Uşak’ta diyetisyenlik görevini sürdüren Sevgi Erdinç, Ramazan ayına yönelik beslenme alışkanlıkları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdinç, paylaşma ve bereket ayı olarak görülen Ramazan’da, iyi niyetle hazırlanan iftar sofralarının zaman zaman ihtiyaçtan fazla yiyecekle donatıldığını, bunun da hem sağlık hem de ekonomik açıdan olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Uzun süreli açlığın ardından bir anda fazla miktarda besin tüketmenin sindirim sistemini zorladığını ifade eden Erdinç, hızlı yenilen büyük porsiyonların hazımsızlık, şişkinlik ve mide yanması gibi şikâyetleri artırdığını vurguladı. “Açlık çoğu zaman gözle ölçülür, mideyle değil. Bu nedenle hazırlanan tabaklar gerçek ihtiyacı yansıtmayabiliyor” diyen Erdinç, iftarda küçük porsiyonlarla başlanmasının önemine dikkat çekti.
Ramazan sofralarında çorba, ana yemek, pilav ya da makarna, börek, tatlı ve içeceğin aynı anda sunulmasının kültürel bir alışkanlık olduğuna değinen Erdinç, bu durumun gereğinden fazla enerji alımına yol açtığını belirtti. Tüketilemeyen yemeklerin çöpe gitmesinin yalnızca aile bütçesini değil, ülke ekonomisini de etkilediğini kaydeden Erdinç, gıda israfının toplumsal bir problem haline geldiğini dile getirdi.
Porsiyon bilincinin sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olduğunu aktaran Erdinç, beynin tokluk sinyalini algılamasının yaklaşık 15–20 dakika sürdüğünü hatırlattı. Bu nedenle yavaş yemek, doygunluk hissini beklemek ve tabağı aşırı doldurmamak gerektiğini söyledi. Dengeli bir iftarın; çorba ile başlayıp yeterli protein kaynağı, kontrollü karbonhidrat ve bol sebzeyle tamamlanabileceğini ifade etti.
Ekonomik şartların zorlaştığı bu dönemde planlı alışverişin ve ihtiyaç kadar yemek hazırlamanın önemine işaret eden Erdinç, artan yemeklerin uygun koşullarda saklanarak değerlendirilmesinin hem israfı azalttığını hem de bütçeye katkı sağladığını belirtti. Mevsiminde ve yerel ürünlerin tercih edilmesinin de maliyet ve besin değeri açısından avantaj sunduğunu sözlerine ekledi.
Erdinç açıklamasını, “Bereket sofranın kalabalıklığında değil, bilinçli paylaşımda ve ölçülü tüketimdedir. Ramazan sadece aç kalmayı değil, tüketim alışkanlıklarımızı sorgulamayı da öğretir. Sağlıklı ve israftan uzak sofralar hem bedenimize hem de topluma karşı sorumluluğumuzdur” sözleriyle tamamladı.




