Son aylarda hükümet tarafından Türkiye genelinde 400'ün üstünde yeni maden ocağı ruhsatı verildiğini hatırlatan çevre aktivisti ve İnşaat Mühendisi Ümit Alp, “Bunlardan bir kısmı şehrimizi de ilgilendiriyor. Son günlerde şehrimiz dışında olduğunu düşündüğümüz ama şehrimizin dibinde olanları incelerken yeni farkına vardık. Uşak merkeze çok yakın. Manisa’nın Selendi ilçesine bağlı Rahmanlar, Karakozan, Karakür, Orhanlar, Sarayköy, Tepeköy civarındaki 5 bölgede yeni 4’üncü grup madencilik faaliyeti başladı. Dördüncü grup madencilik genel olarak çok büyük hektarlarda bin hektar ve üzeri hektarlarda çalışma yapan maden sahalardır. Bu yüzden dolayı genelde büyük alanları yok eder veya imha eder veya kimyasallı çalışmalar yapar. Şu an bu adet yeni madencilik araştırmasıyla ilgili teknik verilere ulaşmak için mücadele ediyoruz. Gerek bakanlık sayfalarındangerek diğer kurum ve kuruluş sayfalarından bilgi almaya çalışıyoruz. Yani uşağın etrafı vahşi madencilik anlamında birçok noktada vahşi madenciliğe açık hale getirildi. Bu yüzden dolayı bizlerin çok daha tedbirli ve dikkatli olmamız gerekiyor. Sondaj faaliyetleri vesaireleri başlayanlar olduğunu duyuyoruz. Bu yüzden o yörelerde doğru bilgiyi elde edince doğru çalışmaları yöre halkıyla beraber yürüteceğimizden eminiz.” dedi.
“Üç şehrin arasındaki ormanlık alan yok oluyor”
Burada 4. Grup kabul edilen altın, gümüş, bakır, çinko ve nikel gibi ağır metallerin çıkarılmasıyla ilgili her türlü çalışmanın üç kentin arasında kalan ormanlık alana zarar vereceğini kaydeden Alp “Görebildiğimiz kadarıyla elde ettiğimiz verilerde daha çok ormanların yok olmasına sebep olacağı görülüyor. Tarım arazileri vesaireyle ilgili konuları hangi grup madenciliğin hangi konulara taraf olduğunu bilmediğimiz için şu an açık verilerden ulaşamadığımız için bunlara ulaştıkça sizleri bilgilendireceğiz. Şu anda çok fazla bir şey söylememiz zor ama onların bir maden sahası olup yeşil örtüsü yerine kahverengi bir örtüye dönüşmesi bizleri üzecektir.” yorumunu yaptı.
“Gediz Nehri’nin daha da kirlenmesine neden olacaktır”
Bölgede 4. Grup maden çalışmasının Gediz nehrini kirletme riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken Ümit Alp, “Riski yüksektir, zordur. Öbür tarafta Karakozan tarafında değişik vadiler ve sular var. Gediz'in, Pazarlar’ın ve Simav'ın bir kısmından akan farklı sular ve şeyler var. Bunlarla ilgili bilgi aktaracağız,
Rahmanlarda bakır madeni çalışması 1970’li yıllarda yapılıyordu. Bakırla beraber oradan altın ve gümüş çıkartılıyordu. Sonra şirketleri iflas etti problemler çıktı. 1990’lı ve 2000’li yıllarda Karadeniz Madencilik isminde bir firma geldi orada altın aramaları yaptı. Şimdi yeniden aranacağını tahmin ediyoruz. Bu yüzden de tedirgin oluyoruz. “ ifadesini kullandı.





