Uşak’ta görev yapan Diyetisyen Sevgi Erdinç, Ege mutfağına dair yaptığı değerlendirmede bu beslenme kültürünün yalnızca yöresel bir mutfak geleneği olmadığını, aynı zamanda modern beslenme bilimi açısından da örnek gösterilen bir model olduğunu ifade etti.
Ege mutfağının temelini oluşturan Akdeniz tipi beslenmenin dünya genelinde en dengeli ve sağlıklı diyet modellerinden biri olarak kabul edildiğini belirten Erdinç, özellikle zeytinyağının bu yapının merkezinde yer aldığını söyledi. Zeytinyağının içerdiği tekli doymamış yağ asitleri ve güçlü antioksidan yapısıyla kalp ve damar sağlığını desteklediğini vurgulayan Erdinç, düzenli tüketimin kötü kolesterolü düşürürken iyi kolesterolü koruduğuna dikkat çekti.
Ege mutfağını özel kılan unsurlardan birinin de bölgeye özgü yabani otlar olduğunu dile getiren Erdinç, radika, şevketi bostan ve cibez gibi otların lif, vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olduğuna işaret etti. Bu doğal besinlerin sindirim sistemini desteklediğini ve kronik hastalık risklerini azaltmada önemli rol oynadığını ifade etti.
Balık tüketiminin de bu mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirten Erdinç, omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balığın beyin fonksiyonları ve kalp sağlığı üzerinde koruyucu etkiler oluşturduğunu söyledi. Buna karşılık kırmızı et tüketiminin daha sınırlı olmasının Ege mutfağının dengeli yapısını güçlendirdiğini kaydetti.
Mevsimsel ve taze ürün kullanımının da bu beslenme modelinin temel taşlarından biri olduğunu belirten Erdinç, işlenmiş gıda tüketiminin azalmasının halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ege mutfağının yalnızca kültürel bir miras değil, aynı zamanda bilimsel temellere dayanan bir sağlık modeli olduğunu vurgulayan Erdinç, “Sağlıklı yaşamın sırrı çoğu zaman uzaklarda değil, zeytinyağlı bir sofrada gizlidir” dedi.
(Görsel: Yapay Zeka)



