Alp Arslan Dur tarafından paylaşılan tarihi bilgiler, Uşak’ın unutulmaya yüz tutmuş halk kültürünü yeniden gündeme taşıdı. Uşak’ın geçmişinde haftanın günlerinin resmi isimlerden çok pazarların adıyla anıldığı ortaya çıktı.
Özellikle 20’nci yüzyılın ortalarına kadar Uşak merkez ve çevre köylerinde günlerin, kurulan pazarlara göre isimlendirildiği belirtildi. Bu kültürel yapı yalnızca günlük konuşma dili değil; aynı zamanda şehrin ekonomik düzeni, ticaret ağı ve sosyal yaşamının da önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
1969-1970 yıllarında Gürbüz Erginer tarafından hazırlanan “Uşak Takvimi” adlı etnoloji araştırması, bu geleneksel zaman anlayışını ayrıntılarıyla kayıt altına aldı. Çalışmada, Uşak halkının haftanın günlerini farklı isimlerle kullandığı görülüyor.
Araştırmaya göre pazar günü bazı bölgelerde “Girey”, pazartesi günü ise “Gulabazarı” olarak biliniyordu. Bu kullanımın temelinde, Manisa’nın Kula ilçesiyle kurulan ticari bağların bulunduğu ifade ediliyor. Bölgedeki büyük pazarın zamanla halk ağzında “Kula Bazarı”ndan “Gulabazarı”na dönüştüğü aktarılıyor.
Salı gününün merkez Uşak’ta “Dernekgardeşi” olarak anılması ise halıcılık kültürüyle ilişkilendiriliyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar Anadolu’nun önemli halıcılık merkezlerinden biri olan Uşak’ta dokumacılar, ihtiyaç duydukları ipleri salı günü kurulan pazardan temin ediyordu.
Çarşamba günü halk arasında yalnızca “Dernek” olarak anılırken, perşembe günü için kullanılan “Eskibazar” ifadesi de şehirdeki eski ticaret alanlarının halk belleğinde bıraktığı izleri yansıtıyor.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer detay ise cuma gününün taşıdığı manevi anlam oldu. Köylerde cuma gününün “Müminler bayramı” olarak görüldüğü ve bu nedenle ağır işlerden kaçınıldığı belirtiliyor.
Uşak’ın eski pazar kültüründe Tuz Pazarı, Halı Pazarı, İp Pazarı, Testi Pazarı, Sebze Pazarı ve Peynir-Yağ Pazarı gibi birçok ticaret alanının bulunduğu ifade ediliyor. Bu alanların yalnızca alışveriş noktası değil, aynı zamanda sosyal hayatın merkezleri olduğu aktarılıyor.
Özellikle İp Pazarı’nın Ulu Cami çevresinde sabah namazından sonra kurulması, dönemin üretim ekonomisini gözler önüne seriyor. Peynir ve Yağ Pazarı’nda ise köylülerin yoğurtlarını çömleklerle getirip güvene dayalı şekilde satış yaptığı anlatılıyor.
Şehir hafızasında en güçlü yere sahip olan günün ise çarşamba olduğu belirtiliyor. Uşak’ın meşhur çarşamba pazarıyla ilgili halk arasında yıllarca anlatılan şu söz, dönemin kültürel hafızasını yansıtıyor: “Haftada gelir bir pazar, onu da kar ile yağmur bozar.”
Bugün eski pazar isimlerinin büyük bölümü günlük yaşamda kullanılmasa da, Uşak’ın kültürel geçmişine ışık tutan bu halk takvimi, şehrin sosyal hafızasında yaşamaya devam ediyor.





