Uşak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne ikinci kez başvuran; SOYAP Madencilik San. ve Tic. A.Ş., Banaz ilçesine bağlı Bahadır köyünde bulunan ve dünyanın en yaşlı karaçamı kabul edilen anıt ağaç ve Tepedelen suyunun çıktığı bölgede, en zararlı kabul edilen 4. Sınıf ağır metal madeni çıkarabilmek için başvuruda bulundu.
2024 yılında yapmış olduğu başvurusu için ÇED raporu istenen SOYAP Madencilik San. ve Tic. A.Ş’nin bakır, gümüş ve demir gibi bir çok ağır metal çıkarmak istediği bölgede aynı zamanda 2014 yılından bu yana Uşak’ın en büyük su kaynağı olacağı söylenen Gökkaya Barajı inşa edilmek isteniyor.
Karadeniz’i aratmayan doğal güzelliği ve Uşak’ın su sorununun çözeceği belirtilen Gökkaya Barajının bulunduğu bölgede maden ocağı açılmak istenmesini değerlendiren TEMA Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin şunları söyledi:
“Maden çıkarıldığı takdirde Gökkaya Barajının suları kirlenecektir”
Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Bahadır Köyü mevkiinde çevreyi yakından ilgilendiren önemli bir süreç gündemde. Bölgede faaliyet göstermek isteyen Soyap Madencilik A.Ş. tarafından, 201200919 ruhsat numaralı sahada IV. Grup kurşun, çinko, bakır, gümüş ve altın içeren kompleks yeraltı maden ocağı ile kırma–eleme ve cevher zenginleştirme tesisi için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) başvuru dosyası sunuldu.
Başvuru dosyasında proje alanı Uşak ili, Banaz ilçesi, Bahadır Köyü mevkii olarak belirtiliyor. Planlanan faaliyet yalnızca yeraltından maden çıkarılmasını değil; çıkarılan cevherin kırılması, elenmesi ve zenginleştirilmesini de kapsıyor. Bu tür entegre tesisler, yoğun su kullanımı, atık oluşumu ve kimyasal prosesler nedeniyle bulundukları havza üzerinde uzun vadeli çevresel baskı oluşturma potansiyeline sahip.
Başvuru dosyasının Ocak 2026 tarihli olması, sürecin güncel ve değerlendirme aşamasında olduğunu gösteriyor.
Bu tabloyu daha da hassas hale getiren unsur ise aynı bölgeyle ilgili bir başka kamusal gelişme. Gökkaya Barajı’nın 2026 Yılı Yatırım Programı’na alındığı açıklanmış durumda. Yani bölgenin su potansiyelini korumaya ve geleceğe taşımaya yönelik bir kamu yatırımı planlanırken, su kaynaklarına yakın bir alanda ağır madencilik ve cevher zenginleştirme tesisi kurulmasının gündeme gelmesi ciddi bir çelişki yaratıyor.
Halk sağlığı ve çevresel bütünlük açısından çok tehlikeli
Madencilik faaliyetlerinde ortaya çıkabilecek atık depolama alanları, ağır metal içerikli sızıntılar ve proses suları; yeraltı ve yerüstü su kaynakları için kalıcı riskler doğurabilir. Banaz havzası ise yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de içme suyu, tarım ve ekosistem dengesi açısından yaşamsal öneme sahip bir coğrafya.
Bu nedenle sürecin yalnızca ekonomik değil; su güvenliği, halk sağlığı, tarımsal üretim ve doğal yaşam bütünlüğü açısından da ele alınması gerekiyor. Bölge halkının ve ilgili kurumların görüşleri dikkate alınmadan, su havzaları üzerindeki kümülatif etkiler bilimsel olarak ortaya konmadan verilecek her karar telafisi güç sonuçlar doğuracaktır.
Murat Dağı su kaynağımız, yaşam kaynağımız mutlaka korumalıyız ve bu nedenle söz konusu maden projesine ait ÇED başvurusu kesinlikle reddedilmelidir. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tüm Uşaklı hemşehrilerimize saygıyla duyurulur
Tepedelen Çamı - Uşak
Uşak İli Banaz İlçesi Bahadır Köyü Tepedelen Mevkii'nde bulunan Tepedelen Çamı'nın; boyu 11, çapı 3.05, çevresi 9.60 ve rakımı 1870 metre; yaşı 500-1000 yıl arası, kapladığı alan 380 metrekaredir. Yedi kişinin kollarıyla ancak gövdesini sarabildiği “Çam Ağacı” Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Anıt Ağaç” tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Gerçekten görülmeye değer nadide tabiat değerlerinden birisidir.
https://www.yesilsivasligazetesi.com/usak-ve-banaz-murat-dagina-sahip-cik





