“Bilinçli Kulluğun Adı: Takva”
İnsan bazen kendi kalbinin kıyısında oturup kendini seyretmeli
neye sevindiğini neye öfkelendiğini neye sustuğunu fark etmeli
çünkü insanın hakikati en çok yalnızken ortaya çıkar
Takva dediğimiz şey tam da burada başlar
kimsenin görmediği yerde insanın kendini görmesiyle
Takva çoğu zaman yanlış anlaşılır
sadece haramlardan kaçınmak zannedilir
sadece belirli ritüelleri yerine getirmekle sınırlı sanılır
oysa takva kuru bir korku değildir
insanı daraltan bir yasaklar listesi hiç değildir
takva bilinçtir
uyanıklıktır
kalbin tetikte olmasıdır
Bir insan düşünün
gecenin bir vaktinde kimsenin bilmediği bir fırsatla karşı karşıya
yanlış yapma ihtimali var
çıkarı var
kimse görmüyor
kimse duymuyor
ama o içinden bir sesle geri duruyor
işte takva budur
dışarıdan gelen bir baskı değil içeriden yükselen bir sorumluluk
Takva Allah korkusudur denir
evet korkudur ama bildiğimiz korku değil
karanlıkta ürpermek gibi değil
sevdiğini incitmekten çekinmek gibi
annesinin kalbini kırmaktan korkan bir evlat gibi
sadık bir dostun güveni zedelemekten kaçınması gibi
yakınlığın doğurduğu bir hassasiyet
Bilinçli kulluk işte bu hassasiyetle başlar
insan hayatını rastgele yaşamaz
sözünü seçer
bakışını tartar
kazancını sorgular
kalbinden geçenleri bile muhasebeye çeker
Modern zamanın en büyük yanılgısı şu
iyi görünmenin iyi olmakla karıştırılması
gösterişli dindarlığın derin iman sanılması
oysa takva gösterişten beslenmez
hatta gösterişle zayıflar
çünkü takva ile riya aynı kalpte uzun süre barınamaz
Takva insanı içten inşa eder
bir bina gibi
temeli görünmez ama bütün ağırlığı o taşır
kimse sizin sabrınızı alkışlamayabilir
kimse haksız kazançtan vazgeçtiğinizi bilmeyebilir
kimse kırıldığınız halde sustuğunuzu fark etmeyebilir
ama Allah bilir
işte takva bu bilme haline güvenmektir
Kur’an’da takvanın en büyük üstünlük ölçüsü olarak sunulması boşuna değildir
insanı soyundan sopundan makamından arındırır
geriye sadece kalbin duruşu kalır
çünkü takva bir etikettir değil bir yöneliştir
bir kimlik kartı değil bir istikamettir
Bilinçli kul hata yapmaz mı
elbette yapar
insan şaşar
insan düşer
insan unutur
ama takva sahibi düştüğünde yerle barışmaz
yanlışıyla yüzleşir
tövbe eder
yeniden ayağa kalkar
yani takva kusursuzluk değil ısrar etmeme erdemidir
Bugün dünyada büyük bir hız var
hızlı tüketiyoruz
hızlı konuşuyoruz
hızlı yargılıyoruz
ama yavaş düşünmüyoruz
takva biraz da yavaşlamaktır
bir söz söylemeden önce durmaktır
bir paylaşım yapmadan önce niyetini tartmaktır
bir karar vermeden önce vicdanına danışmaktır
Takva insanı özgürleştirir
evet yanlış duymadınız
çünkü takva başkalarının bakışından kurtarır
modanın baskısından kurtarır
çoğunluğun sürükleyiciliğinden kurtarır
insanı sadece Allah’a karşı sorumlu hale getirir
tek bir merkeze bağlanan kalp dağılmaz
Bilinçli kulluk her an diri bir şuur ister
alışkanlıkla yapılan ibadet bile takvayla derinleşir
aynı namaz başka bir kalpte sadece hareket olabilir
takva ile kılınan namaz ise arınma olur
aynı oruç birinde açlık olur
diğerinde sabır terbiyesi
Takva sadece bireysel bir erdem de değildir
toplumsal bir ahlakın da temelidir
takva sahibi yönetici adaletsizlikten sakınır
takva sahibi tüccar hile yapmaz
takva sahibi öğretmen emaneti olan öğrencinin zihnine ihanet etmez
çünkü bilir ki görünmeyen bir hesap günü vardır
Belki de en çok unuttuğumuz şey şu
takva korku ile umut arasındaki dengedir
sadece korku insanı karamsar yapar
sadece umut ise rehavete sürükler
takva ise insanı ayakta tutan bir denge halidir
Bilinçli kulluğun adı takva ise
bu bir iddia değil bir çabadır
bir varış değil bir yolculuktur
her gün yeniden niyet etmek
her gün yeniden temizlenmek
her gün yeniden kendini yoklamak
İnsan en çok kendine karşı dürüst olduğunda büyür
en çok kimsenin görmediği yerde doğru kaldığında olgunlaşır
takva işte o gizli büyümenin adıdır
Belki kimse sizin adınızı hatırlamayacak
belki büyük alkışlar almayacaksınız
ama kalbinizde bir huzur olacak
ve o huzur dünyanın bütün gürültüsünden daha kıymetli olacak
Çünkü bilinçli kulluğun adı takvadır
ve takva insanı hem dünyada onurlu kılar
hem de ahirette yüzü ak
geriye kalan her şey geçicidir
kalpteki o ince titreme
o dikkat hali
o görünmeyene duyulan saygı
işte kalıcı olan budur.
Allah’a Emanet.




