İran’ın Amerika ve İsrail tarafından bombalanmasının bir savaş olduğunu kaydeden Uşak VHO Başkanı Özgür Uğur, “Savaş başladığında ilk kaybedilen şey insanlıktır. Toprağa düşen yalnızca bombalar değildir; hukuk, vicdan ve uluslararası normlar da ağır yara alır.
Bugün İran’ın Amerika ve İsrail tarafından bombalanması bir kez daha göstermektedir ki savaş; yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri de hedef haline getirmektedir. Okulların bombalanması, çocukların hayatını kaybetmesi, eğitim alanlarının savaş alanına dönüşmesi hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Bir çocuğun yaşam hakkı, hiçbir jeopolitik hesapla tartılamaz.” dedi.
“Savaşın bedelini her zaman halk öder”
“Sivillerin zarar gördüğü her saldırı; insan haklarının ve uluslararası hukukun açık ihlali” olduğunu belirten Uğur, açıklamasına şöyle devam etti: “Savaş; şehirleri yıkar, insanları göçe zorlar, yoksulluğu derinleştirir. Toplumların kültürel mirası, tarihi değerleri ve ortak hafızası geri dönülmez biçimde tahrip olur. Ekonomik kaynaklar kalkınmaya değil, yıkıma harcanır. Bunun bedelini ise her zaman halklar öder.
Ve gerçek barış dış müdahalelerle değil, halkların iradesiyle kurulur. Bir ülkenin geleceğini, rejimini ve yönetim biçimini belirleyecek olan o ülkenin kendi halkıdır. Dışarıdan yürütülen askeri müdahaleler, kalıcı barış üretmek yerine çoğu zaman daha büyük istikrarsızlıklar doğurur.”
“Bizler veteriner hekim olarak yaşamdan yanayız”
Uğur, “İnsanların, hayvanların ve doğanın korunmasını mesleki ve etik bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Emperyal politikaların barış söylemi altında çoğu zaman ekonomik ve stratejik çıkarları öncelediğini görüyor, enerji, güç ve nüfuz mücadelesi uğruna insanların, insanlığın ve tüm canlıların yaşamının hedef haline gelmesini kabul etmiyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesi, barışın hem ulusal hem küresel düzeyde temel hedef olması gerektiğini hatırlatır. 'Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir' sözü ise savaşın ancak son çare olabileceğini vurgular.
Bugün yapılması gereken; saldırıların derhal durdurulması, sivillerin korunması ve diplomatik yolların işletilmesidir. Silahların değil, hukukun ve müzakerenin devreye girmesi gerekmektedir.
Biz savaşın değil, barışın tarafındayız.
Çünkü yaşamı savunmak, en temel insani ve mesleki sorumluluğumuzdur.” diyerek açıklamasını tamamladı.





