Uşak Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Sayın Mehmet Çakın, işyerimin bulunduğu Muhsin Yazıcıoğlu caddesi (Çivrilyolu) üzerinde esnaf ziyareti yaparken sağ olsun kalabalık bir gurupla  işyerime de uğradı.

Ayaküstü sohbet ettik. Yazılarımım takip ettiğini, kendisine haksızlık ettiğimi, Uşak’ın deprem riski karşısında önlem alınmadığı konusundaki ifadelerime katılmadığını belirtti.

Sayın Çakın’ın yazılarımı dikkatle okuması ve takip etmesi ne yalan söyleyeyim beni gururlandırdı ve onurlandırdı. Sağ olsun var olsun.

Haksızlık ettiğimi söylediği konulardan birisi olan ve “Uşak’ta binaların yapı güvenliğinin envanterinin çıkarılması projesi” ile ilgili çalışmaların akim kaldığı yönündeydi.

Sayın Çakın, bu konuda çalışmaların sürdüğünü, konuyla ilgili STK temsilcilerinin de aralarında olduğu bir teknik heyetin incelmelerde bulunmak üzere Sakarya ve Kocaeli’ne gittiğini söyledi.

Geçen yıl yaşadığımız o korkunç 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. Bu acı olaydan sonra ülkemizin birçok kentinde olduğu gibi ilimizde de binaların yapı güvenliğinin envanterinin çıkarılması projesi uygulanmaya başlandı.

O dönemde bu işe en erken soyunan illerin başında Uşak geldi. Ancak yaptığım araştırmaya göre birçok il yapıların güvenliğini inceledi ve yapı stoklarının envanterini tamamlandı.

Uşak’ta durum nedir? Bilemiyoruz. Bütçe ayrıldı mı? Görevliler belirlendi mi? Şu ana kadar kaç bina incelendi? Proje ne zaman tamamlanacak? Bu sorular cevap bulamadığı sürece proje akim kalmıştır görüşündeyim.

Gelelim, gelecekte Uşak’ı bekleyen ikinci büyük felaket konusuna; yani kuraklık konusuna.

Şehirlerde konfor arttıkça su tüketimi de artıyor. Yağış yok, yıllardır iklimler kuraklık geçiyor. Uşak’ın mevcut kaynakları artan su tüketimine cevap vermekten her geçen gün uzaklaşıyor.

Sayın Başkan kendisinin Baltalı göletinden ve Murat Dağı’ının yüksek kesimlerinden akan Kütahya il sınırları içerisinde kalan Baybulan deresinden Küçükler barajına su transferi için çalışmalar yaptığını bunlardan bahsetmeyerek haksızlık yaptığımı da oldukça hoş ve nazik bir üslupla yüzüme karşı söyledi. Bu tavrını da çok beğendim.

Yaklaşık 1 milyon metreküp su bulunan Baltalı göletinden köylülere de yarısı bırakılacağı için 500 bin metre küp suyu 9 milyon metreküplük Küçükler Barajına transfer etmek geçici bir çözüm gibi görünüyor. Baybulan Deresinden su transferi süreklilik açısından daha gerçekçi bir proje gibi.

Uşak’ın susuz kalmaması konusunda projelerin yeterliliği tartışılabilir olsa da Sayın Çakın’ın ciddi bir çabası olduğunu söyleyebilirim. Birde şu konuda hiç haksızlık etmek istemem.

Uşak ve Ege’nin su kaynağı olan ve buradan doğan sulardan yaklaşık 15 milyon insanın faydalandığı Murat Dağı’nda altın madeni çıkarılmasına karşı oluşturduğumuz “Murat Dağı Yok olmasın Platformu” olarak en büyük desteği Sayın Mehmet Çakın’dan gördük. Şimdi yiğidi öldür hakkını ver.

CHP Uşak Belediye Başkan Adayı ve o dönemlerde CHP Uşak Milletvekili olan Sayın Özkan Yalım da gerek sahada bizimle omuz omuza gerekse TBMM kürsülerinde konuyu defalarca dile getirerek büyük destek sağlamıştı. O dönemde diğer adayların adını bile duymamıştık.

Şimdi, Türkçede güzel bir deyim vardır: “Yiğidi öldür ama hakkını ver” diye. Sayın Çakın’ı birçok konuda eleştirebilirim. Ama Murat Dağı ve su kaynaklarının korunması konusunda takdire şayan bir tavır sergilediğini belirtmeden geçemeyeceğim.

Amacım; birilerini eleştirmek değildir. Gelecekte Uşak’ı bekleyen tehlikeler olduğu gün gibi aşikârdır. Bu iki felaketi gündemde tutarak kamuoyunun dikkatini bu yöne çekmek ve belediyesi, valiliği, il özel  idaresi, sivil toplum kuruluşları siyasi partiler Uşak olarak el birliği ile hareket ederek şimdiden önlemlerin alınmasını sağlamaya çalışmaktır.

Sonra 17 Ağustos ve 6 Şubat depremleri sonrası gibi geç kalmış figanın kimseye faydası olmayacaktır.

“YAŞINIZ GENÇ ÖĞRENİRSENİZ”

Ulusal haberlerden özendim, bir seçim haberi yapayım istedim. Ulusal basında AA’nın şöyle bir haberi çıktı:

“AK Parti'nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Recep Özel, 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde, en uzun oy pusulasının 97 santimetre, en kısa pusulanın ise 4,5 santimetre uzunluğunda olacağını söyledi.”

Bende bu haberi okuyunca Uşak’taki oy pusulasının boyunu merak ettim. Bu konuda en doğru bilgiyi kimden alırım? Tabi ki Merkez İlçe Seçim Kurulu’ndan.

Saat 11.49’da Uşak Merkez İlçe Seçim Kurulu’na ait 0 276 227 39 60 nolu telefonunu aradım. Çıkan Hanımefendi’ye kedimi tanıttım ve Uşak’ta 31 Mart yerel seçimlerinde kullanılacak oy pusulalarının kaç cm olduğunu öğrenmek istediğimi belirttim.

O da birisine dönerek; “Bir gazeteci oy pusulasının uzunluğunu soruyor” dedi.

Yine efendilik bende kalsın da “O Beyefendi” diyeyim her kimse..

İşte o Beyefendi; “Aynen böyle söyle bilmiyoruz de” diyor. Bende duyuyorum.

Hanımefendi de bana dönerek “Bilmiyoruz” deyince ben de

“Yaşınız daha küçük öğrenirsiniz” deyip kapattım.

Aslında bu kabalığa karşı benim; “Bilmiyorsanız orada ne işiniz var?” demeliydim.

Deseler ki; “Bilgi veremiyoruz” anlarım..

Korkak, bilgisiz ve kaba insanlarla Uşak’ta bu seçimler nasıl sağlıklı olur? Allah sonumuzu hayırlara vesile kılsın.