Çok şükür mübarek Ramazan ayı bitti de şu iftarlarda oy kapmak uğruna yaşanan rezilliklerden kurtulduk.

Lüks salonlarda, kuş sütü eksik sofralarda güya mübarek Ramazan ayında birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu kanıtlamak için sırıtarak poz vermeler…

AKP’lin iftarında CHP’linin, CHP’lin iftarında AKP’li olmadan nasıl birlik ve beraberlik iftarıysa…

Halk hiç birinde yok. Mahalle aralarında halka verilen iftarlar, baştan savma oy kaygısıyla yapılmış sallapati işler. Burada da önüne gelene sarılıp sırıtarak pozlar vermeler. Önünde arkasında 5-6 kamera ile çekim yapmalar,

Halkı mübarek Ramazan ayında bir pideye muhtaç ettikten sonra Uşak’a çağırdıkları bakan ve genel başkan yardımcılarına yolda pide dağıtıp şirinlik yapmalar.

Dağıttıkları pidelere eşek kadar kocaman harflerle logo ve isim basmalar…

Uşak’ın hiçbir sorununu halletmeden pide dağıtarak iftar Yemeklerinde sırıtarak poz verip birlik ve beraberlik martavalları okuyup bu mübarek günü oya devşirmeler…

Bunları hepsi, sonradan görmüşlüğün, çağdaş olamamanın, taşranın o kurnaz kasaba politikacılığının göstergesi olan hareketler.

Bakın Ankara Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda Ramazan ayına özel iftarlık kumanyalar ve yemek ikramında bulundu. Vatandaşların iftarlarını açabilmesi için belirlenen 4 sabit noktaya kumanya, Hacı Bayram-ı Veli Camisi ile Kızılay Güvenpark’a ise tavuklu nohut-pilav ve çorba ikram noktası kurdu.

Günde 10 bini aşkın vatandaşın iftarlarını yapabileceği klimalı ve hijyen çadırlar kurdu. Mübarek Ramazan ayı boyunca ben Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın ne pide dağıtırken ne de iftar çadırında bir kare bile fotoğrafına rastlamadım.

Yardım dediğin böyle olur. Zaten İslamiyet’te “Sağ elin verdiğini sol el bilmesin” demez mi?

Kim ne derse desin, siyasi görüşü ne olursa olsun, mütevazılık konusunda Sayın Mansur Yavaş’ı bu ülkede tek geçerim.

Allah’tan Ramazan ayı bitti de bu kabalıktan ve hoyratlıktan kurtulduk.

Bayramda yediğinize içtiğinizde dikkat edin

Uşak’ta çok sağlıklı gıdaya ulaşamıyoruz

Birkaç gün önce bir canımızın daveti üzerine evine iftara gittik. Yazık o kadar da özene bezene iftar sonrası hazırlamış. Yemek bitti. Çayla tatlılar geldi. Ayıptır söylemesi, baklavanın içerisinden kocaman bir bezelye tanesi çıktı. Adını vermeyeyim ama Uşak’ın çok tanınmış bir tatlıcısından almış. Ben o canımız çok üzüldüğü ve mahcup olduğu için üzüldüm.

Bir diğer olay ise 2-3 gün önce benim başıma geldi. Dörtyol’da yürürken eski bir station otomobilin bagajında 3-4 adet dana budu kâğıtlara sarılmış vaziyette bagaj kapağı açık olan 64 LZ… plakalı aracın içerisinde inşaat malzemelerinin arasında pis bir şekilde duruyordu.

Sonra, 3 kişi koca bir budu aracın bagajından alarak bir lokantaya götürdüler. Demek ki, Uşak’ta evimiz dışında yediğimize içtiğimize çok dikkat etmeliyiz. Pis ve sağlıksız görünüyor. Denetim de sıfır. Hiç göründüğü gibi değil. Şu sıralar Uşak’ta İnfluenza (Grip) çok yaygın. Aman dikkat.

Neyse bayram önü midenizi daha fazla kaldırmadan:

Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden uzakta öperek (Çünkü influenza salgını var)

Sağlık, huzur ve afiyet içerisinde nice bayramlara ulaşmanızı dilerim.