Yeni Parti Uşak Kurucu İl Başkanı Serap Ergün Bitgin, temel atma törenine katılmama nedenini; TÜPRAG Metal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından yaklaşık 300 Milyon TL’ye yaptırılan “TÜPRAG Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu” inşaatının TÜPRAG Şirketi tarafından değil Uşak halkının cebinden çıkan parayla yaptırılması” olarak açıkladı.

Ergün; “hepimizin bildiği üzere Uşak Eşme ve Ulubey sınırlarında yer alan Kışladağ Altın Madeni, Kanada kökenli El Dorodo Gold Firmasının Türkiye uzantısı olan TÜPRAG tarafından işletilmektedir.

Bu TÜPRAG, Uşak’a 300 Milyon TL tutarında ve adının verildiği “TÜPRAG Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu” yaptırmayı taahhüt etmiştir.

Peki, bu 300 Milyon TL TÜPRAG’ın kasasından mı yoksa Uşaklının cebinden mi çıkmaktadır? Gelin Uşak kamuoyu olarak bu sorunun cevabını birlikte arayalım. Maden, son açıklanan yıllık verilere göre (2024–2025 döneminde) yılda yaklaşık 170 bin ila 174 bin ons (yaklaşık 5.3 ila 5.4 ton) saf altın üretimi gerçekleştirmektedir. Açıldığı 2006 yılından bu yana ise toplamda 120 tonun üzerinde altın üretimi yapılmıştır.

  • Yıllık Üretim Hacmi: Yıllık ortalama 170 bin – 175 bin ons arasında değişmektedir.
  • Ekonomik Büyüklük: Sadece Uşak Kışladağ sahasından elde edilen yıllık ciro, altın fiyatlarına bağlı olarak yaklaşık 595 milyon dolar (2025 yılı verileriyle 26,2 milyar TL civarı) seviyesindedir.
  • Maden Ömrü: Yapılan son rezerv güncellemeleri ve yatırımlarla birlikte madenin ömrünün önümüzdeki yıllarda da devam etmesi planlanmaktadır.

Ben söylemiyorum. Şirketin Kamu Aydınlatma Platformu (KAP)’a bildirdiği rakamlar söylüyor. Şirket Uşak’tan yıllık kazancı ortalama 26 milyar TL’dir.

Peki, “TÜPRAG Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu” inşaatı için harcayacağı para ne kadardı? 300 milyon TL.

Bu harcama devede kulak bile değildir. Onun bu inşaata harcanacak para aslında TÜPRAG’ın değil Uşak’ındır.

Çevreye saçtığı kirlilik, insanları ve hayvanları sağlığından etmesi ve bir yılda Uşak halkının tükettiği suyun kat be kat fazlasını tüketmesini bu açıklamamda saymıyorum bile.

Arkasında AKP Hükümeti alan şirket yetkililerinin ellerini vicdanına koyup Uşak ve Uşak halkını düşünmelerini istiyorum. Kendi ceplerini değil.

“Uşak halkına ve bu güzelim Uşak’a yazık ediyorsunuz. Sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum.” dedi.

Başkan Serap Ergün Bitgin açıklamasının son bölümünde bundan 27 yıl önce yaşadığımız ve yaklaşık 18 bin canımızı yitirdiğimiz 17 Ağustos Marmara depremine değindi.

Uşak’ta  Kırtasiyelere Sık Denetim
Uşak’ta Kırtasiyelere Sık Denetim
İçeriği Görüntüle

Bitgin, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıldönümü dolayısıyla tüm depremlerde hayatını kaybeden deprem şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diledi.

Bitgin, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin ülkemizde bıraktığı derin izlerin yok olmadan 6 Şubat depremi yaşandığını ve 11 ilde 50 bin 96 kişinin hayatını kaybettiğini, her iki depremin acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğunu belirtti.

Bu tür felaketlere karşı hazırlıklı olmak ve güvenli yaşam alanları oluşturmak hepimizin sorumluluğudur. Böyle felaketlerin tekrar yaşanmamasını temenni ediyorum.

Ancak şu konuya da değinmek istiyorum:

Yaşadığımız güzel kentimiz Uşak’ta depreme karşı gerekli tedbirler alındı mı?

Kent içinde depreme dayanıksız tespit edilen kaç bina var? Bu binalar ne zaman yıkılacak?

TUBİTAK tarafından tüm Anadolu topraklarında güncellenen fay hatları konusunda Uşak’ta ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Bu soruların cevabını Uşak kamuoyu adına alırsam çok sevinirim” dedi.

Kaynak: Bülten