Sevimli Hocamız, bu mutlu olayı; “100 sonra köylünün milletimizin efendisi olduğu akıllara geldi” şeklinde yorumlayarak duygularını şöyle kaleme aldı:

100 Yıl Önce Milletin Efendisi Olan Köylü, 100 Yıl Sonra Yine Hatıra Geldiyse Ne Mutlu!

Yarın Uşak’ta yine elektrik kesintisi var Yarın Uşak’ta yine elektrik kesintisi var

Uşak'ta 4 doktor, diş hekimi, psikolog, fizyoterapist, diyetisyen, ebe ve hemşirelerden oluşan 15 kişilik halk sağlığı ekibi köyleri ziyaret ederek vatandaşlara muayene ve sağlık taraması yapıyor haberini duyunca çok memnun oldum. Bu haberle milletin efendisi köylülerimize ülke sathında ve 1934'lü yıllarda Uşak'ta yapılanlar aklıma geldi. Cumhuriyeti kuran irade aydınlanmayı ve kalkınmayı köyden ve köylüden başlatmıştır. Aydınlanma için bütün köylerde millet mektepleri açmış, devamında Köy Enstitüleri açılmış, kalkınma için de köylerde örnek ziraat ve üretim çiftlikleri kurulmuş, köylüye ziraat öğretilmiş, halk evlerinde köylü grubu oluşturulmuş, doktorlardan, veterinerlerden, ziraatçılardan oluşan bu grup köylere giderek ücretsiz sağlık taraması, sünnet olacak çocuklara toplu sünnet faaliyeti, ziraat ve hayvan sağlığı vs. hizmetleri köylünün ayağına giderek yapmışlardır.

Köylerden başlatılan bu çok önemli çalışmalarla 1923 yılında kurulan genç cumhuriyet 15 yılda hızla kalkınan bir devlet, karnı doyan, sağlıklı bir toplum olmuştur. Bir vücutta sağlıklı hücre ne kadar önemliyse, toplumun hücresi konumunda olan köylü de o kadar önemlidir. Bu haberle kütüphanemde olan daha önce çokça okuduğum merkezi hükumetin Uşak köylerinde toprak çeşidi, su kaynakları, iklim durumu, ziraata uygun ortamları araştırması için bir heyetle 1933 yılında Uşak'a gönderdiği, köy köy dolaşarak aylarca çalışma yapan Toprak Laboratuvarı Şefi Kerim Ömer beyin Uşak köylerindeki bu çalışmalarını anlattığı "Yaylanın Batı Ucunda" Kitabını bir daha okudum. Aynı zamanda yine kütüphanemde olan Uşak Halkevinin 1936-37 yıllarında çıkarttığı 2 sayılık "Uşak Halkevi" dergilerini tekrar okudum. Bilhassa bu derginin ilk sayısında 1934 yılında Uşak Halkevi Köy şubesinin köylerde yaptığı çalışmaları tekrar okuyunca hayran kaldım.

Halimhoca (1)

Bugün köylerde yapılanlar o zamanki yapılanların yanında solda sıfır kalır. Doktor, sağlıkçı, veteriner, ziraatçı, kütüphane, tiyatro grupları, halk sanatçıları, eğitimciler vs. çeşitli uzmanlar Uşak köylüsünün ayağına kadar gitmiş, karşılıksız hizmet vermiş, köylüde üreterek devletine hizmet etmiş. Bugün sanki köylümüz unutulmuş, toptancının, bankaların, ziraat tüccarlarının, bir kısım veterinerlerin, özel sağlık kurumlarının vs. insafına terk edilmiş, herkes köylüden bir şey alma derdinde, köylüye bir şey vermeyi düşünen yok gibi. Bu gün her ne kadar Uşak'lı hemşerilerimiz devlet hastanesinden muayene ve tedavi için bir kaç ayda anca randevu alsalar da, sağlığı için özel sağlık kurumlarında, Afyon, Denizli hastanelerinin yollarında gelip gitseler de köylülerimize bu önleyici halk sağlığı hizmetinin gitmesi çok önemlidir, bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Köylülerimiz 1934'lü yıllarda olduğu gibi diğer hizmetleri de bekliyor.

Halimhoca (3)

Muhabir: SALİH KILINÇ