Yeşil Sivaslı Gazetesi İnternet Sitesi Muhabiri Gülcan Aydoğdulu, Uşak’ta hem ustalığı hem de sosyal medyadaki paylaşımlarıyla geniş bir kitleye ulaşan “Cidalı” lakaplı oto tamir ustası Halil Güngör ile dikkat çeken bir röportaj gerçekleştirdi. Yıllardır oto sanayide edindiği tecrübeyle özellikle Honda ve Toyota araçlarda uzmanlaşan Güngör, “Benim diyen şeytandır” sözleriyle dikkat çekerken, arıza tespitindeki ustalığını ve mesleğe olan bakışını samimi ifadelerle anlattı. Sosyal medyada paylaştığı gerçek arıza videolarıyla da adından söz ettiren Cidalı Usta, gençlere yönelik mesajlarıyla da öne çıktı.

Ustam, sizi tanıyabilir miyiz öncelikle?

Beni şöyle tanıyabilirsiniz: İsmim Halil Güngör ama çoğu kişi beni Halil Güngör olarak bilmez. Lakabım “Cidalı” diye bilinir. Cİdalı’nın anlamı da çocukluk zamanlarımızda motorlara binerken kendimize lakap bulmamızdan geliyor. Köroğlu filminden Cidalı Kenan’dan etkilenmiştik. O zaman taktığımız lakap bu şekilde kaldı, hala da devam ediyor.

Çocukken kavgacı mıydınız?

Çok kavgacıydım. Gerçekten çok stresliydim, en ufak bir şeyden kavga çıkaran biriydim. Ama tabii bunlar gençlikten gelen şeyler. Her gencin başına gelen durumlar. Şimdi yaş ilerledi, çoluk çocuğa karıştık. Esnaf olduk. Hayat bir şekilde bizi olgunlaştırdı, kendi çapımızda düzene soktuk.

Araba tamirciliğine ilk nasıl adım attınız? Ustanız kimdi?

1993 yılında oto sanayiye girdim. Ustam Akseli Yaşar’dı, rahmetli oldu, buradan da analım, mekanı cennet olsun. O zamanlar bugünkü gibi araçlar yoktu. 1993’te başladım, uzun yıllar çalıştım. Sonra bir ara mesleğe ara verdim ama tekrar geri döndüm. Döndükten sonra özellikle Japon araçları üzerinde kendimi geliştirdim. Şimdi sosyal medya sayesinde de gördüğünüz gibi Türkiye’nin her yerinden, 81 ilin tamamından müşterimiz var. Kıbrıs’ı da sayarsak 82 diyebiliriz. Günlük olarak farklı illerden araç geliyor.

Bugünlere gelene kadar yaşadığınız en büyük zorluk neydi sizin için?

Hayat zaten inişli çıkışlı. Bu süreçte çok mücadele verdik. Esnafla da müşterilerle de sıkıntılar yaşadığımız zamanlar oldu. Mesela adamın aracını yapıyoruz, motor rektefiyesi yapıyoruz, ama müşteri diyor ki “araç beşinci vitesten atıyor.” Şimdi bunu müşteriye anlatmak çok zor. Çünkü motor yapılınca her şeyin düzeleceğini sanıyorlar ama şanzıman ayrı bir konu. Buna benzer çok durum oluyor. Sosyal medyada bunların çoğunu göstermiyoruz. İnsanlarla uğraşmak bazen tamir işinden daha zor diyebilirim.

Honda ve Toyota araçlarda sizi diğer ustalardan ayıran özellik ne?

Şöyle düşünün: Hastaneye gidiyorsunuz, ayağınız kırıldıysa ortopediye gidiyorsunuz, gözünüzde sorun varsa göz doktoruna gidiyorsunuz. Biz de bu mantıkla hareket ettik. Honda ve Toyota üzerine yoğunlaştık. Bu araçlar üzerinde çok çalıştığımız için arızaları artık hızlı tespit edebiliyoruz. Adam geliyor, başka yerde çözülemeyen arızayla geliyor, biz bakıyoruz ve çözebiliyoruz. Sonra o müşteriden diğerine derken bu şekilde yayıldı. Bu iş anahtarla değil, tecrübeyle yapılır.

Kimsenin çözemediği bir arızayı çözdüğünüz ilginç bir olay var mı?

Çok var. Mesela şu an burada bir araç var, Manisa’dan geldi. Motor yanlış toplanmış, vibrasyon yapıyor. Günlük olarak çok farklı hatalarla karşılaşıyoruz. Kimi park sensörünün içine bilye atmış, kimi eksantrik zamanlamasını yanlış ayarlamış, kimi sente ayarını hatalı yapmış. Biz bunları çoğu zaman aracın çalışmasından, sesinden anlıyoruz. Bizim için artık çocuk oyuncağı gibi ama bazı ustalar için ciddi uğraş gerektiriyor. Araba konuşmaz ama arızasını belli eder, biz de oradan anlarız.

“Bu yapılmaz” denilen araçları da yapıyor musunuz?

Aynen, geliyor. Ben videolarda da söylüyorum: “Parasını seven değil, aracını seven bana gelsin” diye. Bunu bazen yanlış anlıyorlar. Araç çuval gibi geliyor, çekiciyle indiriyorlar. Mesela bir araç geldi, dört ay uğraşılmış, çalıştırılamamış. En son “Cidalı’ya götürelim” demişler. Araç geldi, bıraktılar. Kısa sürede arızayı çözdük, çalıştırdık. Bu iş anlatmakla olmuyor. Üniversite okuyan adam teoriyi bilir ama pratikte toplayamaz. Biz ise sesinden, çalışmasından anlıyoruz. Bu iş kitapla değil, el alışkanlığıyla öğrenilir.

En zor tamir edilen model var mı?

Var. Mesela Toyota’nın Carina, Corona ve Avensis grubu oldukça sıkıntılıdır. Biz genelde bu araçlara bakmıyoruz çünkü iş yoğunluğumuz fazla. Bizim sistemimiz farklı: Parça değiştirerek deneme yapmayız. Önce elimizdeki sağlam parçalarla deneriz. Arıza düzelirse müşteriye “sorun bu parçadaymış” deriz. Böylece müşteriyi gereksiz masrafa sokmayız. Biz parça değiştirerek değil, arızayı bularak tamir ederiz.

Kahramanmaraş Valiliği'nden saldırı açıklaması
Kahramanmaraş Valiliği'nden saldırı açıklaması
İçeriği Görüntüle

Tamirhaneden TikTok fenomenliğine nasıl geçiş oldu?

Ben aslında sosyal medya kullanan biri değildim. Bir gün parçacıdaydım, gözlüğümün camı kırıldı. Üzerine Honda ve Toyota amblemleri yapıştırdım. Sonra çalışan motorun üzerine sigara koyup video çektik. Motor düzgün çalışıyorsa sigara düşmez mantığıyla. O video milyonlarca izlendi.
Sonra bir arkadaş “TikTok açalım” dedi. Instagram, Facebook derken olay büyüdü. Ama şu an yetişemiyoruz. Telefona bakan ayrı personel aldık. Ben sosyal medya için değil, ekmek parası için buradayım.

- Videolarınız gerçek mi yoksa kurgu var mı?

Kurgu yok. Tamamen anlık çekim yapıyorum. Amaç bilgi vermek. Bir aracın hatalı yapılmış yerini gösteriyoruz. İnsanlar da faydalanıyor. Mesela bana mesaj atanlar var: “Senin videon sayesinde kendi aracımı tamir ettim” diyorlar. Bu da güzel bir şey.

Sosyal medyada tanınmak işinizi nasıl etkiledi?

En büyük sıkıntı zaman. İnsanlar sevdiği için geliyor ama her gelen vakit alıyor. Türkiye’nin her yerinden uğrayan var. Güzel bir şey ama iş yapmayı zorlaştırıyor. Çünkü aynı anda hem müşteriyle ilgilenip hem iş yapmak zor. Herkese yetişeyim dersem iş yapamam.

İyi bir usta olmak isteyen biri ne yapmalı?

Önce işi sevecek. İçinden gelmesi lazım. Sevmeden bu iş olmaz. Disiplinli olacak, düzenli olacak.
Müşteriye yapılan işi açık açık gösterecek. Temiz çalışacak. Sevgiyle yaparsan zaten bu işe bağlanırsın. Sevmeden bu meslek yapılmaz, sabah gelip akşam gitmekle usta olunmaz.

Sanayi kültürü değişti mi?

Aslında değişmedi ama dizilerde yanlış gösteriliyor. Sanayi kötü yer gibi anlatılıyor. Oysa gerçek ustalık burada yetişir.

Uşak’ta bu işi en iyi ben yaparım diyebilir misiniz?

Şimdi şöyle bir şey: Benim demek kör şeytana mahsustur. Bizim şeytanla bir işimiz yok. Normalde tabi bizden iyi ustalar da vardır ama kimi sosyal medya kullanmıyordur, kimi bildiği işleri paylaşmıyordur. Bizim amacımız burada bir ustayı kötülemek veya bir arkadaşı rencide etmek değil. Biz elimizden geldiğince bilgili videolar çekiyoruz. Mesela diyoruz; “şu marka çok güzel”. Diyoruz ki “Bu markayı takarsanız bir daha değiştirirsiniz, bu paranız çöpe gider” diyoruz. Yani bilgi amaçlı genelde böyle paylaşımlar yapıyoruz.

En problemli araç markası ne?

Net bir şey söylemek doğru olmaz. Her markanın sıkıntılı modelleri var. Biz Honda ve Toyota üzerine çalıştığımız için diğerlerine yorum yapmayalım.

Baştan başlasanız yine bu mesleği seçer miydiniz?

Seçerdim. Bu iş bitmez. Araç sayısı arttıkça iş de artar. Sevdiğin işi yapmak en güzeli.

Gençlere tavsiyeniz neler?

Herkes okumak zorunda değil ama herkes bir meslek sahibi olmalı. Eskiden çıraklık zordu, şimdi gençler daha rahat. Ama emek vermeden hiçbir şey olmaz. Sanayi küçümsenecek bir yer değil, çok değerli bir meslek alanı. Kolay para yok, emek olmadan hiçbir şey olmaz.

Cidalı-1

Muhabir: Gülcan Aydoğdulu