Uşak’ta yıllardır ayakkabı tamiri yaparak geçimini sağlayan Mustafa Akbay’ın hayat hikayesi, emek, mücadele ve yarım kalan bir hayalin hikayesi oldu.
Şekerevleri Yolu üzerinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi’nde Akbay Kundura’nın sahibi olan Mustafa Akbay, 1998 yılından bu yana ayakkabı tamirciliği yapıyor. Çocuk yaşlarda başladığı meslekte yıllar içinde ustalaşan Akbay, bugün ise hem mesleğinin geldiği noktayı hem de hayat boyunca karşılaştığı zorlukları anlattı.
Akbay’ın en büyük hayali ise yıllar önce içinde kalan bir meslekti. Çocukken traktörlere ve mekanik işlere ilgisi olduğunu söyleyen Akbay, hayat şartları nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremediğini belirtti.
“Traktör tamircisi olmak isterdim ama boydan dolayı yapamadım” diyen Akbay, çocukluk hayalinin kendisi için ayrı bir yerde olduğunu ifade etti.
Çocukluk Yıllarından Meslek Sahipliğine Uzanan Yol
Ayakkabı tamirciliğine nasıl başladığını anlatan Mustafa Akbay, mesleğe ailesinin yönlendirmesiyle adım attığını söyledi.
“Sivaslı Samatlar’danım. Köyde akrabam ayakkabı tamircisiydi. Annem mesleği öğreneyim diye beni onun yanına gönderdi. Ustamdan öğrendim. Yaklaşık 2,5 sene çıraklık ve kalfalık yaptım.”
Genç yaşta büyük sorumluluk aldığını belirten Akbay, ustasının askere gitmesiyle dükkan yönetmeye başladığını anlattı.
“Ustam askere gidince 18 ay onun dükkanına baktım. Daha sonra kendi iş yerimi açtım. O günden beri bu mesleğin içindeyim.”
“Ailemde Tek Ben Farklıydım”
Hayatındaki zorluklardan bahseden Akbay, ailesinde kendisi dışında herkesin uzun boylu olduğunu söyledi.
“Ailede tek ben cüceyim. 5 kardeşiz, 2 erkek 3 kız. Büyüklerim hep uzun boyluydu. Babam, dedem herkes uzundu. Küçükken ameliyat konusu olmuş ama dedem izin vermemiş.”
Fiziksel şartların hayatının bazı dönemlerinde kendisini zorladığını anlatan Akbay, buna rağmen çalışma azmini kaybetmediğini söyledi.
“Normal bir insanın kaldırabileceği bazı şeyleri biz kaldıramıyoruz. Bazı işler bizim için daha zor olabiliyor. Ama çalışmayı seviyorum.”
“Evler Bize Göre Yapılmıyor”
Aile hayatında da benzer zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden Akbay, eşi ve kızının da günlük yaşamda bazı engeller yaşadığını anlattı.
“Eşim kemik erimesinden dolayı kısa. Büyük kızımda da cücelik var. Evler genelde standart insanlara göre yapılıyor. Bize göre olmuyor. Kiracı olduğumuz için değiştirme şansımız da olmuyor.”
Eşinin ev işlerinde çözüm üretmek zorunda kaldığını belirten Akbay, “Eşim iş yaparken basamaklı merdiven kullanıyor” dedi.
“Çalışmayı Seviyorum, Alın Terinin Değeri Başka”
28 yıldır aynı mesleği sürdüren Akbay, işine olan bağlılığını da dile getirdi.
“Çalışmayı seviyorum. Alın teri önemli. İnsan kendi emeğiyle kazandığında farklı oluyor.”
Ancak ayakkabı tamirciliğinin eski günlerini aradığını söyleyen Akbay, mesleğin geleceği konusunda endişeli olduğunu belirtti.
“İşler iyi ama eskisine göre düşme var. İnsanların alışkanlıkları değişti. Ayakkabı da sattım ama uzun süreli olmadı. Bu mesleğin geleceği eskisi gibi değil.”
“Oğlum Olsaydı Bu İşi Yaptırmazdım”
İki kız babası olan Mustafa Akbay, çocuklarının geleceği için farklı düşündüğünü söyledi.
“Oğlum olsaydı bu işi yaptırmazdım. Geleceği olmadığını düşünüyorum.”
Yıllardır ekmek kazandığı dükkanını bırakmanın kolay olmayacağını belirten Akbay, ilerleyen dönemlerde köy hayatına dönmeyi düşündüğünü ifade etti.
“Az bir süre daha çalışıp kapatmayı düşünüyorum. Köy hayatına yönelmeyi planlıyorum. Hayvancılığa yönelebilirim.”
Mustafa Akbay’ın hikayesi, bir mesleğe adanmış 28 yılın yanı sıra, hayat şartları nedeniyle gerçekleşmeyen hayallerin ve tüm zorluklara rağmen sürdürülen mücadelenin hikâyesi olarak dikkat çekiyor.





