Siyasi kariyeri pahasına Özkan Yalım’ın adaylığına karşı çıktığın, o zaman kendini eleştirenlerin bugün ahlak dersi vermeye kalktığını, kendisinin Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini de kaydetti.
İşte Karaoba’nın sitem dolu o açıklaması:
Kamuoyuna ve Uşak’ta Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş tüm örgütümüze,
Çok uzun yıllardır Uşak’ta ülkem ve CHP için siyaset yapıyorum. Kendini bir cümleyle tanımla deseler; ailesini, partisini, memleketini seven, ülkesi ve Uşak için mücadele eden bir Cumhuriyet Halk Partili derim.
Ben siyaseti, rüzgâra göre yön değiştirme popülizmi olarak görmedim. İki dönem il başkanlığı yaptım. 2014’te Uşak belediye başkan aday adayı oldum. 2018’de sıralaması değiştirilen bir milletvekili adayı oldum. 2023’te milletvekili seçildim. Hiçbir dönemde partime küsmedim, kenara çekilmedim, mücadeleden vazgeçmedim. Çünkü benim için makamlar değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin varlığı ve bu ülkenin geleceği önemlidir.
“Türkiye ve Uşak için gece gündüz çalışarak daha iyi bir geleceğin peşinde oldum”
Milletvekili olduğum günden beri her hafta Uşak’a geldim. Sahada oldum. Yetişebildiğim her düğüne, cenazeye, hastane koridoruna gittim; doğa için mücadeleye, vatandaşın derdine ortak olmaya çalıştım. Uşak’ın sorunlarını Meclis kürsüsünde anlatmaktan, araştırma ve soru önergeleri vermekten, basın açıklamaları yapmaktan, politika üretmekten, mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmedim ve her zaman gurur duydum.
Bugüne kadar sosyal medyada partimi küçük düşürecek hiçbir tartışmanın içinde olmadım. Her zaman parti hiyerarşisi içerisinde hareket ettim, sorunları yetkili mercilerle konuştum. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi kişisel hesapların değil, ortak aklın partisidir.
“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdim”
Ben siyasete girdiğim ilk günden beri partimizde herhangi bir yanlış varsa bunu uygun biçimde ve partimizin işleyişi içerisinde dile getirdim. Kurultay sürecinde eleştirilerim olsa da Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdim. Ancak o gün de, bugün de söylediğim şey aynıdır: Mesele sadece bir ismin değişmesi değildir. Gerçek değişimin; anlayışta, yönetim biçiminde ve liyakatte olması gerektiğini her zaman dile getirdim.
Uşak’ta Özkan Yalım’ın aday yapılmaması konusunda kişisel kariyerimi ve siyasi geleceğimi hiçe sayarak mücadele ettim. Özkan Yalım atamasına karşı mücadele ettiğim günlerde beni eleştirenler, il seçimlerinde Yalım'ın yanında yer alıp konforlu ve paralı alanda siyaset yapanlar, çocuğunu işe koyduğu ya da ruhsat işlerini kolaylaştırdığı için yalakalık yapanlar, para ve çıkar için fikrini satanlar bugün bana ahiak dersi vermeye çalışıyor. Kimlerin omurgalı siyaset yaptığını da tarih elbette yazacaktır”
“Kimlerin omurgalı siyaset yaptığını da tarih elbette yazacaktır”
Bu mücadelemi yaparken de Genel Merkezimizin aldığı bazı kararlarla ters düşmeme rağmen partimin tüm görevlendirmelerine koştum. Merkeze her zaman Türkiye Cumhuriyeti'ni ve partimizi koydum. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde engelli vatandaşlarımızla ilgili çalışmalar için görevlendirildim, 1 gün bile aksatmadan çalışmalarımı devam ettirdim.
Uşak’ta 'kuruş duruşu bozar' diye uyardığım sözde partililerin neler yaptığını da 31 Mart 2024’ten bu yana geçen süreçte kimlerin omurgalı siyaset yaptığını da tarih elbette yazacaktır.
Hayatım boyunca namusumla, onurumla yaşadım.
“Eleştirilere evet hakarete hayır”
Bugün bulunduğum noktaya binlerce hastayı tedavi ederek, devletime hizmet ederek, tırnaklarımla kazıyarak geldim.
Siyasi eleştiriye her zaman açığım. Ali Karaoba olarak şahsımın aldığı kararların ya da açıklamaların yanlış olduğunu söylemek herkesin hakkıdır. Ancak hiç kimsenin hakaret etme, emeği küçümseme ve insanların haysiyetine dil uzatma hakkı yoktur. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da kişiler kim olursa olsun yanlışın karşısında olacağım ve yanlışlara karşı ülkem ve partim için mücadele edeceğim.
Buna değil dil uzatanların, dil uzatmayı aklından geçiren herkese hak ettiği cevabı vereceğimin bilinmesini isterim.
Bugün gelinen noktada, 3 yıldır Meclis’te de dile getirdiğim gibi en büyük arzum; Cumhuriyet Halk Partisi’nin ayrışmadan, bölünmeden, birbirimizi tüketmeden AKP iktidarına karşı mücadelede güçlenmesidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine elbette yargı kararları değil, parti örgütümüz karar verecektir.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Sayın Özgür Özel’in kuracağı yapıcı bir iletişim ile partimizin içinde bulunduğu durumdan çıkması ve ortak akıl üzerinde durması da bu açıdan önemlidir.
Cumhuriyet Halk Partisi kişilerin değil, ilkelerin partisidir. Bu parti; AKP yargısıyla, AKP'nin çıkarlarıyla, haramla, rantla, adam kayırmayla, liyakatsızlıkla aynı yerde duramaz.
Partimizde ayrışma olmadan, Sayın Kılıçdaroğlu'nun makul bir sürede kurultay sürecini başlatıp örgütlerimizi birleştirmesi ve Sayın Özgür Özel ile açık ve sağlıklı bir iletişimle bu sürecin aşılması gerekmektedir. Bu parti yüz yıllık bir mücadeleden doğmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi; bu ülkenin kurucu iradesidir. Ve inanıyorum ki sağduyuyla, ortak akılla ve örgütümüzün vicdanıyla bu zor günleri de aşacak güce sahiptir.





