Uşak Barosu Başkanlığı, Bağbaşı, Gürlek ve çevre köylerde planlanan madencilik faaliyetleri ile güneş enerjisi santrali (GES) projelerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Baro, tarım arazileri, meralar, su kaynakları ve doğal yaşam alanlarının korunması gerektiğini vurgulayarak, projelere karşı yaşam alanlarını savunan köylülerin hukuki mücadelesine destek vereceğini duyurdu.
Baro, özellikle geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köylülerin yaşam alanlarının korunmasının önemine vurgu yaparak, projelerin yalnızca ekonomik getirileri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
"Köylülerimizin Yanında Olduğumuzu İlan Ediyoruz"
Uşak Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasını Uşak Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Ekin Türkü Bülbül okudu.
Bülbül açıklamasında, "Uşak Barosu olarak, yaşam alanlarını, tarım arazilerini, meralarını, sularını ve doğalarını korumak için mücadele eden köylülerimizin yanında olduğumuzu kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz." dedi.
Bülbül, “Enerji üretimi ve ekonomik kalkınma gerekçesiyle gerçekleştirilecek yatırımlarda çevrenin korunması, insan sağlığı ve mülkiyet hakkının göz ardı edilemeyeceği vurguladı.
Tarım Arazileri ve Meralar İçin Uyarı
Bülbül, kırsal bölgelerde planlanan madencilik faaliyetleri ve geniş alanlara yayılan güneş enerjisi santrallerinin tarım ve hayvancılık üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.
Açıklamada, verimli tarım arazileri ile meralar üzerinde gerçekleştirilecek yatırımların tarımsal üretimin azalması, hayvancılık faaliyetlerinin kısıtlanması ve doğal yaşam alanlarının parçalanması gibi riskler taşıyabileceği ifade edildi.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının önemli olduğu belirtilirken, bir yatırımın yenilenebilir enerji üretmesine rağmen çevresel açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğine işaret edildi.
"Projelerin Birlikte Oluşturacağı Etkiler İncelenmeli"
Baro, Bağbaşı, Gürlek ve çevre köylerde birden fazla yatırımın planlanması durumunda projelerin çevresel etkilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirtti.
Madencilik faaliyetleri ile GES projelerinin birlikte oluşturabileceği kümülatif çevresel etkilerin bilimsel veriler ışığında incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, Anayasa'nın 56. maddesiyle güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı ile 44. ve 45. maddelerinde düzenlenen toprak, tarım arazisi ve meraların korunmasına ilişkin hükümlere de dikkat çekildi.
"Köylülerin İtirazları Görmezden Gelinmemeli"
Bülbül, bölgede yaşayan vatandaşların kendi toprakları, meraları ve su kaynakları hakkında alınacak kararlara katılma hakkı bulunduğunu belirtti.
Yöre halkının çevresel kaygılarının dikkate alınması gerektiği ifade edilen açıklamada, yaşam alanlarını doğrudan etkileyen kararların yeterli halk katılımı sağlanmadan alınmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı savunuldu.
Bülbül, ilgili kamu kurumlarını planlanan yatırımların çevresel etkilerini bilimsel verilerle değerlendirmeye, tarım arazileri ve meraların korunmasına ilişkin mevzuatı uygulamaya ve kamu yararını gözetmeye davet etti.
"Enerji Üretimine Değil, Doğanın Tahrip Edilmesine Karşıyız"
Açıklamasında enerji yatırımlarına ve ekonomik kalkınmaya karşı olmadıklarının altını çizen Bülbül sözlerine şöyle devam etti:
"Bizler enerji üretimine değil, enerji üretimi bahanesiyle doğanın, tarım alanlarının, meraların ve köylünün yaşam hakkının tehlikeye atılmasına karşıyız. Bizler ekonomik kalkınmaya değil, kalkınma adına doğanın geri dönülmez biçimde tahrip edilmesine karşıyız.
Köylülerimizin demokratik, barışçıl ve hukuka uygun mücadelesini desteklemeye devam edeceğimiz de belirtmek isteriz.”
"Gerektiğinde Hukuki Mücadeleye Katkı Sunacağız"
Açıklamanın son bölümünde Uşak Barosu'nun Bağbaşı, Gürlek ve çevre köylerde yaşam alanlarını savunan vatandaşların yanında olmaya devam edeceği vurgulandı.
Çevre hakkının ve hukukun üstünlüğünün korunması için gerektiğinde hukuki mücadeleye katkı sunulacağı belirtilen açıklamada, toprağın yalnızca üzerinde yaşanılan bir alan değil, aynı zamanda köylülerin geçim kaynağı ve gelecek nesillerin yaşam güvencesi olduğu ifade edildi.
Bülbül, açıklamasını "Köylülerimizin yanındayız! Toprağımıza, suyumuza, meralarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz!" sözleriyle tamamladı.





