Kışladağ Altın madenini işleten TÜPRAG Şirketi tarafından kurulmak istenen Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesiyle ilgili Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)’ ne karşı protestolar devam diyor.
Uşak’ın Ulubey İlçesinde kurulu bulunan “Ulubey Doğal Üretim Çevre ve Dayanışma Derneği (ÇEDAY) Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Civan, 3 Ağustos Pazartesi günü gerçekleştirilecek Halkın Katılımı Toplantısına tüm Uşak Halkını davet etti. Civan, yarın sabah saat 09.30’da Atatürk Anıtı önünden ücretsiz olarak araç kaldırılacağını da sözlerine ekledi.
Tiritoğlu Parkı’nda stant kurarak vatandaşı bilgilendiren ÇEDAY adına açıklamalarda bulunan Başkan Civan, ÇED Halkın Katılımı Toplantısı'nın 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 11.30'da Ulubey ilçesine bağlı Kışla Köyü Düğün Salonu'nda gerçekleştirileceğini söyledi.
“KIŞLADAĞ ALTIN MADENİ SONUMUZ OLSUN İSTEMİYORUZ!”
Civan basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Kanadalı Şirket Eldorodo Gold ve yerli işbirlikçisi TÜPRAG tarafından 2005 yılından itibaren tam kapasite işletilen Kışladağ Altın Madeni dur durak bilmiyor. Dağımız taşımızı 1. Sınıf içme sularımızı tüketmekle kalmıyor. Aynı zamanda geriye kalan havamızı, suyumuzu ve toprağımızı zehirliyor.
Aslında başlangıçta belirtilen altın madeni araştırma, üretme faaliyetlerinin 2017 yılında sonlanrılmasının aksine bu süreçte tam kapasite artarak şirket hedefini bir 25 yil daha uzatarak topraklarımızı talan etmeyi hedefliyor.
Bu da demek oluyor ki daha fazla altın için Kışladağ’ın tümünün altüst edilip 60 kilometrekaraleik bir alanda yasayan insanların yaşamdan ve yaşam kaynaklarından yoksun çorak, zehirli topraklarda bırakılıp gidilmesidir.
BUNA MÜSADE ETMEYECEĞİZ!
Bu topraklar, bu Dağlar, bu Sular bizim. Bir avuç çıkar ve rant çevreleri için verilecek bir karış toprağımız yok! 21 yıldan uzun bir süredir tam kapasite geceli gündüzlü başta altın olmak üzere muhtelif madenleri Siyanürle üretimine devam eden bu şirket bugüne kadar 100.000 tondan fazla Siyanür kullanmış bunun yanında her yıl en az Uşak ilinin bir yılda tükettiği 1. Sınıf içme suyunun daha fazlasını bu maden üretiminde tüketmektedir. Bunun sonuçları öncelikle çevre köylerde ve Eşmede içme sularının azalmasında Gedikler köyünde susuzluk yaşanmasında ve içme sularında artan normların kat be kat üstündeki özellikle Arsenik ve diğer ağır metallerin oranlarında görüyoruz ve yavaş yavaş zehirleniyoruz. Aydın Adnan Menderes üniversitesinin bundan yıllar önce yapmış olduğu bir bilimsel araştırmada Uşak ilinde kanser vakalarının Türkiye ortalamasının en az 1,5 kat daha fazla görüldüğü kanıtlanmıştır.
Bununla birlikte geçen 2025 yılı yaz mevsiminde Uşak merkezde yaşanan su sıkıntısından hepimiz haberdarız. Bu sıkıntının baş müsebbibi bu Altın madenidir. Zira madenin yeraltından 7 kuyudan çektiği milyonlarca metreküplük içme suyu iklimsel koşulların da etkisiyle telafi edilmeyecek düzeyde eksilmiş ve dolayısıyla coğrafi konumu Ulubey ve çevresinden daha yüksekte olan Uşak'ta yer altı suyu kalmamıştır. Uşak belediyesinin muhtelif noktalardan açtığı onlarca kuyulardan su temin edilememiştir. Neyse ki geçen kış yoğun yağış nedeniyle barajlar dolmuş bu sorun geçici olarak en azından bu yaz çözülmüş gibi görünse de gelecek için çok endişe vericidir. Çünkü iklim değişikliği kuraklıkların orta ve uzun vadede artacağını göstermektedir.
Bu koşullarda yaşam kaynağımız susuz hayatın bu topraklarda mümkün olamayacağı görmek için kahin olmaya gerek yoktur. Bu yüzden mevcut yaşam kaynaklarımızı; HAVAMIZI, SUYUMUZU, TOPRAĞIMIZI, koruyup kollamak hem en meşru hakkımız hem de insani bir sorumluluk ve görevdir.
TÜPRAG GES PROJESİNE HAYIR!
Başta ifade ettiğimiz gibi şirket bu toprakları bir 25 yıl daha talan etmenin peşinde Bu demek oluyor ki Kışla dağının tam arkasında Hacet'in de bulunduğu dağın tıpkı Gümüşkol istikametindeki dağ gibi tıraşlanıp yeni devasa çukurların açılıp daha fazla SİYANÜR, daha fazla Su tüketimi, Doğanın Tahribatı, Canlı hayatın son bulmasıdır.
Şirket bu kapsamda Kışla, Söğütlü ve Katrancılar köyü üçgeninde tam tamına 52 hektar yani 520 dönümlük alana 80.000’den fazla Güneş Enerji Paneli yerleştirmeyi planlamış olup bu proje için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporu düzenlemiş ve bunu Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği il Müdürlüğüyle eliyle sözde halkı bilgilendirmek amacıyla 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 11:30 da Kışla Köyü düğün salonunda bir toplantı planlamışlar.
Bu toplantı salonu önünde 10.30 da toplanarak yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı GES projesini reddetmeye herkesi davet ediyoruz.
Kışladağı ve çevresindeki yaşayan halk bu toprakların kadim yegâne sahipleridir.
Yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyoruz Maden bu topraklara hiç bir anlamda katkı ağlamamakla birlikte hayatımızdan birçok şeyi çalmıştır. Yüzyıllar boyu bu topraklar bizi beslemiştir. Maden istihdam sağlıyor diyenlere söyleyecek tek sözümüz: Maden gelmeden ince hiç kimse açlık çekmiyordu bu topraklarda.
Bu topraklar bize atalarımızdan miras kalmadı emanet edildi bu emaneti gelecek uşaklarımıza devretmek gibi sorumluluk ve görevimiz var.
Bir avuç çıkar çevresi ve rant heveslilerinin babalarının çiftliği gibi at koşturabileceği bir alan değil burası.




