Uşak’ın tarihi mirasına ışık tutan araştırmacı Alp Arslan Dur, Batı Anadolu’nun en önemli ulaşım güzergahlarından biri olan Uşak–Denizli hattına dair dikkat çekici bir çalışmayı kamuoyuyla paylaştı. Osmanlı arşiv kayıtları, tahrir defterleri ve saha gözlemlerinin birlikte değerlendirildiği araştırma, bölgedeki yol ağının sıradan bir geçiş güzergahı değil, kapsamlı bir güvenlik ve menzil sistemi olduğunu ortaya koyuyor.

Dur’un değerlendirmelerine göre Hasköy, Kalemoğlu Köprüsü, Kırkyaren, Beki ve Dumanlı üzerinden Bekilli ve Denizli’ye uzanan hat, Osmanlı döneminde derbent teşkilatıyla kontrol altına alınmış stratejik bir koridor niteliği taşıyordu. Özellikle Dumanlı Köyü’nün 16. yüzyıl tahrir kayıtlarında “derbent köyü” olarak geçmesi, bölgenin resmi güvenlik noktası olduğunu doğruluyor.

Araştırmada öne çıkan en çarpıcı belgelerden biri ise 1568 tarihli Mühimme Defteri kaydı oldu. Uşak Kadılığı’nın Beg Ogat mevkiinde artan eşkıya hareketliliğini merkeze bildirmesi üzerine bölgenin incelemeye alınması, Osmanlı yönetiminin güzergâh güvenliğine verdiği önemi gözler önüne serdi.

Banaz’da Film Gibi Kovalamaca! Kaçan Araçtan 197 Sentetik Hap Çıktı
Banaz’da Film Gibi Kovalamaca! Kaçan Araçtan 197 Sentetik Hap Çıktı
İçeriği Görüntüle

Aynı dönemde Avganbeli geçidine ilişkin güvenlik tedbirlerinin de gündeme gelmesi, bölgenin tekil değil, bütüncül bir koruma sistemiyle yönetildiğini gösterdi.

Araştırmada Beki Köyü’nde yer alan kubbeli su sarnıçları da dikkat çekici bir unsur olarak değerlendirildi. Yol güzergahına yakın konumları nedeniyle bu yapıların yalnızca yerel kullanım için değil, tarihi yol üzerindeki yolcular ve kervanlar için de su temin noktası olabileceği ifade edildi.

Dumanlı Köyü sınırlarındaki “Örenyeri” olarak bilinen taş yapı kalıntısı ise çalışmanın en tartışmalı bulgularından biri oldu. Yapının, belgelerde geçen Beg Ogat Hanı ile ilişkili olabileceği ihtimali üzerinde durulsa da, kesinlik için arkeolojik kazı ve mimari analizlerin gerektiği vurgulandı.

Alp Arslan Dur, yaptığı değerlendirmede söz konusu hattın Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren kullanılan antik bir yol üzerine inşa edilmiş olabileceğini belirterek, Osmanlı’nın bu güzergahı yeniden düzenleyerek derbent sistemiyle güçlendirdiğini ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ