Uşak’a yağan aşırı yağmurların ardından sel baskınlarıyla ilgili Uşak Belediyesi bir açıklama yapmış. Bana sorarsanız topu taca atmış. Üzerine hiç sorumluluk almadan sel baskınlarının suçunu aşırı yağışlara yüklemiş.

Bir de mazgalların, Dokuz Sele çayının ve yağmur suyu drenajlarının sürekli temizlendiğinden falan bahsedip hiç suçu üzerine almamış.

https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-belediyesinden-suclamalara-cevap-usakta-yagis-miktari-rekor-seviyelere-vardi

Dün sabah da Uşak İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Değerli Dostum Sayın Ümit Alp, sel baskınları ile ilgili odada bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Ben, 30 yıllık Dostum Ümit Alp’in dürüstlüğüne, entelektüel birikimine, teknik ve toplumsal konulardaki bilgisine kefilim. Onun için basın toplantısını çok dikkatle takip ettim.

Sayın Alp basın toplantısında; “Son 100 yılın yağış tekerrürleri incelendiğinde bu seneki yağışların çok fazla olduğu söylenemez. Son yağışlar 20, 25 yılda bir takarrür eden yağıştır. Küresel iklim değişikliği ile ilgisi yoktur” demekle belediyenin “Küresel ısınma sonucu oluşan aşırı yağışlardan dolayı sel baskınları oluyor” tezini çürütmüş oldu.

Meslektaşım Sayın İbrahim Ethem Karahan Sayın Alp’in sel baskınlarına neden olarak gösterdiği maddeleri çok güzel özetlemiş. İzni ile çalıyorum:

-       Şehir 4 kat büyümesine rağmen hala 90'lı yıllarda yapılan altyapıyı kullanıyoruz. Son 20 yılda ciddi bir altyapı çalışması yapılmadı.

-       Son 100 yılın yağış tekerrürleri incelendiğinde bu seneki yağışların çok fazla olduğu söylenemez.

-       Şehir merkezinde geçmişte olup da bugün olmayan, üstü kapatılan 10'dan fazla deremiz var.

-       Şehir merkezinde yeterli yeşil alan kalmamıştır, planda bahçe olan bölümler ruhsat sonrası yapıya dönüştürülmüştür.

-       Yağmur drenaj hatları ve mazgallar yeterince temizlenmiyor.

-       Geçmişte bodrum katlarına iskan ruhsatı verilmezdi, bugün fazlasıyla veriliyor.

-       Çözüm için mesleki odaların da içinde olacağı bir heyet oluşturulmalı ve çalışmalara bir an önce başlanılmalıdır.

https://www.yesilsivasligazetesi.com/insaat-muhendisleri-odasi-baskani-umit-alp-su-baskinlarinin-nedenini-acikladi-plansiz-buyume-derelerin-kapanmasi-beton

Hadi, yağmurların aşırı yağdığını ve mazgalların temizlendiğini kabul edelim. Ama Sayın Ümit Alp sel baskınlarının nedeni olarak bambaşka bir şey söylüyor. Tabi bu söylediğinden belediyenin açıklamasında hiç bahsedilmiyor.

Sayın Alp, sel baskınlarının asıl nedenin 1990’lı yıllarda elden geçirilen alt yapıya günümüze kadar geçen 30 yıllık bir zamana ve nüfusun 4-5 kat artmasına rağmen hiçbir işlem yapılmaması olduğunu dile getiriyor.

AKP, Türkiye’de yaklaşık 22 yıldır iktidar. Uşak’ta da 2009 – 2014 dönemi hariç 15 yıldır belediyede hüküm sürüyor. Gerek genel iktidar, gerekse yerelde belediye olarak niçin altyapıya elini sürmedi?

Bodrum katlara, insanlar sıçan gibi boğulsun diye mi elektrik su bağlanmasına izin verildi?

Defalarca yazdık çizdik. Önce imar çapları çıkarıldı, inşaat ve iskân ruhsatları yasalara uygun şekilde verildi. Sonra da eşin dostun ya da yandaşın binasına yeşil alan, otopark bırakılması gereken yerlere komik cezalar yazılarak ek binalar yapılmasına göz yumuldu. Her karış toprağa beton ya da asfalt atılınca suyu emecek toprak kalmadı. Su da sel oldu evimizi iş yerimizi bastı.

ARTIK KRAL ÇIPLAK

Sayın Alp ve bir de Bir de Uşak Mimarlar Odası Başkanı Sayın Çağlar Samancı’nın açıklamalarından anlıyoruz ki; Uşak’ta sel baskınları şiddetli yağmurlardan değil, aymazlıktan oluyor. Betonlaşmadan oluyor. Derelerin imara açılması sonucu yok olmasından oluyor.

Uşak, 22 yıllık AKP iktidarından yararlanacaksa derhal ve acilen alt yapısına el atılmalıdır. Bunu bakanlık mı yapar belediye mi yapar orasını bilmem artık.

Uşaklı gariban bahçesine küçük bir kümes yapmaya kalksa, Ruhsat al, plan çizdir. İmara uygun yap” diye bin bir dereden su getiren belediye, şehrin en gözde yerlerine imar planına aykırı şekilde ek yapı yapılmasına izin vermemeli, “Yok bunu yapan benim partilim, bu bilmem kim ağabeyim, bu yandaşım bu gözdeşim” deyip dereleri imara açmamalıdır.

Yıllardır yapılan budur. Küresel iklim değişikliği değildir. Küresel iklim değişikliği de açgözlü insanların daha çok kazanma hırsı ile doğanın dengesini bozmasından kaynaklanmaktadır.

Acısını, hangi partiden olursa olsun gariban halk çekmektedir. ( O garibanlar da bir gün festivallerde hoplayıp zıplamaktan başını kaldırırsa gerçekleri görecektir. Zaten ‘gerçekleri görmesin’ diye on günde bir festival düzenlenmektedir)

Sanırım TBMM 1 Ekim’de açılıyor. AKP Uşak milletvekilleri yaklaşık 3 aydır düğün mevlit gezmekten helak oldular. 1 Ekim’den itibaren yorgunluklarını unutsunlar da Uşak’ın alt yapısını yenilemek için kaynak bulmaya çalışsınlar.

Uşak Belediyesi ve iktidar milletvekillerinin şu an içerisinde bulunduğu durum, bana şu fıkradaki Temel’in halini hatırlatıyor

“Temel elindeki çöp poşetini denize atmış… Bunu gören bir grup genç gelmiş yanına… “Koca adamsın, utanmıyor musun doğanın dengesini bozmaya” diyerek, Temeli bir güzel haşlamışlar! Temel’in yüzü gözü kan içinde…

Çevreden yetişenler sormuş Temel’e “Ne oldu, neden dayak yedin” diye… “Vallahi ben de anlamadım” demiş… “Doğan’ın yengesini bozdum diye dövdüler…” “Oysa ben ne Doğanı tanırım,  ne de Doğan’ın yengesini…”