Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitaplarında "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesinin kullanılacağını açıklamasının ardından başlayan tartışmalar sürerken, TEMA Uşak İl Sorumlusu Prof. Dr. Barış Metin dikkat çeken tarihi belgeleri kamuoyuyla paylaştı.
Prof. Dr. Metin, Cumhuriyet'in kuruluş dönemine ait resmi yazışmaların, Anadolu'da verilen bağımsızlık mücadelesinin hangi isimle anılması gerektiğinin yaklaşık 100 yıl önce devletin en üst makamlarınca değerlendirildiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Paylaşılan belgelere göre, 30 Aralık 1925 tarihinde Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti (Genelkurmay Başkanlığı) tarafından Başvekalet'e gönderilen yazıda, Anadolu'daki mücadele için "Türkiye Kurtuluş Harbi", "Türkiye İstiklal Mücadelesi" ve "Türkiye İstiklal Muharebeleri" gibi farklı isim önerileri sunuldu. Yazıda, söz konusu tarihi sürece resmi ve kalıcı bir ad verilmesinin uygun olacağı ifade edilerek, nihai kararın alınması talep edildi.
Yaklaşık iki hafta sonra, 12 Ocak 1926 tarihinde Başvekalet Kalem-i Mahsus Müdürlüğü tarafından verilen cevapta ise tercih net şekilde ortaya konuldu. Resmi yazıda, Anadolu İstiklal Mücadelelerine "İstiklal Harbi" adının verilmesinin uygun görüldüğü bildirildi.
Prof. Dr. Barış Metin, söz konusu yazışmaların yalnızca bir isim tartışması olmadığını, aynı zamanda Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının tarihi olayları nasıl tanımladığını gösteren önemli devlet belgeleri olduğunu ifade etti.
Günümüzde kullanılan kavramlar üzerine yürütülen tartışmalarda tarihi belgelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Metin, şu değerlendirmede bulundu:
"Milli Eğitim Bakanı'nın ders kitaplarında 'Kurtuluş Savaşı' yerine 'Milli Mücadele' kavramının kullanılacağını açıklaması kamuoyunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Oysa Cumhuriyet'in ilk yıllarına ait resmi belgeler, bu konunun yaklaşık bir asır önce değerlendirildiğini ve bir karara bağlandığını gösteriyor. Dönemin en yetkili kurumları, mücadeleyi 'İstiklal Harbi' olarak adlandırılmasını uygun bulmuştur. Bugünkü kavram tartışmalarında, dönemin birinci el resmi belgelerini dikkate almak sağlıklı bir tarih değerlendirmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Tarih yapanlar, tarihi tanımlamıştır."




