Daha önceleri Karakıran Hattında dolmuş şoförlüğü yaparken sürücü belgesi iptal edilen, bu arada sağlığı bozulan ve eşinden ayrılma noktasına gelen Çoker, devletin kendisine yardım elini uzatmasını bekliyor.
“FETÖ’CU DİYE KAYIT EDİLDİM HİÇBİR ŞEY YAPAMIYORUM”
Çoker, “Kardeşim İngilizce Öğretmeni. Yıllar önce FETÖ’cülerın sendikasına üye olmuş. Beni de devlet FETÖ’cü olarak fişlemiş. Ben Faslı bir kadınla evlendim. Eşimi Türk vatandaşlığına geçirmek istedim. Bana gelen cevapta eşimin T.C. vatandaşı olarak Milli Güvenlik açısından sakıncalı görüldüğü belirtildi.
“EŞİMİ TEDAVİ ETTİREMEDİM ÇOCUKLARIMLA FAS’A YOLLADIM”
Çoker, başın Araştırdığımda benim sabıkam olmadığı ama arşiv kaydım olduğu ortaya çıktı. Daha sonra eşimde ‘Akdeniz Anemisi’ rahatsızlığı çıktı. Yabancı olduğu için eşimin tedavisi burada yapılmadı. Yabancılar Hastanesinde de yeterince tedavi bakım yapılamadığı için Uşak’taki özel hastaneye gittik. Her hafta 15-20 bin TL vermekten usandık. Bir yılı aşkın bir zamanda bütçede 500-600 bin TL açık verdik.
Eşimi, iki çocuğumla birlikte 2-3 ay önce Fas’a gönderdim. Orda tedavisi daha ucuza yapılıyor. Ama eşimle ayrılık aşamasına geldik. Her ay 15-20 bin ilaç parası, 15 bin TL fatura verince geçinemez olduk. Nasıl Geçinelim ki?” şeklinde dert yandı.
“YÜZDE 80 ENGELLİ RAPORUM VAR “ÇALIŞABİLİRSİN” DİYORLAR”
Benim yüzde 80 engelli raporum var. Pandemiden sonra, şeker, tansiyon, KOAH, kalp her türlü dert çıktı. Damarlarımdan üçü tıkalıymış. Yüzde 80 engelli raporu aldıktan sonra ben SGK’ya başvurdum. Bana ‘çalışabilir’ gerekçesiyle SGK tarafından ret cevabı verildi.
Ben stadyumdan Dörtyol’a kadar ancak 3 kez dinlenerek gidebiliyorum. Benim derdim, devletin verdiği 8 bin TL engelli maaşı değil. Sağlık hizmetlerinden yararlanabilmekti. O da yok.
İşim kaybettim, ailemi kaybettim, sonunda sağlığımı da kaybettim. Bu saatten sonra bana urgan yaraşır. Ben de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Benim hiç değerim yok mu? “diye sordu.




