Uşak’ta diyetisyenlik yapan Sevgi Erdinç Kangıran, günlük yaşamda sıkça tüketilen kahveyle ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Özellikle güne kahveyle başlayan ve gün içerisinde enerjisi düştükçe fincan sayısını artıran kişilerin, toplam kafein tüketimine dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Kahvenin içerdiği kafeinin uyanıklığı artırabildiğini ifade eden Kangıran, sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam 400 miligrama kadar kafeinin genel olarak güvenli kabul edildiğini ancak bu miktarın herkes için ulaşılması gereken bir hedef olmadığını söyledi. Kişilerin kafeine karşı hassasiyetlerinin değişebildiğini belirten Kangıran, çay, enerji içecekleri ve kakao gibi ürünlerin de toplam kafein hesabına dahil edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Kahvenin tüketildiği saate de dikkat çeken Kangıran, özellikle akşam saatlerinde alınan kafeinin bazı kişilerde uykuya dalmayı ve uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Bu nedenle yalnızca kaç fincan kahve içildiğinin değil, kahvenin ne zaman tüketildiğinin de önemli olduğunu vurguladı.
Kahvenin hazırlanma şeklinin de beslenme açısından fark oluşturduğunu belirten Kangıran, şeker, krema ve aromalı şuruplarla hazırlanan kahvelerin sade kahvelerden farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gebelik döneminde kafein tüketiminin daha dikkatli ele alınması gerektiğini söyleyen Kangıran, bu dönemde tüm kaynaklardan alınan günlük kafeinin 200 miligramla sınırlandırılmasının önerildiğini aktardı.
Kangıran, kahve tüketiminin kişiden kişiye değişebileceğini belirterek, çarpıntı, huzursuzluk, mide rahatsızlığı veya uyku problemi yaşayanların tüketim miktarını ve saatini gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. “Kahve bir ilaç değildir, uykunun yerini de tutmaz” diyen Kangıran, sürekli daha fazla kahveye ihtiyaç duyuluyorsa bunun altında yatan yorgunluk nedeninin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.




