Uşak’ta diyetisyenlik yapan Sevgi Erdinç Kangıran, kilo vermek isteyenlerin sıkça başvurduğu karbonhidratı tamamen kesme yöntemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kilo verme sürecinde ‘ekmeği bırak, makarna ve pilav yeme’ şeklindeki önerilerin oldukça yaygın olduğunu belirten Kangıran, karbonhidrat tüketiminin ciddi şekilde azaltılmasıyla tartıda kısa sürede birkaç kiloluk düşüş görülebildiğini söyledi. Ancak bu düşüşün tamamının yağ kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

İlk düşüşün nedeni yağ olmayabilir

Vücudun karbonhidratları önemli ölçüde glikojen şeklinde depoladığını ve glikojenle birlikte su da tutulduğunu aktaran Kangıran, karbonhidrat alımının azalmasıyla glikojen depolarının boşalmaya başladığını ifade etti.

Bu durumun vücuttaki su miktarını da etkilediğini belirten Kangıran, düşük karbonhidratlı beslenmenin ilk günlerinde tartıda hızlı bir düşüş yaşanabileceğini söyledi. Erdinç, bu nedenle ilk haftadaki değişimin tamamının yağ kaybı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

‘Karbonhidratı tamamen kesmek gerekmiyor’

Karbonhidratların tek başına kilo aldıran bir besin grubu olmadığını belirten Kangıran, önemli olanın tüketilen karbonhidratın türü ve miktarı olduğunu ifade etti.

Sebze, meyve, yulaf, bulgur, tam tahıllı ekmek ve kuru baklagiller ile şekerli içecekler, tatlılar ve yoğun işlenmiş unlu ürünlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kangıran, “Karbonhidrat” denildiğinde tüm kaynakları aynı kabul etmenin doğru olmadığını vurguladı.

İŞKUR’dan Uşak’ta Yeni İstihdam Fırsatı
İŞKUR’dan Uşak’ta Yeni İstihdam Fırsatı
İçeriği Görüntüle

Karbonhidratı tamamen hayatından çıkaran kişilerin daha sonra eski beslenme düzenine dönmesiyle tartıda yeniden artış görebileceğini de belirten Kangıran, bunun bir bölümünün yeniden dolan glikojen depoları ve beraberindeki sudan kaynaklanabileceğini söyledi.

Kilo verme sürecinde asıl hedefin yalnızca tartıda daha düşük bir rakam görmek olmadığını ifade eden Kangıran, sürdürülebilir şekilde vücut yağını azaltmanın ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmanın daha önemli olduğunu kaydetti.

Kangıran, ekmek, bulgur veya meyveyi tamamen yasaklamak yerine kişinin günlük enerji ihtiyacına, porsiyonlarına ve beslenmenin genel yapısına göre hareket edilmesi gerektiğini belirterek, uzun vadede uygulanabilecek dengeli bir beslenme düzeninin hızlı sonuçlardan daha değerli olduğunu söyledi.

Muhabir: Gülcan Aydoğdulu