Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Volkan Tural, halk arasında "sessiz hırsız" olarak bilinen osteoporoz (kemik erimesi) hakkında önemli uyarılarda bulundu. Erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, basit önlemlerle kemik sağlığını korumanın mümkün olduğu vurgulandı.
Sinsi İlerleyen Bir Sağlık Tehdidi
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde yürütülen bilgilendirme çalışmalarında, ilerleyen yaşla birlikte sıklıkla görülen kemik erimesi (osteoporoz) masaya yatırıldı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Volkan Tural, hastalığın kemiklerin yoğunluğunu kaybederek zayıflaması ve en ufak bir darbede dahi kırılabilir hale gelmesiyle karakterize olduğunu belirtti.
Osteoporozun en büyük tehlikesinin sinsi seyri olduğuna dikkat çeken Dr. Tural, "Ne yazık ki bu hastalık çoğu zaman ancak bir kemik kırığı meydana geldikten sonra fark ediliyor. Bu süreçte en sık el bileği, omurga ve kalça kemiklerinde kırıklarla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu Belirtilere Dikkat! Vücudunuzun Verdiği Sinyalleri Göz Ardı Etmeyin
Erken dönemde teşhis edilebilmesi için vücudun gönderdiği sinyallerin iyi takip edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, osteoporozun öne çıkan belirtilerini şu şekilde sıraladı:
Kronik Bel Ağrıları: Omurga içerisindeki kırık veya çökmüş omurların neden olduğu geçmeyen ağrılar.
Boy Kısalması: Kemik yapısının zamanla zayıflayıp eğrilmesine bağlı olarak boyda meydana gelen kısalmalar.
Kamburlaşma: Duruş (postür) bozuklukları ve sırt bölgesinde belirginleşen eğrilikler.
Kolay Kırıklar: Hafif bir düşme veya basit günlük hareketler sırasında dahi ortaya çıkan çatlak ve kırıklar.
Kimler Risk Altında?
Osteoporozun gelişiminde hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkili olduğunu belirten Dr. Volkan Tural, risk faktörlerini şu başlıklar altında topladı:
Yetersiz kalsiyum, fosfor ve D vitamini alımı,
Kadın cinsiyeti (özellikle menopoz sonrası dönem),
İleri yaş ve ailede osteoporoz öyküsü (genetik yatkınlık),
Cinsiyet hormonlarındaki düşüklükler ve tiroid bezi bozuklukları,
Uzun süreli steroid içerikli ilaç kullanımı,
Hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol tüketimi.
Erken Teşhis ve Doğru Yaşam Alışkanlıkları Hayat Kurtarıyor
Osteoporozun tedavi edilebilir ve yönetilebilir bir rahatsızlık olduğunun altını çizen Dr. Volkan Tural, tedavi sürecinin temel amaçlarını şu sözlerle özetledi:
"Tedavi sürecinde temel amacımız kemik yıkımını azaltmak ve mevcut kemik dokusunu güçlendirmektir. Bu doğrultuda doktor kontrolünde kemik yıkımını önleyen özel ilaç tedavileri, kalsiyum ve D vitamini takviyeleri uygulanmaktadır. Tedavinin en önemli ayağını ise kemik yapısını destekleyecek düzenli fiziksel aktiviteler, yürüyüşler ve kişiye özel egzersiz programları oluşturmaktadır."
Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan vatandaşların belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli sağlık taramalarını ve kemik yoğunluğu ölçümlerini yaptırmaları gerektiğini önemle tavsiye ediyor.
(UŞAK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ)




