Uşak’ta yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla dikkat çeken 67 yaşındaki Fikret Kırca, 49 yıldır inşaat sektöründe, son 24 yıldır ise tarihi yapı restorasyonunda görev alıyor. Uşak’ta bu işi yapan tek usta olduğunu söyleyen Kırca, mesleğin zorluklarına ve geleceğine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Tarihi yapı restorasyonunun sıradan bir inşaat işi olmadığını vurgulayan Kırca, yapılan her uygulamanın özgün mimariye uygun olması gerektiğini belirtti. Çalışmaların Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü denetiminde yürütüldüğünü ifade eden usta, en küçük detayın bile kontrol edildiğini söyledi.
Kırca, geçmişte kullanılan yapı tekniklerine de dikkat çekerek, “Eski binalar bugünkülerden daha sağlam. Çünkü horasan harcı kullanılmış. Kireç, kum ve yumurta beyazıyla hazırlanan bu harç, yapıya dayanıklılık kazandırıyor” dedi. Geleneksel yöntemlerin günümüzde yeterince bilinmediğini ifade eden Kırca, taşın yapısının bile bölgeden bölgeye değiştiğini ve buna göre işlem yapılması gerektiğini dile getirdi.
Mesleğin en büyük sorunlarından birinin eleman yetişmemesi olduğunu söyleyen Kırca, çırak bulmakta zorlandıklarını belirtti. “Bu iş kitapla öğrenilmez, uygulama gerekir. Ama ne yazık ki ne çırak var ne de bu işi öğretecek sistem” diyen Kırca, kendisinin de resmi olarak öğretici belge veremediğini ifade etti.
Restorasyon sürecinin yavaş ilerlemesinin doğal olduğunu söyleyen Kırca, bazı bina sahiplerinin bu durumu anlamakta zorlandığını belirtti. “Bu iş hız işi değil. Bu sanat. Aslına uygun yapmak zorundasın, yoksa yapılan işin hiçbir değeri kalmaz” diye konuştu.
Ağır işçilik gerektiren restorasyon çalışmalarında çoğu işlemin insan gücüyle yapıldığını anlatan Kırca, yüzlerce kiloluk taşların elle yerleştirildiğini belirtti. “Makine her yerde kullanılmaz. Bu işin ruhu el işçiliğinde” ifadelerini kullandı.
Uşak’ta Fransız ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan çok sayıda yapı bulunduğunu hatırlatan Kırca, bu eserlerin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Daha önce Uşak Konağı ve Beylerbeyi gibi önemli yapıların restorasyonunda görev aldığını söyleyen usta, Uşak’taki birçok tarihi yapıda emeğinin bulunduğunu ifade etti.
Yanlış müdahalelerin tarihi dokuyu yok ettiğine dikkat çeken Kırca, işi ehil olmayan kişilere verenlerin sonradan pişman olduğunu belirtti. “Maliyet düşünülüp iş bilmeyene veriliyor, sonra geri dönüp düzeltmem isteniyor” diyen Kırca, bu tür hataların geri dönüşünün zor olduğunu söyledi.
Mesleğini severek yaptığını dile getiren Fikret Kırca, “Bu iş benim hayatım. 49 yıldır başka bir iş yapmadım. Sima olarak bilinmem ama yaptığım işi gören tanır” diyerek sözlerini tamamladı.





