yasanın çıktığı ertesi gün maden şirketi köyünüzü ve tarlalarınızı istiyor. Ardından Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile köyünüz ve tarlalarınız acele kamulaştırma ile elinizden alınmak isteniyor.

Maden Yasası, mülkiyet hakkını gasp ettiği için Anayasa’ya aykırı. Bu yüzden iptali için Anayasa Mahkemesine dava açılıyor.

Siz de, “böyle olmaz, nereye gideriz, ne yer ne içeriz” diye itiraz edip “yürütmeyi durdurma davası açıyorsunuz.

“Anayasa Mahkemesi ve Danıştay karar verene kadar bekleyin, acele kamulaştırma yapmayın” diyorsunuz.