Uşak'ta geleneksel mesleklerini yaşatmaya çalışan esnaflar arasında yer alan Yürektürk Denizli Hırdavat, yıllardır hem bıçak bileme hem de hırdavat alanında vatandaşlara hizmet veriyor. Kapalı Çarşamba Pazaryeri'nin alt kısmında faaliyet gösteren işletmenin sahibi Abdullah Azmi Yürektürk, aileden miras kalan mesleği 14 yıldır Uşak'ta sürdürdüklerini belirterek, en büyük endişelerinin mesleğin yeni ustalar tarafından devam ettirilmemesi olduğunu dile getirdi.
Denizli'nin dünyaca ünlü bıçakçılık geleneğini Uşak'a taşıyan Yürektürk, hem esnafa hem de vatandaşlara sundukları bileme ve tamir hizmetleriyle dikkat çekiyor.
Aslen Denizli Yatağanlı olduğunu belirten Abdullah Azmi Yürektürk, Uşak'a taşınmadan önce yaklaşık 18,5 yıl özel bir şirkette ambar şefi olarak görev yaptığını söyledi.
Aile büyüklerinin sağlık sorunları nedeniyle Uşak'taki iş yerini devraldıklarını anlatan Yürektürk, "Kayınvalidem ve kayınpederim bu dükkanı yıllarca işletti. Hastalık sürecinin ardından yabancıya gitmesini istemediler. Eşimle birlikte Uşak'a gelerek aile mesleğini sürdürmeye karar verdik. Yaklaşık 14 yıldır da aynı noktada hizmet veriyoruz." dedi.
Denizli'nin köklü bıçakçılık kültüründen geldiklerini ifade eden Yürektürk, mesleğin dededen ve babadan miras kaldığını söyledi.
İş yerinde mutfak bıçaklarından kasap bıçaklarına, budama makaslarından çeşitli kesici aletlere kadar birçok ürünün satışını yaptıklarını belirten Yürektürk, bunun yanında profesyonel bileme ve tamir hizmeti de verdiklerini kaydetti.
"Her türlü bıçağın bilemesini yapıyoruz. Budama makasları, kesici aletler ve birçok ekipmanın bakımını gerçekleştiriyoruz. Vatandaşın ihtiyacına göre ürün çeşitliliğimizi de artırıyoruz." ifadelerini kullandı.
İşlerinin tamamen mevsim şartlarına göre şekillendiğini anlatan Abdullah Azmi Yürektürk, yaz aylarında bahçe ve tarım ürünlerine talebin arttığını söyledi.
Yürektürk, "Yazın hortum, damlama sulama ekipmanları, çapalar ve bahçe ürünleri daha çok satılıyor. Kurban Bayramı döneminde ise bıçak bileme işlerimiz yoğunlaşıyor. Kış aylarında ise soba kovası, hayvan zincirleri ve farklı hırdavat ürünleri ön plana çıkıyor." dedi.
Kapalı Çarşamba Pazaryeri'nin hareketli olduğu dönemlerde iş yoğunluğunun oldukça arttığını belirten Yürektürk, özellikle bahar-yaz aylarında müşterilere yetişmekte zorlandıklarını ifade etti.
"Bugün sakin bir gün ama bir ay önce gelseydiniz selam vermeye bile fırsat bulamazdık." diyerek pazar hareketliliğinin esnaf üzerindeki etkisini anlattı.
Mesleğin geleceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Abdullah Azmi Yürektürk, bıçakçılık ve bileme işinin her zaman ihtiyaç duyulan bir alan olduğunu ancak yeni kuşakların bu mesleğe ilgi göstermediğini söyledi.
"Oğlum üniversite mezunu ve farklı bir alanda kariyer yapmak istiyor. Kızımız da üniversite eğitimine devam ediyor. Biz birkaç yıl daha çalışacağız ama sonrasında ne olur bilemiyoruz. Bu meslek bitmez, çünkü insanlar her zaman bileme ve tamir hizmetine ihtiyaç duyacak. Ancak işi sürdürecek usta bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor." ifadelerini kullandı.
Yılların tecrübesini müşterilerine aktarmaya devam eden Abdullah Azmi Yürektürk, değişen teknolojiye rağmen el işçiliğinin ve ustalığın değerini koruduğunu vurgulayarak, bu mesleklerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekiyor.




