Saadet Partisi Gençlik Kolları ve Kadın Kolları mensuplarının da katıldığı aşure dağıtım töreni Tiritoğlu Parkı’nda gerçekleştirildi. Parkta stant kuran partililer dağıtılan aşurelerin yaklaşık bin kişilik olduğunu açıkladı. Aşure dağıtımı öncesi bir konuşma yapan Saadet Partisi Uşak İl Başkan Vekili Nebi Ilgın Muharrem ayının önemine dikkat çekti ve Muharrem Ayı'nın öneminden ve güzelliklerinden bahsetti.
Ilgın konuşmasının ikinci bölümünde “kamu alımlarında şeffaflık ve hesap verilebilirliğin yeniden tesis edilmesini istedi.
Ilgın, “Türkiye’de kamu alımları sistemi, yıllar içinde yapılan mevzuat değişiklikleri genişleyen istisnalar yen istisnalar ve artan pazarlık usulü uygulamaları nedeniyle önemli yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.
Bugün kamu alımlarında rekabetin azalması, denetimin zayıflaması ve istisnalar yönteminin olağan uygulamalar haline gelmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum ekonomik olduğu kadar yönetim ve kamu ahlakı meselesidir.
Saadet Partisi olarak bizler, kamu malını milletimizin emaneti olarak görüyoruz. Devletin harcadığı her kuruşun harcadığı her kuruşun hesabının millete verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kamu kaynaklarının belirli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkı olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz.
Şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleri güçlü bir kamu yönetiminin temelidir. Kamu alımlarında açık ihale usulü esas olmalı, istisnalar gerçekten istisna olarak kalmalı, tüm süreçler etkin bir şekilde denetlenmelidir. Rekabetin arttığı, denetimin güçlendiği ve kamuoyunun bilgiye erişebildiği bir sistem, hem yolsuzluk riskini azaltacak hem de kamu bütçesinde önemli tasarruflar sağlayacaktır.
Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, kamu kaynaklarını israf eden anlayış değil; tasarrufu esas alan, adaleti gözeten ve emanete sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır.
Saadet Partisi olarak kamu yönetiminde dürüstlüğü, şeffaflığı ve hesap verilebilirliği Erliği yeniden hâkim kılmak için çalışmaya devam edeceğiz.
Milletimizin alın teriyle oluşan kaynakların korunması, israfın önlenmesi ve her kuruşun doğru yerde kullanılması, yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.
Kamu malına emanet gözüyle bakan bir anlayışla daha adil ve daha şeffaf ve daha güçlü bir Türkiye mümkündür” dedi.




