İzmir’in yoğun ve hızlı yaşamından uzaklaşmak isteyen Ziya Timur, Uşak’ın Ulubey ilçesinde kendine özel bir huzur bahçesi kurdu. Bu bahçede 250’ye yakın güvercinle vakit geçirerek hem ruhunu hem de çevresindeki insanları besleyen Timur, hayatını kuşlara adadı. “İzmir’in kalabalığı ve karmaşası beni yoruyordu. Buraya gelerek kendime ve doğaya alan açtım. Buradan ayrılmayı hiç düşünmüyorum,” diyen Timur, doğayla iç içe bir yaşamın hem huzur hem de mutluluk getirdiğini vurguluyor.

Güvercin tutkusu çocukluk yıllarına dayanan Timur, babasının çatısındaki kuşlarla başladığı bu ilgiyi hiç bırakmadığını söylüyor. “Babam bana küçük yaşta birkaç güvercin verdi, o günden beri hayatımın merkezinde kuşlar var. Onlar olmadan bir hayat düşünemem” dedi. Ziya Timur için güvercinler sadece bir hobi değil, yaşamının bir parçası, hatta yaşam kaynağı.

Bahçesinde farklı ırklardan kuşlar bulunuyor: Selanikler, posta güvercinleri, Ankaralılar, Ispartalılar, Pakistan ve Tipliler ile Uşak kuşları… Her ırkın kendine özgü özellikleri var. Posta güvercinlerinin uzun mesafelerde yarış yetenekleri ve sahiplerine duydukları sadakat Timur’un favorisi. “Posta güvercinleri bin kilometre yol kat edebiliyor. Birinci geldiklerinde benden daha çok sevinen başka kimse olamaz,” diyerek sevgisini dile getiriyor. Uşak kuşları ise düz ve yüksek uçucu yapısıyla özellikle gönlünde ayrı bir yere sahip.

Ziya Timur, güvercin sevgisini paylaşmanın önemine de değiniyor: “Uşaklılar beni tanır, ihtiyacı olanlara her zaman hediye kuş veririm. Böylece sevgimiz çoğalıyor. Kuşlarımın çoğu kendi bahçemden gelen yavrular. Dışarıdan çok kuş almam; kendi emeğimle büyüttüğüm kuşlar benim için çok değerli.” Ziya Timur, yıllar içinde sayıları 250’ye ulaşan kuşlarının bakımını özenle sürdürüyor. Fiyatları ise 250 TL’den başlayıp 10 bin TL’ye kadar değişiyor.

Bahçe, sadece kuşlar için değil, bir yaşam alanı olarak da özel. Ağaçlarından kümeslerine kadar her detayını kendi emeğiyle inşa eden Timur, “Burayı bir sığınak, huzur ve yaşam alanı olarak görüyorum. Her köşesinde emeğimin ve sevgimin izi var,” diyor. Torunları da yaz tatillerinde buraya gelerek bahçeyi keşfediyor, Timur ise onların mutluluğu için bahçeyi cıvıl cıvıl bir alan hâline getiriyor. “Torunlarım burayı çok seviyor, her fırsatta 'Dede bizi Uşak’a götür' diyorlar,” diyerek mutluluğunu paylaştı.

Ziya Timur’un hikâyesi, sadece bir kuş besleme öyküsü değil; doğayla uyumlu, paylaşarak çoğalan bir yaşam tarzını yansıtıyor. Onun bahçesi, güvercinler ve doğayla kurduğu bağ sayesinde hem kendisine hem de ziyaretçilerine huzur sunuyor. Timur, son olarak tüm güvercin tutkunlarına selamlarını gönderiyor ve Uşak’taki huzur dolu yaşamını sürdürmeye devam ediyor.

Tülay Usta’nın Çayında Güven Var
Tülay Usta’nın Çayında Güven Var
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Gülcan Aydoğdulu