Bu konuda ilgili oda temsilcileriyle görüştük ve Uşak’ta da insanların yaşamına mal olabilecek binalar bulunup bulunmadığını ve binaların sağlamlığı konusunda neler yapılması gerektiğini ilgililere sorduk.

TMMOB Mimarlar Odası Uşak Temsilciliği Başkanı Sayın Cemal Aydemir bu konuda bizleri kırmadı ve çok önemli açıklamalarda bulundu. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.

“MEVCUT YAPI STOKU SÜREKLİ KONTROL ALTINDA TUTULMALI”

Aydemir, “İstanbul Maltepe’de meydana gelen bina çökmesi sonucunda beş vatandaşımızın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Yaşanan olay, ülkemizde yapı güvenliğinin yalnızca yeni inşa edilen binaların denetlenmesiyle sağlanamayacağını, mevcut yapı stokunun da sürekli kontrol altında tutulması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.” diyerek sözlerine başladı.

Mimarcemal“YAPILARIMIZIN BUGÜNKÜ DURUMLARI ONAYLI PROJELERİYLE NE KADAR ÖRTÜŞMEKTEDİR?”

Aydemir, açıklamalarına şu ifadelerle devam etti: İlk inşasından yıllar sonra ruhsata aykırı katlar eklenen bir binanın çökmesi, bizlere önemli sorular sordurmaktadır: Yapılarımızın bugünkü durumları onaylı projeleriyle ne kadar örtüşmektedir? Sonradan yapılan müdahaleler kimler tarafından denetlenmektedir? Tespit edilen aykırılıklar hakkında alınan kararlar uygulanmakta mıdır?

Uşak’ta benzer acıların yaşanmaması için aşağıdaki adımların atılmasını gerekli görüyoruz.

1. Uşak’ın yapı envanteri tamamlanmalıdır.

Kentimizdeki binaların yapım yılı, ruhsat durumu, kat sayısı, kullanım amacı ve sonradan geçirdiği değişiklikler kayıt altına alınmalıdır.

Uşak Belediyesi’nin daha önce duyurduğu yapı tarama ve envanter çalışmalarının hangi aşamada olduğu kamuoyuyla paylaşılmalı, çalışmaların tamamlanması için somut bir takvim oluşturulmalıdır.

2. Kaçak katlar ve projeye aykırı müdahaleler tespit edilmelidir.

Özellikle sonradan kat ilave edilen, zemin katları iş yerine dönüştürülen, kolon ve perde duvarlarına müdahale edilen binalar öncelikli olarak incelenmelidir.

Yapı kullanma izin belgesi alınmış olması, binaya sonradan yapılan her türlü müdahalenin güvenli ve yasal olduğu anlamına gelmemektedir.

3. Geçmiş yıllarda alınan yıkım ve yapı tatil kararları yeniden incelenmelidir.

Ruhsata aykırılığı tespit edilmiş yapılara ilişkin idari işlemler gözden geçirilmeli, uygulanmamış kararlar ve sonuçlandırılmamış dosyalar tespit edilmelidir.

Denetim yalnızca aykırılığın belirlenmesiyle sınırlı kalmamalı, mevzuatın gerektirdiği işlemlerin sonuçlandırılması da takip edilmelidir.

4. Mevcut yapı stokunda risk esaslı denetim başlatılmalıdır.

Özellikle eski yapılar, mühendislik hizmeti almamış binalar, kaçak kat ilavesi bulunan yapılar ve taşıyıcı sistemine müdahale edildiğinden şüphelenilen binalar öncelikli olarak değerlendirilmelidir.

Bu süreçte hızlı tarama çalışmaları ile ayrıntılı mühendislik incelemeleri birbirinden ayrılmalı, riskli olduğu belirlenen yapılar için gerekli tedbirler gecikmeden alınmalıdır.

Uşak Salı Pazarı’nda Balık Fiyatları Belli Oldu: Palamut Tanesi 100 TL
Uşak Salı Pazarı’nda Balık Fiyatları Belli Oldu: Palamut Tanesi 100 TL
İçeriği Görüntüle

5. Mesleki sorumluluklar doğru belirlenmelidir.

Bir binanın ilk projesini hazırlayan mimar ve mühendisler ile yıllar sonra yapıya izinsiz müdahalede bulunan kişilerin sorumlulukları birbirinden ayrılmalıdır.

Elbette yapının ilk tasarım ve inşa sürecindeki olası kusurlar da araştırılmalıdır. Ancak sonradan yapılan değişiklikler değerlendirilmeden sorumluluğun yalnızca ilk projeyi hazırlayan meslek mensuplarına yüklenmesi doğru değildir.

Sorumluluk, teknik incelemeler ve somut delillerle belirlenmelidir.

6. Kurumlar arasında ortak denetim ve koordinasyon sağlanmalıdır.

Uşak Belediyesi, ilçe belediyeleri, İl Özel İdaresi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Uşak Üniversitesi ve ilgili meslek odalarının katılımıyla yapı güvenliği konusunda ortak bir çalışma yürütülmelidir.

Mimarlar Odası Uşak Temsilciliği olarak bu çalışmalara mesleki bilgi ve deneyimimizle katkı sunmaya hazırız.

SONUÇ OLARAK

Bir binanın güvenliği, iskân belgesi alındığı gün tamamlanan bir süreç değildir.

Yapılar, inşa edildikleri günden kullanım ömürlerinin sonuna kadar izlenmeli; sonradan yapılan değişiklikler denetlenmeli ve kayıt altına alınmalıdır.

Maltepe’de yaşanan acı olayın ardından sorulması gereken soru yalnızca binanın neden çöktüğü değil, tespit edilen aykırılıkların neden yıllarca giderilemediğidir.

Uşak’ta da yapı güvenliğini tesadüflere bırakmadan, bilimsel veriler ışığında ve kurumlar arası iş birliğiyle hareket edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki kaçak yapılaşmanın bedelini yalnızca yapı sahipleri değil, bütün toplum ödemektedir.

Muhabir: Salih KILINÇ