ORUÇ VESİLESİYLE SABIR EĞİTİMİ

Dinimiz İslam her daim insanoğlunun tekâmülünü hedeflemektedir. İnsandan istediği onun değişim ve dönüşümüdür. Dolayısıyla insanın en büyük mücadele alanı bizatihi kendisidir. Bu hususu Hz. Peygamber “ Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.” buyurarak mükemmel bir şekilde beyan etmiştir. Evde, iş yerinde, okulda, alış verişte kısacası her yerde hayatımız boyunca aradığımız ve ölünceye kadarda arayamaya devam edeceğimiz vasıftır güven. Kolay mıdır zarar vermeden hayatı sürdürebilmek. Onun için çok çalışıp çok gayret etmek ve sabretmek gerekir.

Burada dikkat edilmesi gereken şey ise insanın sabretmesini öğrenmesidir. Çünkü iyiye, güzele doğru değişim ve dönüşüm ancak sabredebilenlerin elde edebileceği bir kazançtır. Ölünceye kadar iyi olabilmek iyi kalabilmek merhameti kuşanıp insanları affederek zamanı tüketmek hep sabır işidir.

Yüce dinimizin emirlerinden biriside Ramazan ayında oruç tutmaktır. Şüphesiz orucun birçok hikmeti vardır. Ancak aklımıza ilk gelen ise genellikle sabretmektir. Susuzluğa, açlığa, kötü alışkanlıkların cazibesine, günaha, yalana kısacası kötü diyebileceğimiz her şeye…

Şimdi geliniz yüce peygamberimizin tavsiyelerine kulak verelim.

Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:

"Oruç bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın, kötü konuşmasın. Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkışırsa, iki defa, "Ben oruçluyum." desin…" (B1894 Buhârî, Savm, 2)

Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle buyurmuştur:

"Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın (cc) ihtiyacı yoktur!" (B1903 Buhârî, Savm, 8)

"Oruç tutan nice kimseler vardır ki oruçtan nasibi sadece aç kalmaktır. Geceyi ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki kıyamdan nasibi sadece uykusuz kalmaktır." (İM1690 İbn Mâce, Sıyâm, 21)

Oruç, bir sabır sınavıdır. İnsan oruçlu iken önünde duran yemeğe elini uzatmaz, kötü söz söylemez, kem gözle bakmaz, başına gelen her türlü olumsuzluğu olgunlukla karşılar. Oruçlu olduğu sürece açlığa, susuzluğa ve her türlü günah ve kötülüğe karşı sabreder. Bundan dolayı da Allah Resûlü (sas), "Oruç, sabrın yarısıdır." buyurur.

Kur’ân-ı Kerîm’de, "Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı." buyrulmuştur. Oruç, insanın kötülüklere karşı oluşturduğu mânevî korunma hâli olan takvayı, muhkem ve sağlam bir kalkana dönüştürür. Bundan dolayı oruç yalnız belirli bir zaman yeme ve içmeden el çekmek değil, aynı zamanda her türlü kötülükten sakınmak için iradenin güçlendirilmesi eğitimidir.

Yine oruçla ilgili âyette yer alan, "Umulur ki şükredersiniz” ifadesi de hem oruç konusunda tanınan birtakım ruhsatlar için şükretmeye hem de belli saatlerde el çekilen nimetlerin kadrini anladıktan sonra, onları bahşeden Allah’a (cc) karşı tazim ve şükür görevinin yerine getirilmesinin gereğine işaret etmektedir. İbadetleri yerine getirmeye gayret eden kişinin Allah’ın (cc) kendisine verdiği sayısız nimetlerden istifade etmesine karşılık şükretmesi, kulluğunun bir gereğidir. Çünkü o yaptığı bütün ibadetleri Allah’ın (cc) lütuf ve ihsanı sayesinde yapılabildiğinin farkındadır. Oruç ve Ramazan ile ilgili hükümleri beyan eden âyetlerin sonunda yer alan, "Umulur ki doğru yolu bulurlar” ifadesinin de oruç tutanların Ramazan boyunca edinilen değerlerle donanacakları ve doğru yolu bulma çabası içinde olacakları anlamına geldiği söylenebilir.

Sivaslı’daki 60 Bin Kapasiteli Tavuk Çiftliğine Resmi Onay
Sivaslı’daki 60 Bin Kapasiteli Tavuk Çiftliğine Resmi Onay
İçeriği Görüntüle

Hz. Peygamber (sas), "Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın (cc) ihtiyacı yoktur!" buyurmaktadır. Oruçlunun yalandan, yalancı şahitlikten, iftiradan, dedikodudan, kötü söz ve davranışlardan uzak durması, orucun en önemli âdâbındandır. Dedikodu, gıybet gibi fiiller, aslında hiçbir zaman Müslümana yakışmaz. Müslüman, dürüsttür, dosdoğrudur.

AyettttYine peygamberimiz (sas), "Oruç tutan nice kimseler vardır ki oruçtan nasibi sadece aç kalmaktır. Geceyi ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki kıyamdan nasibi sadece uykusuz kalmaktır." hadisinde de oruç ibadetinin şekil şartlarının ötesinde, birtakım derunî özelliklerinin olduğu vurgulanmaktadır. Kulun kemale erip olgunlaşmasına katkı yapan ibadetler, ahlâktan ayrı düşünülemez. Hakkıyla kılınan bir namaz insanı nasıl kötülükten alıkoyarsa hakkıyla tutulan oruç da böyledir. Oruçtan istifade edebilmesi için kişinin sadece midesiyle değil bütün organlarıyla oruç tutması sabırla buna devam etmesi her daim temenni edilendir.

Muhabir: SALİH KILINÇ