Dün Akşam, Uşak-Ulubey Yolu üzerinde Karahasan Boğazı, Demirören (Marlık) ve Omurca köyleri arasında sağlı sollu tarlalarda yaşanan anız yangının, binlerce dönüm tarlada aynı anda görülmesi bu konuyu yine gündeme taşıdı.
Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Canaz, aız yangını sonrası meydana gelen olumsuzluklar hakkında bilgi verdi ve toprağın veriminin düştüğünü kaydetti.
“Anız yakmak, sürdürülebilir tarımın önündeki en büyük engellerden birisidir”
Anız yakmanın, sürdürülebilir tarımın önündeki en büyük engellerin başında geldiğini belirterek sözlerine başlayan Canaz, “Anız yaktığınız zaman toprağınızın organik maddesi yıllar içerisinde düşecek ve toprağınızın su tutma kapasitesi de azalacaktır.
Bilinenin aksine toprak canlıdır ve anız yaktığınız zaman toprak yüzeyine yakın bölgelerdeki yarayışlı mikroorganizmaları ve yarayışlı solucanları öldürmüş olursunuz. Ve bu, tarım için ciddi anlamda bir risktir.
Anız yaktığınız tarlalarda azot, kükürt, potasyum ve fosfor gibi bitki besin elementleri artık yarayışsız bir hale gelecektir. Anız yakılan bölgelerde toprak erozyonu çok fazla olur. Anız yakmayarak bunun önüne de geçebilirsiniz.” dedi.
“Anız yakmakla doğaya ve yerleşim birimlerine zarar verebilirsiniz”
Canaz, “Anız yaktığınız zaman ormana veya yerleşim birimlerine yakınsa oralara yangını sıçratma ve doğaya zarar verme riskiniz çok artar. Ki zaten tarlalarımız doğal yaşamın bir parçasıdır ve burada toprağın gerçek sahipleri; böcekler, yılanlar, kaplumbağalar ya da birçok canlı buralara yuvalanmaktadır. Onlara zarar verirsiniz.
Anız yakarken çıkan duman atmosfere ciddi anlamda zarar verir ve sera gazı etkisini arttırır. Türkiye'ye anız yakmak gerçekten yakışmıyor. Afganistan, Pakistan veya artık Afrika ülkelerinde sadece yapılıyor bu. Anız yakmak kesinlikle Türkiye'ye yakışmıyor.” ifadesini kullandı.
“Anız yangın topğrağın veriminin düşmesinde büyük faktör”
Avrupa'da anız yakımının neredeyse sıfır olduğunu kaydeden Canaz, “Avrupa'nın buğday verimi bizim %43 daha fazla. Toprak aynı, şartlar aynı, iklim birbirine yakın; %43 daha fazla. Tabii bunu tek başına anız yakmakla açıklayamayız ama bu da ciddi bir faktördür.
Türk çiftçisi artık bu kültürden vazgeçmelidir. Anız yakıldığı zaman ciddi yaptırımları olmalıdır. Anız yakan birisini gördüğümüz zaman gerekli güvenlik birimlerine bu konuyu aktarmamız gerekmektedir.
Toprağın tapusu bizde diye bu toprağa her şeyi yapabileceğimiz anlamına gelmez; toprağın yarayışlılığını korumamız gerekmektedir. O yüzden lütfen çevremizi de uyaralım. Bu artık bir kültürümüzün parçası olsun ve inanın, itimat edin; gübre fiyatlarından, ilaç fiyatlarından şikayet ettiğimiz bu dönemde anızı da yakarak bitki beslemeye ciddi zarar veriyorsunuz.
Lütfen artık anız yakmayalım, yakanları da uyaralım.” dedi.





