Hepinizin tahmin ettiği gibi Denizli iline bağlı olmasına rağmen Uşak’a çok daha yakın olan Çivril Işıklı Gölü’nde bulunan güzelliklerini anlatmakta kelimelerin kifayetsiz kaldığı o nilüfer çiçeklerini ziyaret ettik.

Nilüfer (2)

Motorlarımızı maviliklere sürüp bu güzel ve gizemli çiçeklerin arasında yapılan unutulmaz yolculuk canımıza can kattı. Bu yolculuğa başlamadan önce eşi Cemil Aşama ve kendisiyle aynı motorda bulunduğum Coğrafya Öğretmenimiz Gülay Aşama’dan öğrendim. Bu sevimli ve iyi kalpli Hocamız bana nilüfer çiçeği ile lotus çiçeğinin aynı olduğunu ve sadece lotus çiçeklerinin çapının daha büyük olduğunu öğretti.

Nilüfer (10)

Onun için bu gizemli çiçekler hakkında öğrendiğim kısa bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum: “Lotus, geceleri kapanıp sualtına batan, gündüzleri ise su üstüne çıkıp yeniden çiçek açan bir bitkidir ve bu nedenle, çiçeği, güneşin ve doğal yaratılışın simgesi haline gelmiştir. Hermepolis’te dev lotus çiçeğinin ilk olarak, dışa doğru çıkan güneş tanrısı Nun’un (Fig.5) başlangıçta var olan sularından çıktığına inanılır Yeniden doğuşun sembolü olan lotus, cenaze kültü ve Osiris kültü ile yakından ilişkilidir. Horus’un dört oğlu, bir lotus üzerinde oturur şekilde gösterilir. Ölüler Kitabı’nda “kendisini lotusa dönüştürmek” ten söz edilir.  Mavi lotus, tanrıça Hathor ile de ilişkilendirilir (Fig.6). Hathor, inek kulaklı güzel bir kadın biçiminde ya da lotus çiçekleri ile çevrelenmiş bir inek biçiminde gösterilir. “

Şimdi izninizle, Uşak 21. Sanat ve Kitap Kulübü’nün 16 üyesi ve aileleriyle yaptığım bu geziye dönmek istiyorum. Sağlık sorunlarından dolayı Dr. Serap ve eşi Dr. Ali Kuş, Aysun ve Mete Küçükçakır canların eksikliğine, birde https://www.yesilsivasligazetesi.com/ İnternet Haber Sitesi’nde birlikte çalışmaktan büyük bir keyif aldığım, artık kızım sayılan ve son bir yıl içerisinde gazetecilikte büyük aşama gösteren Ece Yıldırım’ın olmayışına biraz üzüldüm. Ama inanılmaz keyifli ve unutulmaz güzellikte bir gezi olduğunu da en başta belirteyim.

Nilüfer (6)

Köye de bile millet bahçesi var Uşak’ta yok

Ersin Kaptan yönetiminde Uşak’tan çıkıp Işıklı Gölüne geldik. Burada Millet Bahçesinde kahvaltı yaptık. Işıklı dedğin bizim Bozkuş köyü kadar ya var ya yok. Yarısına çok şahane bir millet bahçesi yapılmış. Helal olsun. Darısı koskoca vilayet olmakla öğündüğümüz Uşak’ımızın başına diyelim.

Uşakspor küllerinden yeniden doğuyor! Uşakspor küllerinden yeniden doğuyor!

Uşak 21. Sanat ve Kitap Kulübü’nün kurucusu, banisi, eşi Ali ve her gezide rehberliğimiz yapan ve küçücük başına rağmen en az bir cep telefonu kadar bilgiyi hafızasında depolayan ayaklı tablet küçük Mehmet Zeki ile çok yaşayası Dilşat Kaya öğretmenim, bizi sabahın köründe minibüse doldurup yola çıkardı.

Sabah serin olmasına rağmen sabırsızlıkla yola çıktık. Serinlikte yola çıkmanın avantajını gidince anladık.Serinde yolculuk ve göl gezisi süper oluyor. Birde saat 10.00’dan sonra çok kabalık olduğu için motorlar geziyi daha kısa tutuyor. Erken gidin.

Nilüfer (9)

Işıklı Gölü üzerinde “Beydilli” isminde bir köy var. Motorlara oaradan biniyoruz. Kıyıda tam 50 motor var. Bir motor en fazla 4 yetişkin ve bir çocuk kabul ediyor. Yaklaşık bir saat süren gezinin maliyeti motor başına 700 TL. Motor başına diyorum. 4 kişi binince kişi başı 175 TL ödüyorsunuz.

Nilüfer (7)

Cemil Aşama Hocam motorda bulunan en son yolcu taşıma yerine oturdu. Onun önüne eşi Gülay Aşama Hocam ve eşim Gül Kılınç oturdu. Ben motorun burnuna oturdum. Bir anda kendimi Kapatan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa gibi hissetim. Motorumuzun burnu mavi suları bembeyaz köpürterek ilerlerken çevremizde karabatak, beyaz martı, yaban kazları ve ördekleri çeşit çeşit kuşlar ya yüzüyor ya uçuşuyor. Daha nilüferleri görmeden büyük bir zevk alarak ilerliyoruz.

Daha sonra sazlıkların arasındaki dar koridorlardan yaprakların yüzümüzü okşamasıyla yol alıyor ve motorcuların “Savaş Ada” adını taktığı nilüfer çiçeklerinin bulunduğu bölgeye geliyoruz.

Nilüfer (3)

Allah’ım! O nedir öyle? Yok böyle bir güzellik.

Kocaman yaprakların üzerinde bembeyaz açmış 12 çanaklı, ortasında sarılar bulunan nazlı nilüfer çiçekleri. Soluğumuzu tutarak izliyoruz. Diğer motorlarda geliyor. Bazı motorlarda müzik eşliğinde oynayan yolcular var. Ya bu güzelliklergerçekten anlatılmaz yaşanır.

Nilüfer (4)

Coğrafya Öğretmenimiz Gülay Aşama; “Işıklı doğal bir gölken taşkınlık olmasın diye DSİ tarafından çevresine bentler yapılınca baraj gölüne dönüşmüş. Sürekli su girişi çıkışı var. Büyük Menderes nehri için önemli bir kaynak. Tatlı su olduğu için nilüferler burada yetişebiliyor.

Nilüfer çiçeğinin antik Mısır’daki adı “Lotus” çiçeğidir. Bunların pek çok türü gece suya dalıp kapanır, sabahtan yeniden açar. Bu özelliğinden dolayı antik dönem Mısır halkı da bu çiçeğe ölümden sonra tekrar dirilişin sembolü olarak kabul etmiş. Birde Mısır’da gece açan “Mavi Lotus var.

Dünyada lotus ya da  nilüfer çiçeğinin 9 türü ve 50 çeşidi olduğu söyleniyor. Bunalradan en ilginci de ekvator kuşağında yetşen 9 metre çapına ulaşabilen lotus çiçekleridir. Uşaklılar bu yakınlarındaki nilüfer cennetini mutlaka görmelidir” dedi.

“Nilüferler bir gölün imdat çığlığıdır”

Gülay Hocam, yine ilginç ve ilginç olduğu kadar da üzücü bir bilgi verdi. Ben üzüldüm. Gülay Aşama; “Nilüferler aslında bir gölün imdat çığlığıdır. Gölde kirlenme olunca nilüferler çıkar. Birde derin sularda olmaz. Toprağa kök salması için suyun sığ olması gerekir” diyerek Uşaklılara bu görsel şöleni kaçırmamalarını tavsiye etti.

Kirli suda kardan bile beyaz açan ve asla kirlenmeyen nilüfer çiçekleri. Enteresan değil mi?

Kıyıda nilüferleri görmek isteyen vatandaşlar akın akın gelince bizimde zaten bir saatimiz dolduğu için gölün başka bir kısmından kıyıya döndük. Ne yazık ki kıyıda 01 (Adana) plakalı bir otobüsün kapısında bir zontanın elinde kopmuş nilüfer gördüm. Yakınımda jandarma bulamadığım için şikayet edemedim. Aracımız da hareket etmek üzereydi.

Yazımızın ikinci bölümünde Gümüşsu (Homa) Şelalesine ve Cabar Şehitliğine yaptığımız yolculuğu anlatacağım.

NASIL GİDİLİR?

Işıklı Gölü Denizli Çivril ilçesine bağlı bir yerleşim alanı. Nilüferleri görmek için birkaç kilometre uzaktaki Beydilli köyüne gitmek zorundasınız.

Uşak’a yaklaşık 80 kilometre uzaklığında. Aracınızla bir saate kavuşursunuz. Uşak’tan Çivril’e giden otobüslerle ulaşmak mümkün.

NE YENİR?

Bu soruya cevap; “Hiçbir şey yenmez.” Eskiden Işıklı Gölü üzerinde bulunan ve masaların altından suların aktığı çok güzel restoranlar vardı. Nefis, sazan, dişli turna ve alabalık yaparlardı. Şimdi bu restoranlar kaldırılmış.

Balık pişiren bir iki yer var. Ama hem balıklara hem de karnını doyurmak isteyen ziyaretçilere resmen işkence yapıyorlar. Aman deyim, bizim yaptığımız gibi balık yemek gafletinde bulunmayın. Yiyeceklerinizi evden getirin. Ya da inin Çivril ilçesine çok güzel pideciler ve esnaf lokantaları var. Oralarda karnınızı güzelce doyurun.

Ne olursa olsun bu gezide candan dostlukları ve samimiyetleri ile eşim Gül Hanım ve bana yoldaş olan Uşak 21. Gün Sanat ve Kitap kulübü üyeler: Dilşat - Ali ve rehberimiz Mehmet Zeki Kaya, Gülay, Murat ve Barış Kuzu, Özlem, Koray Akgün ve oğulları, Elvan, oğulları Kuzey ve Eren Coşkun ve de Gülay ve Cemil Aşama canlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır. Ben de o yüzden teşekkür etmiyorum zaten.

(SALİH KILINÇ/ GEZİ YAZILARI)

Muhabir: SALİH KILINÇ