Uşak'ın İslice Mahallesi 1. Vidinli Sokak'ta faaliyet gösteren Mersin Tantuni Fethi Usta, yalnızca bir restoran değil, kuşaktan kuşağa aktarılan köklü bir ustalık geleneğinin de temsilcisi olmayı sürdürüyor. 1982 yılında Uşak’ta işletme açan Fethi Dik'in yıllar önce Mersin'den taşıdığı tantuni kültürü, bugün çocuklarının emeğiyle aynı lezzet anlayışıyla yaşatılıyor.

Uşak Esnaf Camiasını Yasa Boğdu
Uşak Esnaf Camiasını Yasa Boğdu
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 24 yıl önce Uşak'a gelen Dik ailesi, kentin ilk tantunicisi olarak tanınıyor. İşletmede babası Fethi Dik ile birlikte çalışan Sena Dik, ailelerinin meslek hikayesinin dedesi Ali Dik'e kadar uzandığını belirterek, tantuninin kendileri için yalnızca bir iş değil, bir yaşam biçimi olduğunu söyledi.

Sena Dik, tantuni ustalığının dedelerinden miras kaldığını ifade ederek, "Dedem Ali Usta, Mersin'de tantuniyi henüz dükkanların yaygın olmadığı dönemlerde tablalarda yapıyordu. Babam Fethi Dik de küçük yaşlardan itibaren bu mesleğin içinde yetişti. Önce Mersin'de, ardından Eskişehir'de çalıştı. Daha sonra yaklaşık 24 yıl önce Uşak'a gelerek burada ilk tantuni dükkanını açtı." dedi.

Dik, Uşak'a geldikleri yıllarda kentte farklı yemek alternatiflerinin oldukça sınırlı olduğunu belirterek, yıllar içinde oluşturdukları müşteri kitlesinin bugün hala kendilerini "Uşak'ın ilk tantunicisi Fethi Usta" olarak tanıdığını dile getirdi.

Aile işletmesinde dört kardeş birlikte çalıştıklarını anlatan Sena Dik, küçük yaşlardan itibaren işin her aşamasında bulunduğunu söyledi.

"15 yaşımda dükkanı süpürerek başladım. Temizlik yaptım, malzeme hazırladım, mutfakta çalıştım. Yaklaşık beş yıldır ise müşterilerin karşısında tezgahta görev alıyorum. Babam emekli oldu ama hâlâ dükkana gelip bize destek oluyor." ifadelerini kullandı.

Gıda sektöründe en önemli konunun hijyen olduğunun altını çizen Dik, kullandıkları ürünlerin günlük hazırlanmasına büyük önem verdiklerini söyledi.

Sabah saat 09.00'da hizmet vermeye başladıklarını belirten Dik, işletmenin akşam 21.30'a kadar açık olduğunu, pazar günlerini ise dinlenip daha kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla kapalı geçirdiklerini ifade etti.

Erkek egemen görülen bir meslekte kadın olarak çalışmanın zaman zaman zorluklar içerdiğini söyleyen Sena Dik, buna rağmen müşterilerin olumlu yaklaşımından memnun olduklarını belirtti.

"İnsanlar gıda sektöründe erkek ustaya alışmış. Ancak tezgahta bir kadın görünce hijyen konusunda daha fazla güven duyduklarını söylüyorlar. Bu da beni mutlu ediyor. Kadınların her işi başarabileceğine inanıyorum. Yeter ki emek verilsin."

Mesleklerinin en önemli unsurunun yılların kazandırdığı el lezzeti olduğunu ifade eden Dik, ustalığın kısa sürede öğrenilemeyeceğini vurguladı.

“Yıllardır bu işi yapıyoruz ama hala kendime babamın yanında usta demiyorum. Babam çocuk yaşlardan beri bu mesleğin içinde. Ben de başka hiçbir iş yapmadım. Hayatım boyunca bu işin içindeyim. Tecrübe ve emek olmadan bu lezzeti yakalamak mümkün değil."

Bugüne kadar reklama ihtiyaç duymadan büyüdüklerini söyleyen Sena Dik, teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital dünyada da daha görünür olmayı düşündüklerini belirtti.

"Biz bugüne kadar reklamsız geldik. Bizi bilen zaten biliyor. Ama artık teknoloji çağındayız. Sosyal medyada daha aktif olmayı düşünüyoruz. Çünkü bizim anlayışımız hep aynı oldu; az laf, çok iş. Konuşmaktan çok işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz."

Muhabir: Gülcan Aydoğdulu