Dur, burada edindiği izlenimlerini: “Mesih Bana Kadın Formunda Geldi” başlığıyla kaleme aldı. İşte Uşaklı gezginimizin o ilginç araştırması:
Mesih Bana Kadın Formunda Geldi
Uşak ve çevresinin de içinde yer aldığı Frigya coğrafyasında, MS 2. yüzyılda ortaya çıkan Montanizm; Montanus’un yanı sıra Priscilla ve Maximilla adlı iki kadın peygamberin vahiy aldıklarını ilan etmeleriyle erken Hristiyanlık içinde sıra dışı bir konuma sahiptir.
Priscilla’ya atfedilen ve Epiphanius tarafından aktarılan “Mesih’in kadın formunda görünmesi” anlatısı, Montanist metinlerden değil, karşıt kilise yazarlarının polemiklerinden bilinmektedir. Bu nedenle tarihsel bir gerçeklikten çok, dönemin zihniyetini ve algı dünyasını yansıtan bir anlatı olarak değerlendirilmelidir.
Frig inanç geleneğinde kutsallık; tapınaktan ziyade doğa, kaya, dağ ve bedensel deneyimle ilişkilidir. Ana Tanrıça Kybele kültünde tanrısal olan, yazılı öğretiyle değil, vecd ve epifani yoluyla tecrübe edilir. Bu uzun süreli dinsel hafıza, kutsal olanın dişil imgelerle ve bedensel deneyimle algılanmasını mümkün kılan bir zemin oluşturmuştur.
Bu bağlamda şu varsayım ileri sürülebilir:
Montanist kadın peygamberlerin vecd hâlinde yaşadıkları vahiy tecrübeleri, Frigya’nın yerel kutsallık algısının Hristiyan bir dil içinde yeniden ifade edilmesi olabilir. “Kadın formunda Mesih” anlatısı, teolojik bir iddiadan ziyade, coğrafyanın zihinsel ve sembolik mirasıyla şekillenmiş bir algı biçimi olarak okunabilir.
Bu yaklaşım, Montanizmin Frig inancının doğrudan devamı olduğunu savunmaz. Yalnızca aynı coğrafyada, farklı dönemlerde ortaya çıkan kutsal tecrübe dillerinin birbirini dolaylı biçimde etkilemiş olabileceğini tartışmaya açar.
Kesinlik iddiası değil; kaynaklara dayalı, yoruma açık bir değerlendirme.
Ana Tanrıça'nın Yurdunda İçinden Kadın Peygamberlerin Çıktığı Hıristiyanlık Mezhebi Montanizm
MS 2. yüzyılda Hıristiyanlığın yayılım evresinde pek çok mezhep ortaya çıkmıştır. Apollon ya da Kybele rahibi Montanus tarafından oluşturulmuş ve Ardabau kentlerinde ilk vaazlarını vermiştir. Montanus kendini peygamber ilan etmiş dahası Hz. İsa’nın şahsında insanlara görünen Tanrı’yı temsil etme görevi onun çarmıha gerilmesinden sonra kendisine geçmiştir. Montanus'un kurtuluş minvalindeki vaazları büyük bir karşılık bulmuştur çünkü bölgede toplumsal adaletsizlik, ağır vergiler ve enflasyon halkı yeni arayışları itmiştir. Yeni din halka cevap verememektir. Vahiy almış kadın peygamberlerden olan Maximilla ve Priscilla mezhebin yayılımında büyük bir pay sahibidir. Hareketin en önemli kentleri Pepuza ve Tymion'dur. Pepuza zaman içinde bölgenin dışında yaşayanlar için bir hac merkezi haline dönüşmüş ve Yeni Kudüs olarak nitelendirilmiştir. Mezhebin eskatolojik yönü yani kıyametin yakın olduğu beklentisi baskındır ve Montanistlere göre Hz. İsa tekrar yeryüzüne döndüğünde Pepuza’ya (Uşak) gelecektir. Montanizm'in Hıristiyanlığın içinde bu kadar alan bulmasının en önemli sebeplerinden biri bütün Hıristiyanların emirler konusunda eşit olduğunu ifade etmesidir. Bu anlayış ruhban sınıfının da işini bozduğu için mezhebin hedef haline gelmesine sebep olmuştur. Bir diğer önemli yönü kadınlara erkekler kadar dinin içinde yer verilmesidir. Kartaca, Roma, Konstantinapole gibi çok geniş alana yayılmış ve özellikle MS 6. yüzyıldan sonra yoğun baskılar neticesinde gizli şekilde MS 9. yüzyıla kadar yaşamıştır. Görseller Yeni Kudüs Wikipedia ve Pepuza’da bir manastır.
Kaynaklar:https://www.academia.edu/.../Montanizm_in_Ortaya_%C3%87...
"İlk dönem kilise babalarından Epiphanus, Hippolytus, Tertullian, Origen
konuyla ilgili önemli bilgiler vermektedir." Eusebius. (1890). Church history. In P. Schaf (Ed.), Nicene and post nicene fathers (Npnf2) (Vol. I). New York: Christian Literature Publishing Co





