Uşak’ın Kurtuluş Mahallesi Küçük Sokak’ta terzilik yapan Vedat Öztürk, yarım asrı aşan meslek hayatıyla geleneksel terziliğin Uşak’taki sayılı temsilcileri arasında yer alıyor. Eylül ayında meslekte 53 yılı geride bırakacak olan Öztürk, çıraklık ve kalfalık dönemleri hariç 43 yıldır usta olarak terzilik yaptığını söylüyor.

12 yaşında başladığı mesleğin ilk yıllarında bunun kendi tercihi olmadığını anlatan Öztürk, terziliğe babasının yönlendirmesiyle adım attığını belirtiyor. Çocukluk hayalinin ise bambaşka olduğunu ifade eden usta terzi, o dönemlerde şoförlüğe büyük ilgi duyduğunu dile getiriyor.Vedat Terzi

Babasının Sözüyle Terzilikte Kaldı

Uşak merkeze bağlı Karakuyu köyünden olduğunu anlatan Öztürk, çocukluk yıllarındaki hayalini şöyle aktarıyor:

“12 yaşında mesleğe başladım. Bu mesleği kendim seçmedim. Babam beni terziye verdi. Çocukluk hayalim şoför olmaktı.”

Terzilik yaptığı dönemin ortalarında babasına şoför olmak istediğini söylediğini belirten Öztürk, babasının kendisine önce terzilik mesleğini öğrenmesini söylediğini ifade ediyor. Öztürk, yıllar içinde terziliğin hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söylüyor.

Uşak’ta Bugün Altın Fiyatları Yükseliyor
Uşak’ta Bugün Altın Fiyatları Yükseliyor
İçeriği Görüntüle

Protokolün Tercih Ettiği Usta

Yarım asrı aşan meslek hayatında farklı dönemlerde Uşak’ta görev yapan valilerin kıyafet işlerini yaptığını anlatan Öztürk, son iki yıldır emniyet teşkilatının da işlerini yaptığını belirtiyor.

Müşteri kitlesinin ağırlıklı olarak protokolden oluştuğunu ifade eden Öztürk, mesleğinde en önem verdiği konunun ise müşteri memnuniyeti olduğunu söylüyor.

“Mesleğimi seviyorum. Bir işi seversen başarılı olursun. Müşteri memnuniyeti zordur. İnsanlarla muhatap olmak zordur.” diyen Öztürk, yıllar içerisinde mesleğin yalnızca kumaş kesmek ve dikmekten ibaret olmadığını, insan ilişkilerinin de büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Takım Elbise Diken Usta Sayısı Azalıyor

Öztürk, klasik terziliğin giderek kaybolduğuna dikkat çekerken özellikle takım elbise dikiminin artık sınırlı sayıda usta tarafından sürdürüldüğünü ifade ediyor.

Kendisiyle birlikte yalnızca birkaç terzinin bu alanda üretim yaptığını belirten Öztürk, meslekteki en büyük sorunun ise çırak yetişmemesi olduğunu söylüyor.

“Biz sonuz, gittikçe azalıyoruz. Benim gibi sadece birkaç arkadaş takım elbise dikiyor, başka da yok. Çırak yetişmiyor.”

“Herkes Üniversite Okumak Zorunda Değil”

Mesleklerin geleceği açısından gençlerin yalnızca akademik eğitime yönelmemesi gerektiğini savunan Öztürk, el emeğine dayalı mesleklerin de yaşatılması gerektiğini ifade ediyor.

“Herkes okumak zorunda değil. Meslek grupları ayrım yapmadan yok olmasın. Herkes hayal ettiği mesleği yapsın.” diyen Öztürk, gençlerin bir meslek öğrenmesinin hayatları boyunca taşıyabilecekleri önemli bir kazanım olduğunu belirtiyor.

Usta terzi, yıllardır verdiği emeği ise “Meslek altın bileziktir insanların kolunda. Kıymet bilmek gerekir.” sözleriyle anlatıyor.

Terziliğin Yanında Türk Halk Müziği ve Futbol

Vedat Öztürk’ün hayatı yalnızca terzilikle sınırlı değil. Aynı zamanda Türk halk müziğine ilgi duyan Öztürk, Aydost Türk Halk Müziği Korosu ve Dostane Yarenleri içerisinde şarkı söylüyor.

İyi bir Türk halk müziği dinleyicisi ve söyleyicisi olduğunu belirten Öztürk, gençlik yıllarında ise yaklaşık 10 yıl amatör futbol oynadığını ifade ediyor.

Yarım asrı aşan meslek hayatının ardından hala dükkanında kumaşların başında çalışmaya devam eden Öztürk, terziliğin geleceği konusunda ise hem umutlu hem de endişeli.

Mesleğin yaşaması için yeni ustaların yetişmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, sözlerini yılların emeğini özetleyen bir ifadeyle tamamlıyor:

“Emek olmadan yemek olmaz.”

Muhabir: Gülcan Aydoğdulu