Geçtiğimiz cuma günü 5 kişi tarafından acımasızca dövülen ve burnu kırılan Sol Parti Tarım Çalışma Grubu Üyesi ve Parti Sözcüsü Mahmut Uludağ’a yapılan saldırı, yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edildi.
Eski Uşak Belediye binası önünde toplanan yaklaşık 150 kişi ellerinde “Çete Mafya Gazeteciliğine Hayır” yazılı bir pankartla İsmetpaşa Caddesinden yürüyerek Tiritoğlu Parkına geldi. ,Burada SOL Parti MYK Üyesi Serkan Dede bir konuşma yaparak saldırıyı kınadı.
Etkinliğe kırık burnuyla katılan Mahmut Uludağ da bir konuşma yaptı. Uludağ, “Faşistçe bir saldırıya uğradım. Tek başlarına olunca beni görüp sokak değiştirenler 3-5 kişi olunca saldırdılar. Onların yüreksiz ve tabansız olduğunu ben çok iyi biliyorum. Korkmadan yılmadan mücadeleyi yürütmek çok önemli. Onlara pabuç bırakacak halimiz yok.
Bu mücadele daha da büyüyecek. Hepinizi sabah Bağbaşı köyündeki ÇED mücadelesine davet ediyorum” diyerek katılımcılara teşekkür etti.
Daha sonra SOL Parti Uşak İl Başkanı Fikri Mıdık, basın açıklamasında şunları dile getirdi:
Uşak Halkına ve Kamuoyuna!
Hepimizin bildiği gibi, Uşak Sol parti Önceki dönem Parti Meclisi Üyesi; şu an Sol Parti Tarım Çalışma Grubu Üyesi ve Parti Sözcüsü Mahmut Uludağ’a, geçtiğimiz 8 Mayıs cuma günü iş yerinin bulunduğu iş hanı girişinde 4-5 kişi tarafından saldırıda bulunulmuştur.
Saldırı sonrası hastaneye kaldırılan yoldaşımızın burnunda üç kırık ve vücudunun değişik yerlerinde sert darp izleri tespit edildi. Hangi gerekçe ile olursa olsun her türlü şiddete karşı olan bizler, sanmasınlar ki bu saldırıdan sonra bir adım geri çekileceğiz. Elbette bu saldırılar bizleri korkutamaz, yıldıramaz…
Mahmut Uludağ, Uşak için sıradan bir isim değildir. Ona yapılan bu saldırı hepimize yapılmıştır.
Yıllardır Uşakta halka rağmen yapılmak istenen her türlü olumsuzlukları; gerek basın açıklamalarıyla gerek köy toplantılarıyla gerek üretici mitingi ve yürüyüşleri ile halka anlatan partimizin sözcüsü Mahmut Uludağ’ı, hakkını arayan her Uşaklı tanır. Bizim Mahmut Uludağ’ı uzun uzun anlatmamıza gerek yok. Tiritoğlu Parkından yolu geçen herkes onu bilir.
Bizler bu saldırının nedenini iyi biliyoruz. Havamızı ve toprağımızı kirleten, Uşağı susuz bırakan Kışla Dağı Altın madenine karşı gelen, Kışla Dağı İliç Olmasın diyen bizleriz. Köylülerin ürettiklerinin hakkını alması için mücadele eden bizleriz. Emeklinin; işçinin insanca yaşaması için gerekli ücreti alması için mücadele eden bizleriz…. Nerede efkarlı bir dağ varsa orada mücadele eden bizleriz.
Bu nedenle bu saldırı hak arayan, havasına suyuna sahip çıkanlara karşı yapılan bir saldırıdır.
Ülkeyi yönetenler, iktidarlarının sarsıldığını gördükçe; iktidarlarını sürdürmek için Çete- mafya tarzı yöntemlerle muhalif olan herkese pervasızca saldırmaktadır. Kendisinden olan herkes basında, medyada her türlü belgesiz, mesnetsiz yazabilmekte; konuşabilmektedir. Ancak söz konusu iktidarı eleştirmek olunca uyduruk gerekçelerle gazetecileri tutuklamaktadır. Yeter ki Tek adam Rejimine laf etme…
Ülkenin her yerinde olduğu gibi ilimizde de medya olanağı olan “sözde gazeteci” olanlar her türlü dayanaksız haberleri yazmaktadır. Çünkü onlara her şey serbesttir. Ülkemiz çete- mafya kıskacına hapsedilmiş; doğruları yazanlar, söyleyenler ise göz altına alınmış veya tutuklanmıştır.
Biz, parti sözcümüze yapılan bu saldırının da halkı korkutmak, sindirmek amaçlı olduğunu biliyoruz.
Bizler Sol Parti olarak her türlü şiddete karşı olduğumuzu ama asla ve asla korkmadığımızı, korkmayacağımızı bilinsin isteriz. Bizleri hiçbir şiddet ve baskı yolumuzdan ala koyamaz… biz her zaman ezilenin, sömürülen emekçinin, tarım işçisini, yoksul halkın yanında olacağız.
Bilsinler ki bu memleket bizim, bu memleketin asıl sahipleri biz devrimcileriz.





