İsmet Paşa Caddesi’nde yürüyen platform üyeleri, Tiritoğlu Parkı’nda yaptıkları açıklamada kent merkezindeki okulların yeniden eğitim amacıyla kullanılmasını istedi. Açıklamada ulaşım, ailelerin eğitim giderleri, kent esnafı ve Millet Camii projesine karşı görüşler dile getirildi.

Uşak Millet Camisi Yapım Süreci Hızlandı
Uşak Millet Camisi Yapım Süreci Hızlandı
İçeriği Görüntüle

Uşak’ta kent merkezindeki eski okul alanlarının yeniden eğitim amacıyla kullanılmasını isteyen “Okullarımızı Geri İstiyoruz Platformu”, İsmet Paşa Caddesi’nde yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından Tiritoğlu Parkı’nda basın açıklaması okundu

Platform adına açıklamayı Eğitim Sen Uşak Şube Başkanı Deniz Ertunç ile Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Bülent Gün okudu.

“Güvenli, erişilebilir ve kamusal eğitim hakkı”

Açıklamada, çocukların güvenli, erişilebilir ve kamusal eğitim hakkının savunulması amacıyla bir araya gelindiği ve kent merkezindeki bazı okulların yıllar önce yıkıldığını hatırlatan platform, o dönemde okul alanlarının eğitim kampüsü ve yeşil alan olarak değerlendirileceğine yönelik verilen sözlerin yerine getirilmediği ileri sürüldü.

Açıklamada, okulların kent merkezinden uzaklaştırılmasıyla öğrencilerin evlerinden ve mahallelerinden daha uzak noktalardaki okullara gitmek zorunda kaldığı belirtildi..

“Bedelin çocuklarımız olması kabul edilemez”

Platform, Enes Kıtır’ın 2019 yılında okuldan evine dönerken meydana gelen trafik kazasında, Cennet Candoğan’ın ise 2021 yılında okulunun önünde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yaşamını yitirdiğini belirterek, çocukların yaşamını yitirmesinin ardından ulaşım güvenliğinin yeniden tartışılması gerektiğini öne sürdü.

Açıklamada, “Enes ve Cennet’i geri getiremeyiz. Ama onların ardından şu soruyu sormak zorundayız. Öğrencilerin okullarına güvenli ulaşımının eğitim hakkının bir parçası mıdır? Değil midir?” diye soruldu.

Okulk“Eğitimin maliyeti ailelerin sırtına yüklenemez”

Platform, sözcüleri kent merkezindeki okulların öğrencilerin mahallelerinden yürüyerek ya da tek bir toplu taşıma aracıyla ulaşabildiği yerlerde bulunduğunu hatırlatarak okulların uzaklaştırılmasının ailelerin ulaşım ve beslenme giderlerini artırdığını belirtti.

Açıklamada, devlet okullarında eğitimin ücretsiz olduğunun söylendiği ancak ulaşım ve beslenme giderlerinin aile bütçeleri açısından önemli bir yük oluşturabildiği ifade edildi.

Gün ve Ertunç ikilisi açıklamalarına şu ifadelerle devam etti:

“Okullarla birlikte gençler de kent merkezinden çekildi”

İsmet Paşa Caddesi’nden sadece okul binaları gitmedi. Öğrenciler, öğretmenler, gençler de gitti. Şehrin gündelik hayatının önemli bir parçası kent merkezinden çekildi. Şehirler sadece bina değildir.

Bu nedenle okulların kent merkezinden uzaklaştırılması basit bir olay değil; kentin sosyal yaşamına dair bir tercihtir aynı zamanda. Bu tercihin görülmeyen mağdurlarından biri de İsmet Paşa Caddesindeki esnaflardır.

Basitçe soralım:

Okullar şehrin merkezindeyken cadde üzerinde kaç kiralık dükkan vardı? Bugün kaç boş dükkan var? Bu tercihin sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz.

“Hak ve özgürlük karşı karşıya getirilemez”

Bugün, yıllar önce okullarımızın bulunduğu alana büyük bir cami yapılması kararlaştırılmış durumda. Bu karara yönelik itirazların zaman zaman “cami karşıtlığı” biçiminde sunulduğuna tanık oluyoruz. Bu tartışmanın inanç üzerinden yürütülmesini doğru bulmuyoruz.

Biz şunun yanıtını istiyoruz:

Şehirde bu kadar yoksul varken, faturalarını ödeyemediği için 2025 yılında elektriği ve doğalgazı kesilen 6 bin abone varken Millet bahçesine 3 bin metrekare alana 5000 kişilik yüz milyonlarca maliyetle bir cami yapmak hangi akla hizmet etmektedir?

Ayrıca Millet bahçesine 500 metre mesafede 6, 1 kilometre mesafede 8, 2 kilometre mesafede 17 tane cami bulunmasını, bu camiye ne kadar ihtiyaç olduğu konusunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Çocuklardan alınan eğitim alanları, neden yeniden eğitim amacıyla kullanılmıyor?

Yeni caminin gerekçelerinden biri olarak cuma namazlarında yaşanan yoğunluk gösteriliyor.

O halde soruyoruz: Cuma günleri yaşanan kapasite sorununun çözümü, neden çocuklardan alınan okul alanı olmak zorunda?

Kentte başka alanlarda ibadet ihtiyacının karşılanması mümkünken, geçmişte eğitim amacıyla kullanılan bu kamusal alan neden yeniden çocuklara ayrılmıyor?

Biz okul ile camiyi karşı karşıya getirmiyoruz.

Eğitim hakkıyla inanç özgürlüğünün karşı karşıya getirilmesine itiraz ediyoruz.

Okulumu Geri İstiyorum Platformu olarak talebimiz net:

Kamusal eğitim alanlarının eğitim işlevine geri döndürülmesini istiyoruz. Çünkü okulun yeri yalnızca üzerine bina yapılabilecek bir arsa değildir.

Okulun yeri: Çocuğun can güvenliği, eğitimde fırsat eşitliği, aile bütçesidir.

Şehrin sosyal hayatı ve ortak geleceğidir.

Buradan Uşak'ın eğitim ve kent planlamasından sorumlu bütün kamu kurumlarına sesleniyoruz:

Okullarımızın yıkıldığı yerde yeniden okullar görmek istiyoruz. Kent park yapılacak denilerek başlanan projede bölge artık beton yığınına döndü. Bugün görüyoruz ki kent park yapılmayacak, o halde çocuklarımızın elinden alınan o bölgeyi, eğitim alanlarımızı geleceğimize geri verin. Çocuklarımızın hakkı olan bu alanları yeniden çocuklarımıza kazandırın.

İsmet Paşa Caddesi’nde yeniden okul zili duymak istiyoruz.

Çünkü nitelikli kamusal eğitim yalnızca çocuğun okula kaydını değil, o okula güvenli ve eşit koşullarda ulaşabilmesini de gerektirir.

Bugün eğitim sendikaları ve sivil toplam örgütleri olarak ortak talebimizi bir kez daha söylüyoruz:

Platformda çok sayıda sendika ve sivil toplum kuruluşu yer aldı

“Okullarımızı Geri İstiyoruz Platformu” içerisinde Eğitim Sen, Eğitim İş, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), ÇEDAY, TEMA, Çevre Gönüllüleri Derneği, Murat Dağı Yok Olmasın Platformu ve 2021 Tüm Emekli Sen yer aldı.

Platform bileşenleri arasında ayrıca Yeni Parti, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Emek Partisi bulunuyor.

Muhabir: SALİH KILINÇ