Bu acı olayın 31. Yıldönümü nedeniyle Uşak’ta da bir anma etkinliği düzenlendi. Tiritoğlu Parkı’nda düzenlenen etkinliğe; SOL PARTİ, TÜRKİYE EMEKLİLER PARTİSİ, TİP, KESK, ADD, BES-SEN, TÜM EMEKLİ-SEN ve Uşak Alevi Derneği katıldı.

Buradaki ortak basın açıklmasını Türkiye Emekliler Partisi Uşak İl bBaşkanı Nursel Karataş okudu.

Uşak Seramik hisselerine tedbir kararı getirildi Uşak Seramik hisselerine tedbir kararı getirildi

SOL Parti Uşak İl Örgütü adına Müfide Karakaya bir basın açıklaması okudu. Karakaya, “İktidar ve gerici odakların laikliğe, seküler yaşam tarzına saldırıları her geçen gün artarken Cumhuriyet’in ilerici birikimine yaptığı saldırılar, tarikat kadrolaşmaları, eğitimde gericileşme, dinin suiistimal edilmesi gibi başlıklarda laiklik için mücadeleye çağırıyoruz, “Türkiye siyasal İslamcı faşist rejim altında tam bir karanlığa boğulmuş durumda. Laiklik başta gelmek üzere Cumhuriyet’in ilerici kazanımlarını yok eden karşı-devrim sürecinin sonunda bu karanlık yaratıldı. Tarikat, cemaat ve İslamcı kadroların devleti paylaştığı, şeriatçı azgın azınlığın başta kadınlar olmak üzere tüm toplumu tehdit ettiği bu dinci, mezhepçi zorbalık karşısında SOL Parti laikliği kazanmakta kararlıdır.” “2 Temmuz’da, Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde, Sivas’ın ışığına sahip çıkma sorumluluğu ile ülkemizin tüm ilerici, demokrat insanlarını bu gerici rejime son vermek ve laikliği kazanmak için mücadeleye çağırıyoruz” dedi.

528F521D 2B07 49C6 8461 B8Cda6Ed146E

Karakaya, açıklamasına şu sözlerle devam etti:

 SOL Parti’nin dikkat çektiği talep ve mücadele yöntemleri şöyledir;

•Türkiye’nin geleceği, yeni siyasal zemin mutlaka ve mutlaka laiklik temeli üzerinde kurulmalıdır. Dinin devlet işlerini ve toplumsal hayatı düzenlemeye yönelik her tür müdahalesi son bulmalıdır. Aleviler başta olmak üzere bütün farklı din, mezhep ve inanç odaklarının özgürce inançlarını yaşayabilmeleri güvence altına alınmalıdır.

•Tarikat, cemaatler ve tüm gerici örgütlenmelerin devlet içindeki kadroları dağıtılmalıdır. Tarikat ve cemaat okulları ve yurtları kapatılmalı, devlete ait yurtlar ile özel yurtlarda kalan öğrenciler üzerindeki dinci baskılar, zorlamalar, müdahaleler derhal son bulmalıdır. İntiharlara kadar varan sonuçları olan bu zulmün müsebbipleri derhal yargılanmalıdır.

TARİKATLER KAPATILSIN

•Kendi hiziplerine çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal şeyleri istismar eden tarikat ve cemaatler derhal kapatılmalı, bunların hiçbir şekil ya da ad altında örgütlenmesi kabul edilmemelidir. Tarikat ve cemaatlerin kamu yaşamına müdahale niteliğindeki tüm faaliyetlerine son verilmelidir.

•Eğitim kurumlarında günaşırı artırılan dinci baskılar son bulmalı, müfredat laiklik ilkesine uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Öğrenciler her gün mantar gibi türeyen imam-hatip okullarına gitmeye zorlanmamalı, Alevilik başta olmak üzere pek çok farklı inancı dışlayarak Sünni İslam’ı merkeze alan zorunlu din eğitimi son bulmalıdır.

•Devlet bütün dinler, mezhepler ve inançlardan kendisini ayırmalı ve hepsiyle eşit uzaklıkta durmalı, kamu kaynaklarından özel teşvikte bulunmamalı, devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrı tutulması özenle korunmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvalarla toplumsal hayatı düzenlemeye yönelik faaliyetlerine son verilmelidir.

•Pek çok vali, rektör ya da yerel yönetici tarafından “hassasiyet” söylemine dayanarak uygulanan yasaklara son verilmeli, devletin yetkileri dinci aktörlerin keyfi kısıtlamaları için kullanılmamalıdır. Kültür üretimine ve farklı yaşam tarzlarına yönelik, adeta şeriat provası niteliğindeki gövde gösterilerine, gündelik hayatı baskı altına alan dinci zorbalığa asla göz yumulmamalıdır.

•Kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığı besleyen gerici kuşatmaya son verilerek, İstanbul Sözleşmesi’nden Medeni Kanun’a kadınların kazanılmış haklarına yönelik her tür saldırı sonlandırılmalıdır. “

Basın açıklaması sonrası yitirilen canlar ağıtlarla anıldı.

Muhabir: SALİH KILINÇ