Sonbaharın gelmesiyle birlikte grip sezonu da yeniden gündeme geliyor. Havaların serinlemeye başlaması ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması, grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarının yayılma riskini artırabiliyor. Bu nedenle özellikle risk grubunda bulunan vatandaşların grip aşısı konusunda hekimlerine danışması önem taşıyor.
Grip, çoğu kişi için birkaç gün içinde atlatılabilen bir hastalık olsa da bazı kişilerde daha ağır seyredebilir. Özellikle ileri yaştaki bireyler, kronik hastalığı bulunanlar, hamileler ve küçük çocuklar grip kaynaklı komplikasyonlar açısından daha dikkatli olması gereken gruplar arasında yer alıyor. Sağlık Bakanlığı kaynaklarında da 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile kronik hastalığı bulunanların grip aşısı açısından öncelikli risk gruplarında olduğu belirtiliyor.
Grip aşısı konusunda özellikle şu grupların doktorlarıyla görüşmesi öneriliyor:
- 65 yaş ve üzerindeki kişiler
- Kronik kalp ve damar hastalığı bulunanlar
- Astım ve diğer kronik solunum yolu hastalıkları olanlar
- Kronik böbrek hastaları
- Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler
- Diyabet gibi kronik hastalıkları bulunanlar
- Gebeler
- Küçük çocuklar ve çocuklarla yakın temasta bulunan kişiler
- Sağlık çalışanları ve risk grubundaki kişilerle yakın çalışanlar
Sağlık Bakanlığı'nın mevsimsel grip bilgilendirmelerinde 65 yaş üzerindekiler, 5 yaş altındaki çocuklar, gebeler ve bazı kronik hastalığı bulunan kişiler grip açısından daha yüksek risk taşıyan gruplar arasında gösteriliyor.
Grip aşısının amacı yalnızca hastalığa yakalanmayı engellemek değildir. Aşı, grip geçirme riskini azaltmanın yanı sıra hastalık ortaya çıktığında daha hafif seyretmesine ve ciddi komplikasyonların önlenmesine katkı sağlayabilir.
Ancak grip aşısı olan kişinin hiç grip olmayacağı anlamına gelmez. Grip virüsleri her sezon değişebildiği için aşıların da her yıl güncellenmesi ve mevsimsel olarak uygulanması önem taşıyor. Güncel uluslararası rehberlerde de 6 aylıktan büyük kişiler için, özel bir engel bulunmadığı sürece, yıllık grip aşısı öneriliyor.
Grip sezonu başlamadan önce bağışıklığın oluşması hedefleniyor. Aşı sonrasında koruyucu bağışıklığın gelişmesi yaklaşık iki haftayı bulabiliyor. Bu nedenle grip sezonu başlamadan önce aşılama konusunda doktorla görüşmek faydalı olabilir.
Türkiye'de önceki yıllarda grip aşısı uygulamasının 15 Eylül itibarıyla risk grupları için başlatıldığı dönemler oldu. Ancak 2026 yılı için uygulamanın güncel kapsamı, aşı temini ve geri ödeme koşulları konusunda vatandaşların aile hekimi veya ilgili sağlık kuruluşundan güncel bilgi alması gerekiyor.
Grip aşısı herkes için aynı şekilde değerlendirilmez. Özellikle daha önce aşıya karşı ciddi alerjik reaksiyon geçirenler, bazı sağlık sorunları bulunanlar veya aşı konusunda özel durumu olan kişilerin mutlaka hekim görüşü alması gerekiyor.
6 aylıktan küçük bebeklere grip aşısı uygulanmıyor. Aşı konusunda alerji veya başka bir sağlık problemi bulunan kişilerin ise kendi durumlarına göre doktor değerlendirmesi gerekiyor.
Eylül ayının başlamasıyla birlikte grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları yeniden vatandaşların gündemine girdi. Özellikle okulların açılması, kapalı alanlarda geçirilen zamanın artması ve sıcaklık değişimleriyle birlikte enfeksiyonlardan korunma konusu önem kazanıyor.
Uzmanlar, yalnızca aşıya güvenmek yerine el hijyenine dikkat edilmesi, kapalı ortamların düzenli havalandırılması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması ve hastalık belirtileri görüldüğünde gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.
Grip aşısının gerekli olup olmadığı ve ne zaman uygulanması gerektiği konusunda ise kişinin yaşı, mevcut hastalıkları ve sağlık geçmişi dikkate alınmalı. Bu nedenle vatandaşların aşı kararı vermeden önce aile hekimi veya ilgili sağlık uzmanına danışması en doğru yaklaşım olacaktır.




