İSLAM TİCARET AHLÂKI
İslam dini, insan hayatının bütün alanlarını kuşatan bir değerler
sistemine sahiptir.
Ticaret, insanlık tarihi boyunca toplumların ayakta kalmasını sağlayan
temel faaliyetlerden biri olmuştur.
İslam da ticareti helâl kazanç yollarının başında saymıştır. Peygamber
Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.),
gençlik yıllarında ticaretle meşgul olmuş ve dürüstlüğü sebebiyle
“el-Emîn” unvanıyla anılmıştır.
Bu durum, İslam’da ticaretin yalnızca maddî kazanç değil, aynı zamanda
ahlâkî bir sorumluluk alanı olduğunu göstermektedir.
1. Ticaretin İslam’daki Yeri
Kur’an-ı Kerim’de alışveriş helâl, faiz ise haram kılınmıştır. Bu ayet,
ticaretin meşru ve teşvik edilen
bir kazanç yolu olduğunu açıkça ortaya koyar. Helâl kazanç, sadece
kişinin geçimini sağlamak için değil;
ailesine ve topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmek için de
önemlidir.
Bir hadiste, “Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler,
sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.”
buyurularak dürüst ticaretin değeri vurgulanmıştır.
2. Dürüstlük ve Doğruluk İlkesi
İslam ticaret ahlâkının temel taşı dürüstlüktür. Satıcı, malın kusurunu
gizleyemez;
alıcıyı yanıltacak söz ve davranışlardan kaçınmalıdır. “Bizi aldatan bizden
değildir.”
hadisi, ticarette hilenin kesinlikle yasak olduğunu göstermektedir.
3. Ölçü ve Tartıda Adalet
Kur’an-ı Kerim’de ölçü ve tartıyı eksik yapanlar şiddetle kınanmıştır.
Ölçü ve tartıda adalet, günümüzde fiyatlandırmada adalet, emeğin
karşılığını tam verme
ve işçilerin hakkını zamanında ödeme gibi alanları da kapsar.
4. Faiz Yasağı ve Helâl Kazanç
İslam ekonomisinin temel prensiplerinden biri faiz yasağıdır.
Faiz, emeğe dayanmayan ve haksız kazanca yol açan bir uygulama
olarak değerlendirilir.
İslam, karşılıklı rızaya dayalı ve adaletli ticareti teşvik eder.
5. Kul Hakkı ve Toplumsal Sorumluluk
İslam ticaret ahlâkı yalnızca bireysel kazancı değil, toplumsal faydayı da
esas alır.
Karaborsacılık, stokçuluk ve fırsatçılık ahlâk dışıdır. Kul hakkı, affı en zor
olan haklardandır.
Sonuç
İslam ticaret ahlâkı; dürüstlük, adalet, kul hakkına riayet ve toplumsal
sorumluluk ilkeleri üzerine kuruludur.
Ticaret, İslam’da yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda bir
ibadet ve ahlâk sınavıdır.
Bu ilkeler benimsendiğinde toplumda güven ortamı oluşur ve ekonomik
düzen sağlam temellere dayanır.




