17 Şubat 1923'te toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda yerli şeker üretimi için pancar ziraatının teşvik edilmesi planlanmıştır. Bu dönemde, Nuri Şeker önderliğinde 19 Nisan 1923'te Uşak'ta "Terakki-yi Ziraat Anonim Şirketi" kurulmuş ve fabrika kurmak için gerekli resmi müracaatlar yapılmıştır. Uşak’ta Şeker Fabrikası kurulabilmesi gönderilecek resmi yetkililerin vereceği uzman raporuna bağlıydı.
İzmir Ziraat Müdürü Yaşar Bey Ziraat Vekâleti(Tarım Bakanlığı)tarafından şeker fabrikası kurulması planlanan bölgeler üzerine teknik raporlar hazırlamakla görevlendirilmiştir. Bu raporun hazırlanması amacıyla Uşak Ziraat Eğitmeni Hilmi Bey ve İzmir Bölgesi Ziraat Baş Müdürü Yaşar Bey, 1923 yılının sonbaharında Uşak’a gelmiştir. Uşak Terakki-yi Ziraat Anonim Şirketi Müdürü Uşak Eşrafından Mollaömerzade Nuri(Şeker)Bey bu ziyareti hatıralarında şöyle anlatmaktadır;
Şeker fabrikası kurmağa karar verdiğim günlerde idi. Uşak. Ziraat Muallimi Hilmi beyle birlikte İzmir Mıntıkası Ziraat Müdürü Yaşar Bey, gece yarısından sonra bize gelmişlerdi. O zamanlar İzmir'den tren Uşak’a sabaha karşı gelirdi. Böyle geç vakit kapı çalındığı için merakla açmıştım, müdür beyi karşımda görünce çok sevindim;
-“Oo hoş seldiniz, buyurun… “diyerek içeriye aldım.
Yaşar bey, merdivenlerden çıkarken müstehziyane bir sesle:
-“Sen mi Türkiye’de bir şeker fabrikası kuracaksın?” diye sordu.
Sonra, birdenbire fikrini değiştirdi. Büyük bir ciddiyet takınarak:
-Burnuma âdeta şimdiden şeker kokusu gelmeğe başladı. İnşallah fabrika kurmağa muvaffak olursun.” dedi.
Ertesi gün hep beraber Uşak’ın Mahsenaltı mevkiindeki tarlalara gittik. Yaşar bey yolda, iyi pancar yetiştirecek arazinin alüvyonlu toprak olması lazım geldiğini söylemişti. Mezkûr mahalle gelince eline bir kürek alarak muhtelif yerlerden çıkardığı toprağı tetkik etti, avucuna alıp bastırdı. Aynı şekilde bu mıntıkada bulunan diğer yerleri de gözden geçirdi. Neticede kanaat bildirdi ve dedi ki:
-“Bu toprak, pancarı en iyi ve en mükemmel yetiştirecek bir kabiliyete sahiptir.”
Şehre döndüğümüz zaman İzmir Ziraat Müdürü Yaşar Bey, yanımda tanzim ettiği raporu Ziraat Vekâletine gönderdi. Böylece şeker fabrikası kurmak istediğim mıntıkanın da bu iş için gayet müsait bir zemin teşkil ettiği resmen anlaşılmış bulunuyordu. Böylece bende şeker fabrikası kurma fikri âdeta bir idefiks halini almıştı. Artık beni bu fikrimden kimsenin vazgeçirmesine imkân yoktu.
Bu sebeple, bir gün aile efradımı topladım. Onlara kati bir lisanla şunları söyledim;
-Siz de bilirsiniz ki, ben başladığım bir işten asla dönmem. Eğer ben ölseydim siz ne yapacak, ne ile geçinecektiniz? Yine eskisi gibi tarlaları ekip biçecek, onun geliri ile geçiminizi temin edecek değil miydiniz? İşte bundan sonra ayni, şekilde hareket edecektiniz! Artık beni ölmüş bilin. Bugünden itibaren şeker fabrikasını kuruncaya kadar benim size hiçbir faydam dokunmayacaktır.
Aile efradım, benim bu kati kararım karşısında naçar muvafakat cevabı vermek mecburiyetinde kalmıştı.
Hâkimiyeti Milliye Gazetesi 24 Kasım 1923 tarihli nüshasında Uşak Kazasında Şeker Fabrikası kurmak amacıyla kurulan Uşak Terakki Ziraat T.A.Ş.’nden şöyle bahsetmektedir ;
“Uşakta üç yüz bin lira sermaye ile bir şeker fabrikası tesisi maksadıyla bir şirket teşekkül etmiştir; şirketin beher hissesi iki lira olup iki yüz bin lirası tahsil edilmiştir.”
İzmir Bölgesi Ziraat Baş Müdürü Yaşar Bey’in hazırladığı raporun 1923 yılı sonbaharında olduğu belirtilse de tam tarih bilgimiz dâhilinde değildir. Lakin rapor sonrası onay gelmiş ve Uşak Terakkiyi Ziraat Anonim Şirketi hisse satışına başlamıştır. Ve bu hadise Hâkimiyeti Milliye Gazetesi 24 Kasım 1923 tarihli nüshasında zikredilmektedir.
Uşak’ta Şeker Fabrikası kurulabilmesi için hayati bir kerte aşılmıştır.
(ÖMER AŞÇI)




