Alkan, Uşak Belediyesi İmar Komisyonunda hiçbir zaman görev almadığını, eşinin şirketi ile de hiçbir bağı bulunmadığını belirtti ve meclis üyesi olduğunda bulunduğu mal beyanının da isteyen herkese gösterebileceğini belirtti.
Alkan başkan yardımcılığından Uşak Belediye Başkanvekili Hatice Terekeci Özkan’ın isteği ile geldiğini, kendisini ve diğer iki başkan yardımcısı ile çalışmak istememesini doğal karşıladığını ve bu konuda kırgınlığı olmadığını söyledi. Ancak, daha şık bir veda töreni yapılmasını arzuladığını da sözlerine ekledi.
Yeni Parti Uşak İl bainasında basın toplantısı düzenleyen Devrim Alkan’a toplantı esnasında Yeni Parti Uşak Merkez İlçe Başkanı Gülay Çolak ve İl Yöneticisi Atilla Alaca da eşlik etti.
“SESSİZLİĞİMİZ KABUL EDİŞ NEZAKETİMİZ ZAYIFLIK OLARAK ALGILANDI”
Sözlerine, “Gerçekler belgelerle konuşur. İddialar ise ancak ispat edildiğinde anlam kazanır.” Diyerek başlayan Alkan, “Son günlerde şahsım hakkında sosyal medya üzerinden ortaya atılan mesnetsiz iddialar, gerçek dışı ithamlar ve kişıliğimi hedef alan açıklamalar nedeniyle kamuoyunu doğrudan bilgilendirme gereği duydum.
Bugüne kadar suskun kalmamın nedeni söyleyecek sözümün olmaması değil, yıllardır emek verdiğim siyasi anlayışa, görev yaptığım kuruma ve temsil ettiğim insanlara duyduğum saygıdır. Ancak görüyorum ki sessizliğimiz bazı çevreler tarafından bir kabulleniş, nezaketimiz ise zayıflık olarak değerlendirilmektedir.” dedi.
“ARAZİLERİMİ İMAR KOMİSYONUNDAN GEÇİRDİĞİM İTHAMLARI REDDEDİYORUM”
Uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında, hiçbir maddi veya manevi karşılık beklemeden mücadele verdiğini kaydeden Alkan, “Belediye meclis üyeliğine partimizin takdiriyle ön seçimle 5. sıradan meclis üyesi seçilerek ve Uşak halkının oylarıyla geldim. Görev yaptığım süre boyunca yanlış bulduğum uygulamalara karşı durdum, düşüncelerimi ilgili kişilerin yüzüne söylemekten ve gerektiğinde itiraz etmekten çekinmedim. Benim için makamlar değil, ilkeler önemlidir.
Hakkımda ortaya atılan imar iddialarına öncelikle açıklık getirmek istiyorum.
Ben hiçbir zaman imar Komisyonu üyesi olmadım. Kendi arazilerimi komisyondan geçirerek menfaat sağladığım yönündeki ithamları kesinlikle reddediyorum. Sayıştay raporları ve imar kararları üzerinden şahsımla ilgili oluşturulmaya çalışılan algı gerçegi yansıtmamaktadır.” İfadesini kullandı.
“EŞİMİN 42 YILLIK FİRMASIYLA HİÇBİR BAĞIM YOK”
Belediyeyle ticaret yaptığı yönündeki iddialara da cevap veren Alkan, “Söz konusu şirket, eşime ait, 42 yıllık geçmişi bulunan ve altı ilde faaliyet gösteren köklü bir firmadır. Bu şirkette hiçbir hissem, ortaklığım veya imza yetkim yoktur.
Belediyede kullanılan ve bugün tartışma konusu yapılan makinelerin geçmişi ise yaklaşık 20 yıl öncesine dayanmaktadır. Yıllardır var olan ticari ilişkilerin bugün şahsım üzerinden bir çıkar ilişkisi gibi gösterilmesini kabul etmiyorum.” Dedi. Alkan, başkan yardımcısı olduktan sonra eşinin belediyeden bir kuruş para almadan makinelerin bakımını yaptığını da sözlerine ekledi.
“BELEDİYEDE İŞE ALINAN LİŞİYLE HİÇ BİR BAĞIM YOK”
belediyede işe alınan bir kişi üzerinden şahsıNIN hedef gösteriildiğini kaydeden Alkan, açıklamasına şu cümlelerle son verdi:
Söz konusu kişinin işe alınmasında hiçbir önerim, talebim veya dahlim bulunmamaktadır. Bu karar, belediye başkanının kendi tasarrufudur.
Kararı verenlerin kamuoyu önünde sorumluluğunu açıklamak yerine sessiz kalması, ilgisi olmayan kişilerin ithamlarla karşı karşıya bırakılmasına neden olmaktadır. Ben başkalarının aldığı kararların sorumluluğunu üstlenmek zorunda değilim.
SİYASİ GEÇMİŞİMİ VE YILLARDIR VERDİĞİM EMEĞİ KİŞİSEL ÇIKARLARIM İÇİN KULLANMADIM
Basını yönlendirdiğim, şehirde algı oluşturmaya çalıştığım, farklı siyasi oluşumlar üzerinden hareket ettiğim veya baskıyla makam elde etmeye çalıştığım yönündeki iddiaları da açıkça reddediyorum. Siyasi geçmişimi ve Yıllardır verdiğim emeği kişisel çıkarlarım için kullanmadım. Kimsenin siyasi hesaplarının veya makam beklentilerinin parçası olmadım.
Beni asıl üzen, bu ithamları ortaya atanlardan çok, yıllarca birlikte mücadele ettiğimiz ve aynı sorumluluğu paylaştığımız insanların, gerçekleri bilmelerine rağmen sessiz kalabilmesidir. İnsan bazen kendisine yöneltilen suçlamalardan değil, gerçeği bilenlerin suskunluğundan daha fazla incinir.
Ben bu şehirde kadınlarımız, çocuklarımız, engelli bireylerimiz ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için çalıştım. Üstlendiğim görevleri bir ayrıcalık değil, halka karşı sorumluluk olarak gördüm.
SÖZÜMÜN ARKASINDAYIM
Herkesin kendi sözünün, kendi kararının ve kendi sorumluluğunun arkasında durmasını beklemek en doğal hakkımdır.
Hiç kimsenin kişisel hesaplarına feda edecek bir itibarım, kimseye ödeyecek bir siyasi diyetim ve kimseden saklayacak bir gerçeğim yoktur.
Bugüne kadar doğru bildiğimi söylemekten çekinmedim, bundan sonra da çekinmeyeceğim. Makamlar geçicidir; insanın geçmişi, emeği ve vicdanı kalıcıdır.
Benim duruşum dün neyse bugün de odur. Başım dik, vicdanım rahat ve sözümün arkasındayım.




