Türkiye’de gıda güvenliği denildiğinde son dönemde öne çıkan başlıklardan biri de pestisit kalıntıları oldu. Tarımsal üretimde verim kaybını önlemek ve bitkileri zararlı organizmalardan korumak amacıyla kullanılan pestisitler, doğru uygulanmadığında veya yasal sınırların üzerinde kaldığında tüketici sağlığı açısından tartışma konusu haline gelebiliyor.
Gıda Mühendisleri Birliği Süt Sektör Komisyon Başkanı, Başdenetçi ve Gıda Mühendisi Osman Işık, pestisit konusunda tüketicilerin merak ettiği soruları yanıtladı. Işık, özellikle gıdalarda bulunan kalıntıların dış görünüşten kesin biçimde anlaşılmasının mümkün olmadığını belirterek analizlerin önemine dikkat çekti.
Pestisit nedir?
Pestisit; böcek, yabancı ot, mantar, kemirgen ve akar gibi tarımsal üretime zarar verebilen organizmaların kontrol altına alınması veya ortadan kaldırılması amacıyla kullanılan maddelerin genel adı olarak tanımlanıyor.
Kullanım amacına göre farklı gruplara ayrılan pestisitler arasında böceklere karşı kullanılan insektisitler, yabancı otlarla mücadelede kullanılan herbisitler, mantar hastalıklarına karşı kullanılan fungisitler, kemirgenlerle mücadelede kullanılan rodentisitler ve akarlara yönelik akarisitler bulunuyor.
Tarımda kontrollü ve mevzuata uygun kullanım, ürün kayıplarının azaltılması açısından önem taşırken uygulama koşulları, doz, hasat öncesi bekleme süresi ve ürün üzerindeki kalıntı düzeyi de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor.
Pestisit kalıntısı gözle anlaşılır mı?
Tüketicilerin en fazla merak ettiği konuların başında, satın alınan bir meyve veya sebzede pestisit bulunup bulunmadığının nasıl anlaşılacağı geliyor.
Osman Işık'a göre pestisit kalıntısını yalnızca ürünün görünümüne, kokusuna veya tadına bakarak kesin şekilde tespit etmek mümkün değil. Gıdanın standart dışı koku, tat veya görünüm göstermesi farklı sorunların işareti olabilir ancak bu durum tek başına pestisit kalıntısı bulunduğu anlamına gelmiyor.
Bu nedenle herhangi bir gıdanın mevzuatta belirlenen kalıntı limitlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi için bilimsel laboratuvar analizlerine ihtiyaç duyuluyor.
Hangi ürünlerde karşılaşılabilir?
Pestisit kalıntıları özellikle tarımsal üretimde kullanılan ürünlerde araştırılıyor. Meyve ve sebzelerin yanı sıra tahıllar, baklagiller, çay, kahve, kuruyemişler ve yağlı tohumlar da kalıntı analizlerinin konusu olabiliyor.
Elma, çilek, üzüm, şeftali, kayısı ve nektarin gibi meyveler; biber, ıspanak, lahana, domates ve patates gibi sebzeler ile buğday, pirinç, mercimek ve fasulye gibi ürünlerde pestisit kalıntıları açısından kontrol yapılabiliyor.
Burada önemli noktanın, bir ürünün söz konusu grupta yer almasının mutlaka yüksek miktarda pestisit içerdiği anlamına gelmemesi olduğu belirtiliyor. Asıl değerlendirme, üründe tespit edilen kalıntının türü ve miktarı ile yasal limitlere uygunluğu üzerinden yapılıyor.
Pestisit hangi analizlerle tespit ediliyor?
Pestisit kalıntılarının belirlenmesinde gelişmiş laboratuvar tekniklerinden yararlanılıyor. Işık, kullanılan yöntemlerin pestisitin özelliklerine ve analiz edilmek istenen ürüne göre değişebildiğini belirtiyor.
Başlıca analiz yöntemleri arasında gaz kromatografisi (GC), sıvı kromatografisi-kütle spektrometrisi (LC-MS/MS), hızlı tarama amacıyla kullanılan enzim immünoassay yöntemleri ve çeşitli spektroskopik teknikler bulunuyor.
Özellikle multiresidü analizleri, tek bir gıda numunesinde birden fazla pestisit etken maddesinin aynı çalışma kapsamında araştırılmasına olanak sağlayabiliyor.
Tüketici ne yapmalı?
Pestisit konusunda tüketicilerin en önemli adımı, gıdaları güvenilir kaynaklardan temin etmek ve meyve-sebzeleri tüketim öncesinde uygun şekilde temizlemek.
Meyve ve sebzelerin akan su altında iyice yıkanması, yüzeyde bulunabilecek bazı kalıntıların ve kirlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir. Kabuklu ürünlerde kabuğun soyulması da bazı yüzey kalıntılarını azaltabilir. Ancak bu uygulamaların bütün pestisitleri ortadan kaldıracağı düşünülmemeli.
Organik sertifikalı ürünler de mevzuat kapsamında farklı üretim kurallarına tabi tutuluyor. Ancak “organik” ifadesinin de tek başına ürünün hiçbir kimyasal kalıntı içermediği şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
En önemli konu: Yasal limit
Pestisit değerlendirmesinde en kritik kavramlardan biri maksimum kalıntı limiti (MRL). Bir gıdada herhangi bir pestisit kalıntısının bulunması ile limitin üzerinde kalıntı bulunması aynı durum değil.
Ürünlerin piyasaya arzında, ilgili mevzuatta belirlenen kalıntı limitlerinin dikkate alınması gerekiyor. Bu sınırların kontrolü hem tüketici sağlığının korunması hem de tarımsal ürünlerin ticareti açısından önem taşıyor.
Osman Işık, pestisit kalıntısının kesin olarak belirlenmesi için uzman laboratuvarlarda gerçekleştirilen analizlerin esas alınması gerektiğini vurgularken, şüpheli durumlarda akredite laboratuvarlardan destek alınabileceğine dikkat çekti.




